banner15

'Sezer siyasete girsin'

TBMM Başkanı Bülent Arınç, Sezer ve Sezer gibilerin mutlaka siyaset yapması gerektiğini söyledi.

'Sezer siyasete girsin'

TBMM Başkanı Bülent Arınç, "Sayın Sezer ve Sayın Sezer gibiler, mutlaka ama mutlaka, siyaset yapmalıdır" dedi.

 

Arınç, ATV'de canlı yayınlanan "Doğruya Doğru" programında soruları yanıtladı.

 

Cumhurbaşkanlığı seçimine kısa bir süre kala, tartışmalar yaşandığının ifade edilerek, "Yapılacak seçimin siyaseten etik olup olmadığı tartışılıyor. 'Görev süresinin bitimine 7 ay kala cumhurbaşkanını bu parlamento seçmesin' deniyor. Nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine Arınç, şu yanıtı verdi:

 

"Siyasi etiğe de aykırı değildir, hayatın olağan akışına da aykırı değildir. Sayın cumhurbaşkanı'nın görev süresi 2002 seçimlerinden 6 ay sonra dolsaydı, biz o seçimi yapmayacak mıydık? Bu Meclis'te yapacaktık.

 

Şimdi Meclis, halktan aldığı yetkiyle görevini belirler. 2002 Kasım'ında bu yetkiyi aldı, 550 milletvekili. 2007 Kasım'ında şimdiki duruma göre söylüyorum, yarın ne olur onu bilmem; 2002 Kasımından, 2007 Kasımına kadar, her aldığı karar, her yaptığı seçim meşrudur, siyasi etiğe uygundur. Bunun dışında hiçbir şey söylenemez.

 

TBMM eğer 2007 kasım ayında yeni seçimler yapılıncaya kadar görevine devam edecekse, biz bu mayıs ayında bu seçimi yapacağız. Bu demokratik olacak. Ve Meclis, cumhurbaşkanını seçme görevini, bütün demokratik kurallara uygun olarak yerine getirmiş olacak. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

 

Benim görevim de bu seçimi en iyi şekilde yapmak ve Meclis'e yapılacak müdahaleleri önlemek, her zaman bu anayasal kuralını hatırlatmak."

 

Meclis'e yapılacak müdahalelerden neyi kastettiğinin sorulması üzerine de Arınç, şöyle devam etti:

 

"Şunu söylüyorum: Bu meclis, cumhurbaşkanını seçmesin. Bunu siyasetçiler söylerse, cevabı alınır. Başka kurumlar da söylemeye kalkarsa, 'hayır bu meclis görevinin başındadır'. Bu Meclis, görev süresinin dolmasına 15 gün kala, savaş ilanı kararı alamaz mı? Alır. 'O zaman yahu siz yoruldunuz, yaşlandınız'. 'Kardeşim bu kararı yeni bir meclis versin' diyecek halimiz var mı?

 

Bir tezkere gelir, biz karar veririz, 'şu kadar asker dışarı gidecek' deriz. Bu tezkerenin sıhhatini siz tartışabilir misiniz? Bu müdahaleler, davranış olabilir, bu müdahaleler söz olabilir, fiili, yakışıksız davranışlar olabilir."

 

Türkiye'nin, "bundan 20 yıl önce olduğu gibi yukarıdan jetlerin uçacağı, bir taraftan da tankların yürüyeceği günleri geride bıraktığını" anlatan Arınç, "Demokrasiye ve TBMM'nin yetkisine müdahale olmayacak" dedi.

 

Yasama, yürütme ve yargı erklerinin ayrı olduğunu anımsatan Arınç, bu erklerin birbirine müdahale etmeyeceğini söyledi.

 

"Her kuruma saygılıyız" diyen Arınç, "Her kurumun görevlerine saygılıyız, ama cumhurbaşkanını seçmek parlamentonun görevidir" diye konuştu.

 

Seçilecek cumhurbaşkanının eşinin türbanlı olup olmaması yönündeki tartışmalar ile CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın Cumhurbaşkanı Sezer'i "siyasete davet etmesi"ne ilişkin bir soru üzerine Arınç, şu değerlendirmeyi yaptı:

 

"Bugüne kadar cumhurbaşkanını eşinin başının örtülü olması, konusunda bazı itirazlar oldu. Artık bu itirazları sahiplenen birkaç marjinal grup dışında kimse kalmadı.

 

Şu anda öyle bir gerçek var ki, başının örtülü olması bir cumhurbaşkanı adayının bir sorun teşkil etmeyecek.

 

İkincisi şöyle bir gerçek daha ortaya çıktı, eşinin örtüsünden dolayı kimsenin cumhurbaşkanı adayı veya cumhurbaşkanı olacağını yönelik iddialarda bulunanlar, demokrat değildirler. Bireysel tercihlere, farlı yaşam tarzlarına sahip insanları eleştirenler veya yok sayanlar, yanlış düşünüyorlar.

 

Bir üçüncüsü de artık bu konuları böyle zeminlerde ortaya getirmenin kimseye faydası yok. Dolayısıyla bu tartışma bence bitmiştir. Birkaç kişinin de dillendirmesinin de o kadar değeri yok."

 

Türkiye'nin, cumhurbaşkanlığı seçimi sürecine gelecek yıl 16 Nisanda gireceğini anımsatan Arınç, "Ben 16 Nisanı beklemeyi tercih ediyorum" dedi.

 

Cumhurbaşkanı Sezer'in CHP'ye davet edilmesi konusunun ise "kendi tercihi olduğunu" söyleyen Arınç, şöyle devam etti:

 

"Sayın Baykal'ı eleştirecek değilim. Sorulan soruya cevap veriyor. 'Biz de siyaset yaparsa, bundan onur duyarız' diyor. Haklıdır, bu bir tercih olabilir, hem sayın Baykal açısından, partisi açısından hem de Sayın Sezer açısından...

 

Bir şeyi çok önemsiyorum. Sayın Sezer ve Sayın Sezer gibiler, mutlaka ama mutlaka, siyaset yapmalıdır. Siyaset yapmayan, bence eksik kalır. Siyaset yapan insan, halkı tanır. Siyaset insanı eğitir. 'Terbiye eder' diyeceğim de yanlış anlaşılır, diye söylemiyorum. Siyaset insanı eğitir. Ben sayın Sezer ile ilgili söylemiyorum. Herkes için söylüyorum. Özellikle, önemli makamlarda olanlar için söylüyorum, halkı tanımanın yolu siyasetten geçer.

 

İnanıyorum ki, yüksek kurumların başındakilerin siyaset yapması, Türkiye'ye çok büyük kazanımlar getirecektir. Hemen bir an önce Sayın Sezer veya onun gibiler, mutlaka siyasete girsinler. Türkiye çok büyük zenginlik, çok büyük deneyim kazanacak. Göreceksiniz, demokrasimiz güçlenecek."

 

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35