banner15

Şii milislerin 'hal'lini istemiş!

Eş-Şarku'l –Evsat bugünkü sayısında, General John Abizaid'in, Irak Başbakanı Nuri El-Maliki'den Şii milisleri en kısa zamanda dağıtmasını istediğini yazıyor.

Şii milislerin 'hal'lini istemiş!

Dünya Bülteni Haber Merkezi

16.11.2006 Perşembe

 

 

Suudi Arabistan: Nükleer faaliyetlerimiz barış amaçlı

 

Suudi Arabistan El-Yevm gazetesinin bugünkü sayısında yer alan bir habere göre, Suudi Arabistan'ın Kuveyt Büyükelçisi Abdülaziz El-Fayiz, Suudi Arabistan'ın nükleer silahlara sahip olmaya çalışmadığını belirtmiş.

 

Gazetenin yazdığına göre El-Fayiz, Riyad'daki Kral Abdülaziz Bilim ve Teknoloji Kenti'nde barış amaçlı nükleer deneylere başlandığını söylemiş.

 

Büyükelçi, barış amaçlı nükleer teknolojiye sahip olmanın iyi bir şey olduğunu fakat bunun nükleer silah yapımına dönüştürülmesinin Suudi Arabistan'ı, bölge ülkelerini ve uluslararası kamuoyunu kaygılandıracağını ifade etmiş.

 

El-Yevm'in haberine göre El-Fayiz, İran'ın nükleer silaha sahip olmasının diğer bazı ülkeleri de nükleer silaha sahip olmaya iteceğini vurgulamış.

 

 

Şii milislerin 'hal'lini istemiş!

 

Eş-Şarku'l –Evsat bugünkü sayısında, Ortadoğu'daki Amerikan güçlerinin komutanı General John Abizaid'in, Amerikan Senatosu Silahlı Kuvvetler Komisyonu'na verdiği bilgide, Irak Başbakanı Nuri El-Maliki'den Şii milisleri en kısa zamanda dağıtmasını (hallu'l-milişiyyat eş-şiiyye) istediğini yazıyor.

 

Aynı haberde Washington'un ilke olarak İran'la pazarlığa hazır olduğu ve Bush'un, Irak konusunda yeni stratejiler araştırmakla görevli Baker komisyonuna benzer bir başka komisyon kurulması emrini verdiği de bildiriliyor.

 

Yine aynı haberde yazdığına göre, Irak Yüksek Öğrenim Bakanı Abd Ziyab El-Uceyli'nin önceki gün 150 kişiden hâlâ 70-80'inin serbest bırakılmadığını söylemiş ve onlar serbest bırakılıncaya kadar kabinedeki üyeliğini askıya aldığını açıklamış.

 

 

İsrail teftiş noktasından Abbas'a silah nakli

 

Birleşik Arap Emirlikleri'nde yayınlanan El-Halic gazetesinin bugünkü sayısındaki bir haberde, 20'den fazla Kalaşnikof marka silahın ve yaklaşık 90 şarjör merminin İsrail Ordusu'yla daha önceden yapılan koordinasyon uyarınca İsrail teftiş noktasından geçerek Ramallah'taki Başkanlık Korumaları'na ulaştığı belirtiliyor.

 

Haberde, Filistin Başkanı Mahmud Abbas'ın ofisinden konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapılmadığı kaydediliyor.

 

 

Direniş füzeleri Peretz'in evine ulaştı

 

Katar'da yayınlanan Eş-Şark gazetesi, Filistinli direniş gruplarının Beyt Hanun katliamına cevap olarak dün İsrail'in Sidirot yerleşim birimine fırlattıkları füzelerden birinin Savunma Bakanı Amir Peretz'in evinin yakınlarına düştüğünü yazıyor.

 

Haberde belirtildiğine göre, Kudüs Seriyyeleri sözcüsü Ebu Hamza, saldırıda Amir Peretz'in korumasının bacağının koptuğunu bildirmiş.

