Sezai Karakoç'tan İsrail'e sert kınama

YDP Genel Başkanı Karakoç, İsrail'in kanlı baskınına sert tepki göstererek bu konuyla ilgili batıdan medet umanları eleştirdi.

Sezai Karakoç'tan İsrail'e sert kınama

Dünya Bülteni / Haber Merkezi 

Yüce Diriliş Partisi (YDP) Genel Başkanı Sezai Karakoç, İsrail'in masum insanları katletmesi olayı üzerine yayımladığı kınama bildirisinde önemil mesajlar verdi. Karakoç, saldırının batının yıllardır doğuya açtığı savaşın bir parçası olduğunu belirterek batıdan medet umanlara tepki gösterdi.

Saldırıyı aynı zamanda medeniyetler savaşının da bir parçası olarak gördüğünü belirten Karakoç, savaşta yapılabilecek en önemli şeyin İslam dünyasının uyandırılması olduğunu vurguladı.

İşte Sezai Karakoç'un çok ilginç tespitlerle dolu o bildirisi: "Milletimizin başına sık sık gelen bin bir mûsibetten birini daha yoğun bir şekilde yaşadık. Bu, ne ilk, ve maalesef ne de sondur. İslâm Dünyasında, yönetimleri ve aydınları kuşatan büyük, âdeta sınırsız olan gaflet devam ettiği sürece, başa gelen bu tür belâ ve felâketler azalmaz, artarak çoğalır ve daha tahripkâr olur ve daha çok zarar verir.

TOPYEKÜN SAVAŞIN BİR GECELİK ESTANTANESİ

Gönüllü insanların ve kuruluşların donatıp yönettiği yardım gemilerine yapılan bu saldırı, sadece, sözüm ona bir devletin kendi başına tertipleyip gerçekleştirdiği saldırısı değil, kendi aralarındaki Soğuk Savaş’ı sona erdirdikten sonra, düşman ilân ettikleri İslâm’a, Batı’nın açtığı topyekün savaşıın bir gecelik enstantanesi olma özelliğini taşımaktadır.

Bu, bir zincirin bir halkasıdır. Ve sembolik anlamı itibarı ile önemlidir. Bir taraftan en son modern silâhlarla donanmış bir güç, öbür tarafta, gıda ve ilaç gibi zaruri ihtiyaç maddelerini muhtaç olanlara götüren silâhsız insanlar vardı. Merhamet yüklü bir medeniyete, düşmanlık ve silâh yüklü sözde medeniyet, ölüm kustu.

MEDENİYETLER SAVAŞININ BİR PARÇASI

Bu, görüldü ki, tesadüfi, öncesiz sonrasız bir olay değil, öteden beri devam eden medeniyetler savaşının – ona “Çatışma” demek onu çok küçültmek olur. – bir anı, bir parçası ve ruhların bir aynası, bir gösterge işaretidir.

Bir kere daha kafalara dank etmelidir ki, bir Medeniyetler İttifakı ya da Dinler Arası Diyalog yok, maalesef İslâm’ın doğuşundan bugüne kadar, Batı’nın ve Doğu’nun, kesilmeyen ve çağlar ve yüzyıllar boyu süren, tarihi alt üst eden, şehirleri ve medeniyeti yıkıma uğratan saldırısı vardır.

Bu saldırı, Birinci Dünya Savaşında büyük İslâm Devleti olan Devletimiz Osmanlı Devletini yıkmış, İkinci Dünya Savaşından sonra da, bu kez, tüm İslâm ülkelerinin işgaline yönelmiştir.

Afganistan’da, Irak’ta, Kafkasya’da, hatta Afrika’da ve tüm İslam ülkelerinde, açık ya da gizli, dolaylı ya da dolaysız bu istilâ ve saldırı, bu, İslâm’ı yok etme savaşının iz ve eserleri, tesir ve tahribi göz önündedir. Bu istilâ ve saldırının durması için Batı’dan medet umanlar daima hüsrana ve hayal kırıklığına uğrayacaklardır. Batı ile uzlaşma imkânı olduğunu sanan bu kişiler, böylesi tavırlarla sonunda devletin batmasını önleyemeyen son dönem Osmanlı vezirlerinin durumuna düşeceklerdir.

Tek çare ve çözüm, İslâm Dünyasının, uyanıp ya da uyandırılıp, en azından, Batı’nın Nato’su gibi bir Askerî Güç, Avrupa Birliği gibi bir Siyasi Birlik oluşturması ve böylece Doğu ile Batı arasında hür ve bağımsız yaşamaya kavuşmanın gereğini yerine getirmesidir.

Kutlu Kitap, akıl, tarih, bilim ve tecrübe bunu emrediyor.

Veyl ibret almayanlara !

Bu saldırıda ölenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve Milletimize baş sağlığı, yaralananların bir an önce şifaya kavuşmalarını diler, gerçek bir kurtuluşa ermek için, bir an önce, insanlarımızın sahte, şişmiş, sözde büyük partilerin değil, gerçek fikir ve ideal sahibi bir partinin etrafında bir sur gibi kenetlenmesini umut ettiğimizi belirtir, Milletimizin ışıklı ve muhteşem geleceği için can ve gönülden dualar ederiz"

Güncelleme Tarihi: 05 Haziran 2010, 18:34
banner53
YORUM EKLE

banner39