banner27

Şeyh'in ülkesinde 'demokrasi konferansı'

Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Hamed bin Casim bin Cebr El-Sani'nin konferansın açılış konuşmasını yaptığı ve Katar'ın düşünce, ahlak ve uygulama olarak demokrasiye bütünüyle iman ettiğini söylediği de belirtiliyor.

Şeyh'in ülkesinde 'demokrasi konferansı'

İşgalcinin zaferle övünme dönemi bitti

 

Suudi Arabistan Er-Riyad gazetesinin bugünkü başmakalesinde, Irak'ın diktatör Saddam yönetimini devirmek için işgal edilmediği, petrol zenginliği bakımından dünyanın ikinci veya üçüncü ülkesi olan Irak'ın kantonlara bölünerek Amerikan siyaseti doğrultusunda yönetilmek istendiği anlatılıyor.

 

Makalede, Bush'un sonunda gerçekleri itiraf etmesinin bir şeyi değiştirmediği, Irak'ın orta kesiminin El-Kaide'nin elinde olduğu ve güneyinin de Arap-Fars çatışmasına şahit olduğu yazıyor.

 

Afganistan'ın işgal sonrası Sovyetler Birliği'ne yük olduğu gibi bugünde Amerika'ya yük olduğunun ifade edildiği makalenin son parağrafında, işgalin mevcut haliyle zaferle övünme konumundan hesapları gözden geçirme konumuna çıktığı belirtiliyor ve makale şu soruyla noktalanıyor:

 

"Amerika, kendisini bu tehlikeli bataklıklara sürükleyen yanlış tasavvurların ve beklentilerin kurbanı olacak mı?"

 

 

'Kendi kendimizi koruruz'

 

Suudi Arabistan'da yayımlanan El-Vatan gazetsinin bugünkü sayısında, İçişleri Bakanlığı sözcüsü Mansur bin Süleyman Et-Türki'nin, Körfez'deki Suudi Arabistan karasularında hiçbir yabancı gücün olmadığına yönelik açıklamasına yer veriliyor.

 

El-Vatan'ın konuyla ilgili haberine göre, Et-Türki, saldırı tehdidi altında olduğu öne sürülen Ra's Et-Tennura başta olmak üzere Suudi Arabista'nın Körfez'deki bütün petrol tesislerinin yalnızca Suudi Arabistan güvenlik güçleri tarafından korunduğunu vurguluyor.

 

 

Mübarek: Yol haritası tarih oldu

 

Mısır El-Ehram gazetesinin bugünkü sayısında, Mısır Cumhurbaşkanı Başkanı Hüsnü Mübarek'in İsrail'le barış görüşmelerinin yeniden başlayabilmesi için net bir siyasi ufka ihtiyaç olduğunu ve "yol haritası"nın belirtilen süreler aşıldğı için geçmişte kaldığını ifade ettiği yazıyor.

 

Haberde, Mübarek'in iktidardaki Ulusal Parti ve hükümet üyeleriyle parlamentoya sunulacak anayasa değişikliği teklifiyle ilgili görüş alışverişinde bulunduğu bildiriliyor ve Mübarek'in bölgesel konulardaki düşüncesine yer veriliyor.

 

Haberde ayrıca, Mısır'ın Filistin'de yaşanabilecek iç çatışmanın bütün Filistinli gruplar için "kırmızı çizgi" olması gerektiği düşüncesi vurgulanıyor.

 

Mısır El-Cumhuriye gazetesi ise, bugünkü sayısında Hüsnü Mübarek'in Avrupa Birliği Dış İlişkiler Sorumlusu Solana ile görüşmesine geniş yer vermiş ve Solana'nın, "Mübarek, Fislistin saffının birleşmesi için büyük çaba harcıyor" sözünü ilgili haberin başlığına taşımış.

 

 

Halilzad'dan şikayetçi

 

Birleşik Arap Emirlikleri'nde yayımlanan El-Halic gazetesinin bugünkü sayısında, Irak Başbakanı Nuri El-Maliki'nin Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush'a Bağdat büyükelçisi Zalmay Halilzad'ı şikayet ettiği yazıyor.

 

Haberde, El-Maliki'nin videokonferans aracılığıyla yapılan görüşmede Bush'a, Halilzad'ın kendisine kötü davrandığından, tepeden baktığından ve büyüklük tasladığından şikayetçi olduğu belirtiliyor.

 

El-Halic'in haberine göre, El-Maliki Bush'a şöyle demiş:

 

"Büyükelçi Halilzad, (Bağdat'ın işgalinden sonra Irak'ı yöneten Amerikalı) Bremer değil! Dilediğini yapamaz. Bremer gibi değil, bilakis bir büyükelçi gibi davranmalı!"

 

 

Şeyh'in ülkesinde 'demokrasi konferansı'

 

Katar El-Vatan gazetesi bugün yayımlanan sayısında, Katar'ın başkenti Doha'da düzenlenen ve 142 ülkenin katıldığı "demokrasi konferansı"na geniş yer ayırmış.