 

Ebu Hamza, "Korumasının bacağını kopardığımız gibi Amir Peretz'in başını da koparacağız" demiş.

--------------------------------------------------------

DIŞ BASINDAN BAŞLIKLAR:

 

T.C. Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü

 

  Türkiye Dışişleri Bakanı: “Irak bölünürse yeni bir karanlık çağ başlar"

  Türkiye'nin Başmüzakerecisi Babacan: Özgürlükleri kısıtlayan yasaya ilişkin değişiklikler direnişle karşı karşıya.

  Senato Başkanı Marini:”Türkiye'nin katılımı Avrupa politikasını güçlendirebilir"

  Solana, Türkiye ve Ermenistan'ı geleceğe bakmaya çağırıyor.

  Rice, Irak konusunda Baker ve Blair'in tavsiyelerini reddetti.

  İran, nükleer planlarını 'sonuna kadar' devam ettirme sözü verdi.

 

ABD BASINI

 

AP’nin "Türkiye Dışişleri Bakanı: Irak Bölünürse Yeni Bir Karanlık Çağ Başlar" başlıklı haberinde, Dışişleri Bakanı Gül’ün Dışişleri Bakanlığı’nın bütçe görüşmesi sırasında, uzmanların 2003'te ABD öncülüğünde Saddam Hüseyin'in devrilmesini takiben Irak'taki farklı dini ve etnik gruplar arasındaki çatışmaların sonunda ülkenin birkaç özerk bölgeye bölünmesine neden olacağı tahminlerine cevaben, Irak'ın bölünmesine izin vermenin komşularını harekete geçmeye zorlayacağı ve bunun da "inanılmaz yeni bir karanlık çağ" başlatacağı uyarısında bulunarak, Türkiye'nin bu senaryoya şiddetle karşı çıktığını ve bunun gerçekleşmesini önlemeye çalışacağını söylediği, Gül’ün ayrıca, Kürt ayrılıkçılığının "Türkiye'nin önündeki en önemli sorunlardan ve tehditlerden biri" olduğunu vurguladığı kaydedilmektedir.

 

Ajansın "Türkiye'nin Başmüzakerecisi Babacan: Özgürlükleri Kısıtlayan Yasaya İlişkin Değişiklikler Direnişle Karşı Karşıya" başlıklı haberinde, AB Başmüzakerecisi Babacan’ın, sert şekilde eleştirilen, özgürlükleri kısıtlayan yasaya ilişkin değişiklik önerisinin ağır siyasi direnişle karşı karşıya bulunduğunu ve gerçekleşmesi için daha güçlü desteğe ihtiyacı olduğunu açıkladığı, İsveç Yardım Bakanı Gunilla Carlsson ile yaptığı toplantının ardından, Sosyal Demokratlar da dahil olmak üzere Türkiye'deki neredeyse bütün önemli partiler herhangi bir değişiklik istemediklerini, Hükümetin bu madde üzerinde tek bir değişiklik yapmaya çalışması halinde önemli bir dar boğaza sokulacağını ifade ettiği, ayrıca Parlamentonun maddeyi değiştirmesi için ikna edilmesinden önce "sivil toplumdan somut ciddi bir talep" gelmesi gerektiğini belirterek, "O takdirde durumu ciddi bir şekilde ele almak ve ne yapabileceğimizi araştırmak bizim için daha kolay olacaktır" diye sözlerine ekledi duyurulmaktadır.

 

Ajansın "IAEA İran'da Zenginleştirilmiş Uranyum ve Plutonyum İzlerine Rastladı" başlıklı haberinde, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’ndan (IAEA) yapılan açıklamada, İran'da, nükleer savaş başlığı yapımında kullanılabilecek plutonyum ve zenginleştirilmiş uranyum izlerine rastlandığının bildirildiği, ABD'nin BM Büyükelçisi Bolton’un ise Ahmedinejad'ın son açıklamaları ve IAEA'nın yeni bulgularının "Güvenlik Konseyi’nin İran konusunda ivedilikle harekete geçmesi gerektirdiğini söylediği aktarılmaktadır.