 

"Katar, barış ve demokrasi inşasının yol haritasını çiziyor" başlığıyla verilen haberde, "Uluslararası Yeni veya Yenilenen Demokrasiler Konferansı" dönem başkanlığının Moğolistan'dan Katar'a geçtiği bildiriliyor.

 

Haberde, Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Hamed bin Casim bin Cebr El-Sani'nin konferansın açılış konuşmasını yaptığı ve Katar'ın düşünce, ahlak ve uygulama olarak demokrasiye bütünüyle iman ettiğini söylediği de belirtiliyor.

 

 

Time: El-Cezire Amerikan Yönetimi'ne karşı en büyük zaferi kazandı

 

Katar Eş-Şark gazetesinin haberine göre, Time dergisi, 10. kuruluş yıldönümünü kutlayan El-Cezire kanalının Bush'un Ortadoğu'da demokrasiyi yayma projesinden daha iyi olduğunu yorumunda bulunmuş.

 

Eş-Şark'ın haberine göre Time dergisi, El-Cezire'nin bir çok anlayışı değiştirdiğini, daha önce gizlenen gerçeklerin El-Cezire kanalının cesareti sayesinde seyirciye ulaştığını, Amerikan Yönetimi'nin El-Hurra kanalıyla El-Cezire'nin etkisini sınırlandırmaya çalıştığını fakat bunda başarısız olduğunu yazmış.

 

 

------------------------------------------

 

İngiliz Basınında Bugün

 

"ABD'de tüm zamanların en kirli seçimi"
I
ndependent gazetesi, bu sabah manşetinde Amerika Birleşik Devletleri'nde gelecek hafta yapılacak Kongre yenileme seçimlerine ilişkin bir habere yer vermiş:

''Amerika, tüm zamanların en kirli seçimini mi yapacak'' sorusunu başlığına taşıyan Independent, Demokratların hem Senato hem de Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu elde etme ihtimalinin yüksek olduğuna dikkat çekiyor.

Gazete, Başkan George Bush'un partisi Cumhuriyetçilerin seçim kampanyalarını rakiplerini kötüleme üzerine kurduklarını aktarıyor ve şöyle devam ediyor:

''Cumhuriyetçi cephede çaresizliğe yakın bir duygu hâkim olmuş durumda. Bazı gözlemciler, cumhuriyetçilerin 1974 yılındaki seçimden daha ağır bir sonuçla karşılaşabilecekleri tahmininde bulunuyor.''

''Eski başkanlardan Richard Nixon'un Watergate skandalı nedeniyle istifası ardından yapılan Temsilciler Meclisi'nde cumhuriyetçilerin 48 sandalyesi demokratlara geçmişti.''

Başyazısında da demokratların durumunu irdeleyen Independent şöyle devam ediyor:

''Beyaz Saray'ın daha önceki iki seçimde kullandığı korkutma taktikleri ikna gücünü yitirmiş olsa da son dakika sürprizleri ihtimali dışlanamaz. Ama Demokratların yapması gereken daha çok iş var.''

''Irak savaşının başında verdikleri destek nedeniyle yıpranmış durumdalar. Ayrıca güvenlik kartının cumhuriyetçilerin elinde olduğunun bilincindeler. Zafere ulaşabileceklerini gösterecek disiplin ve güce sahip olduklarını da göstermiş değiller. Ama yine de kazanırlarsa, bu Bush'un başarısızlığından kaynaklanacak.''

Paralı askerler sorunu

Independent bir başka yazısında ise Irak'taki savaşın özelleştirilmekte olduğu uyarısında bulunuyor.

Londra merkezli “War on Want” adlı yardım kuruluşu tarafından hazırlanan rapora gönderme yapan Independent, Irak'ta görev yapan özel şirketlerin istihdam ettiği güvenlik görevlilerinin sayısının, ülkede bulunan İngiliz askerlerinin sayısının üç katı olduğunu vurguluyor.

Raporda, ''Yasalar dışında hareket eden paralı askerlerin faaliyette bulunmasına izin vererek Amerika ve İngiltere, Irak'ta nasıl barış ve güvenliği tesis etmeyi umut edebilir' sorusuna yer verildiğini aktaran Independent, şöyle devam ediyor:

''Yerinde bir soru. Irak'ta yayılmakta olan anarşi, büyük oranda güvenlik yokluğunda mantar gibi çoğalmakta olan milis güçlerinden kaynaklanmaktadır. Bu milisler ya silahsızlandırılarak ya da ulusal ordu bünyesine katılarak kontrol altına alınmadığı sürece, düzenin kurulması beklenemez.''

''Irak'ın ihtiyacı olan son şey ise, yabancı şirketlerin yönetimindeki ek silahlı güçlerin yayılmasıdır. Bu özel güvenlik birimleri sonuçta paralı askerlerden oluşuyor.''

''Görevleri ise, iyi eğitilirlerse Irak askerlerinin ve ülke işgal altında olduğu sürece de İngiliz ve Amerikan askerlerinin yapmaları gerekeni, yani güvenliği sağlamak. Özel güvenlik güçleri ise, kendilerine para ödeyen şirketlere karşı sorumludur.''

''Güvenlik talebinin bu seviyede olması ise, bu şirketlerin personel sayısının ve kârlarının artması demek.''