 

Ajansın "Irak Devlet Başkanı: Bazı Arap Ülkeleri Irak'ta Kargaşayı Kışkırtıyor" başlıklı haberinde, Irak Devlet Başkanı Talabani’nin, Irak Başbakanı Maliki ile yaptığı görüşme sırasında "Üzücü bir biçimde bazı Arap ülkeleri kargaşayı körüklüyorlar” dediğine yer verilmektedir.

 

Ajansın "Gül: Türkiye Kıbrıs Konusunda Şantaja Boyun Eğmeyecek" başlıklı diğer bir haberinde, Dışişleri Bakanı Gül’ün KKTC’de yaptığı "Geçmişte şantaja boyun eğmediğimiz gibi bugün de şantaja boyun eğmeyeceğiz. Meseleyi BM'den AB'ye taşıyarak Türkiye'den taviz vermesini beklemek çıkmaz bir yoldur. Kısıtlamaların sona erdirilmesini bekliyoruz" şeklindeki açıklamasından söz edilmektedir.

 

İNGİLTERE BASINI

 

Reuters’un "İran, Nükleer Planlarını 'Sonuna Kadar Devam Ettirme Sözü Verdi" başlıklı haberinde, İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın, BM Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) bir raporunda, İran'ın hala UAEA'nın araştırmalarına muhalefet ettiğini açıklamasından bir gün sonra yaptığı açıklamada, "İran nükleer hakkının savunucusu olmaya devam edecek ve sonuna kadar da bu hakkını savunacaktır. Zaman İran'ın lehine işliyor. Gün geçtikçe geri adım atmaları ve İran halkının hakkını kabul etmeleri gerekiyor. Buna karşın İran günden güne bir adım daha ileri gidiyor. Gelecekte de bilimsel alanda daha büyük gelişmeler olacak" dediği kaydedilmektedir.

 

FRANSA BASINI

 

Le Monde gazetesinin Nathalie Nougayrede imzalı "Chirac'ın Türk Bahsi" başlıklı makalesinde, Chirac’ın, Türkiye’nin AB üyeliğini çok nadir dillendirdiği gibi, 11 yıllık görev süresince Ankara’ya resmi bir ziyarette bulunmadığı, 2002 yılından itibaren her şeyin zorlaştığı, Fransız kamuoyunda artan Türkiye karşıtlığının, 70 milyon Müslüman vatandaşıyla bu büyük komşu hakkında duyulan şüphe ve Avrupa'nın yaşadığı genişlemeler karşısında duyulan bıkkınlığın böylesi bir ziyaretten kaçınılmasını beraberinde getirdiği, Ermenistan’a gitmekte ise bir sakınca görmediği, Chirac'ın Türk yöneliminin özelliğinin, diğer Orta Doğu ülkeleri ve Müslüman ülkelere yönelik politikasının aksine, yaklaşımının hiçbir zaman bir yetkiliyle kişisel ilişkisi olmamasında yattığı, stratejik ve jeopolitik açıdan, Avrupa'nın doğu bölgesinde dengeyi sağlamak için Türkiye'yi kabul etmesinin büyük yararı olacağı, bu şekilde gücünün artacağı (bu noktada Chirac İngiliz diplomasisiyle hemfikir), Ermenistan ziyaretinin en önemli özelliğinin Kopenhag kriterlerine Erivan’da sözde Ermeni soykırımını ilave etmesinin olduğu, art arda gelen yön değişimleriyle artık Türk yetkilileri ikna etmede büyük sıkıntı çektiği, Cumhurbaşkanlığının, Başbakan Erdoğan'ın, Ermeni soykırımı inkarını cezalandırmayı öngören yasanın onaylanmasından iki gün sonra 14 Ekim'de Chirac'ın kendisine telefonda söylediklerini "üzüntüyle" karşıladığı açıklamasını duyunca sarsıldığı, çevresinin, Chirac'ın aslında sadece anma çalışmalarının önemini vurgularken, gereksiz bulduğu bir yasadan kendisini soyutlamak istediğini söylediği dile getirilmektedir.