Al Gore Brown'un çevre danışmanı

Guardian gazetesinin manşetinden duyurduğu habere göre, İngiltere Maliye Bakanı Gordon Brown, bugün düzenleyeceği basın toplantısında eski Amerikan Başkan Yardımcısı Al Gore'u, çevre konularında danışmanı olarak atadığını açıklayacak.

Al Gore'un görevi ise, sera etkisi yapan gazlarını atmosfere yayılmasındaki hızlanmanın yarattığı riskler konusunda; kuşkucu olan uluslararası kamuoyunu ama özellikle de Amerikalıları ikna etmek olacak.

Brown'un düzenleyeceği basın toplantısının asıl konusunu ise, önde gelen bir iktisatçının küresel ısınmanın dünya ekonomisine vereceği zararlara ilişkin raporunun kamuoyuna açıklanması oluşturuyor.

Guardian'ın haberine göre; Sir Nicholas Stern'in raporu, küresel ısınmaya karşı önlem almakta yetersiz kalınmasının, dünyayı 1930'larda yaşanan küresel ekonomik buhrana benzer bir ekonomik durgunlukla karşı karşıya bırakacağı uyarısında bulunuyor.

Financial Times da, aynı gelişmeyi duyurduğu haberinde İngiltere hükümetinin ''yeşil vergiler'' planladığına ilişkin iddiaların tartışılmakta olduğunu aktarıyor.

Tartışmayı başlatan Çevre Bakanı David Miliband'ın Maliye Bakanı'na gönderdiği bir rapor oldu.

Miliband, bu raporunda tüketicilere ''yeşil vergi'' olarak nitelenen bazı mali yükümlülükler getirilmesini öneriyor.

Financial Times'a göre, bu öneriler arasında uçakla seyahat eden yolculardan alınan vergilerin arttırılması, otomobil sahiplerinden yol vergisi tahsil edilmesi ve Avrupa Birliği uçuşlarında katma değer vergisi uygulanması da bulunuyor.

Küreselleşmenin kazananı kim?

Guardian gazetesi; birinci sayfasında bu hafta İngiltere'ye varması beklenen bir geminin kalktığı ülke ve taşıdığı yüke atıfla, küreselleşmenin dünya ticaretinde yarattığı keskin dönüşümleri irdeliyor.

Dünyanın en büyük yük gemilerinden biri olan Emma Maersk, yaklaşan Noel öncesinde satışa sunulacak olan Çin malı oyuncaklar, elektronik eşyalar, süslemeler ve konfeksiyon ürünlerini İngiltere'ye getiriyor.

İngiltere ile Çin arasındaki ticaret verilerini de aktaran Guardian'ın haberine göre, İngiltere Çin'e geçen yıl yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracat yapmış. Çin'den ithalatı ise, 1980'e göre 30 kat artmış. Geçen yıl Çin'den İngiltere'ye gelen malların değeri, 16 milyar doları buluyor.

Haberde görüşlerine yer verilen Avrupa Parlamentosu'nda Yeşiller Grubu'nun İngiliz üyesi Caroline Lucas, gelişmeyi küreselleşmenin küçük bir örneği olarak değerlendiriyor.

Avrupa Birliği ile Çin arasındaki ticarete ilişkin bir çalışma da yapan Lucas, Avrupa'nın gelecek yıl bir milyona yakın istidam kaybı yaşayabileceği uyarısında da bulunuyor:

''Geçmişte bunları Avrupa üretiyordu. Giderek artan sayıda sektörde mutlak bir avantaja sahip olan bir ülkeyle karşı karşıyayız. Bu çok uluslu sermayenin zaferi, tarihin en büyük emek sömürüsüyle karşı karşıya kalan Çinli işçilerin değil. Çinli işçiler de büyük iş kayıpları yaşıyor.''

''Gelen ürünlerin bedelini ödeyenler çevre de dâhil olmak üzere, pazarlarını kaybeden kalkınmakta olan ülkeler ve kaybedilen milyonlarca iş.''

'Bayrak yakmak yasaklansın'

Times gazetesi ise, İngiltere polisinin gösterilerde bayrak yakılmasının suç haline getirilmesini istediğini duyuruyor.

''Polis yetkilileri, son dönemde bayrak yakma olayları ve bu olayların kamu düzenine yönelik potansiyel etkilerinden kaygılı. Karikatür krizi sırasında Danimarka bayrağı yakılmış, Irak savaşına karşı gösterilerde de Amerikan bayrağı parçalanmıştı.''

''İngiltere'deki üst düzey polis yetkililerinden Tarık Gaffur, İngiltere'nin aşırı göstericilere yönelik tutumu nedeniyle ülke içinde ve dışında yumuşak bir görüntü vermesinden kaygı duyduğunu söylüyor.''

''Polis yetkilisi göstericilerin yüzlerini kapatacak maskeler takmasının da yasaklanmasını istiyor, ancak bu yasağın kadınların taktıkları peçeyi içermediğini de vurguluyor.''

 

Kaynak: BBC ve Dünya Bülteni

 

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner26

banner25