 

AFP’nin "Washington'a Göre Tahran Nükleer Silaha Sahip Olmak İstiyor" başlıklı haberinde, ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü McCormack’ın yaptığı açıklamada, İran'ın 60 bin santrifüj kurma isteğinin, bu ülkenin nükleer silaha sahip olma arzusundan şüphe duyanları ikna etmesi gerekeceğini belirttiği, İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın açıklamasında, Güvenlik Konseyi’nin yaptırım tehditlerine rağmen, İran'ın nihai hedefinin sivil nükleer santraller için yakıt üretmek amacıyla 60 bin santrifüj kurmak olduğunu ifade ettiği, McCormack’ın bu açıklamanın dünya için şoke edici bir işaret olması gerektiğini belirterek, "Tüm bunlar, Yakındoğu'daki mevcut bağlamda olağanüstü istikrarsızlaştırıcı bir olay haline gelecek olan İran nükleer silahıyla sonuçlanır" dediği, McCormack’ın ayrıca, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Nicholas Burns'un, çıkmazdan kurtulmak için dün beş mevkidaşıyla görüştüğünü, ancak şimdilik herhangi bir iyileşme işareti bulunmadığını sözlerine eklediği bildirilmektedir.

 

Ajansın "Danimarka, Irak'ın Komşularının Barış Çabalarına Müdahil Olmalarını İstiyor" başlıklı haberinde, Washington ve Londra'nın sadık müttefiklerinden olan Danimarka Başbakanı Rasmussen’in Kopenhag'da düzenlediği basın toplantısında, Suriye ve İran'ın, Irak'ın geleceğine müdahil olmalarını istediği, "Irak'ta yeniden yapılanma çabalarını kuvvetlendirme" yollarını ele almak üzere çok uzak olmayan bir tarihte uluslararası bir konferans yapılmasını umut ettiğini söylediği, Suriye ve İran'a atıfta bulunarak, "Umudumuz, Irak'ın komşularının buna yapıcı bir şekilde katkıda bulunmak istemeleridir" dediği aktarılmaktadır.

 

Ajansın "Rice, Irak Konusunda Baker ve Blair'in Tavsiyelerini Reddetti" başlıklı haberinde, ABD Dışişleri Bakanı Rice’ın Ramstein'deki (Almanya) Amerikan üssüne uğradıktan sonra kendisini Vietnam'a götüren uçakta yaptığı açıklamada, İngiltere Başbakanı Blair'in yaptığı gibi İsrail-Filistin ihtilafında ilerleme kaydedilememesi ile Irak'ta şiddet olayları arasında bir münasebet kurmayı reddettiği, Rice’ın selefi Baker'in, Irak'ta yardımlarını temin etmek için Suriye ve Lübnan ile diyalog kurulması teklifini de reddettiği, Hanoi'de, Asya-Pasifik İşbirliği Forumu'na (APEC) katılması beklenen Rice’ın uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, "İsrail-Filistin ihtilafında bir ilerleme olup olmadığını söylerken dikkat etmek gerektiğini düşünüyorum. Bu, Irak'ta da yardımcı olacaktır" dediği, "Irak kendi savaşını veriyor" diyen Rice’ın, bu ülkeyi kasıp kavuran mezhep mücadelelerine atıfta bulunduğu, ayrıca, Irak'ı istikrara kavuşturmak için, "Iraklıların siyasi hayatlarında ve güvenliklerinde daha fazla sorumluluk üstlenmeleri ve bu çok zor geçiş dönemini atlatmaları için komşularının daha fazla yardım etmesi gerektiğini, bunların hepsinin lazım olacağını" söylediği, İran veya Suriye ile diyaloga girmeyi de reddettiği bildirilmektedir.

 

Ajansın "Dün Bağdat'ta Kaçırılan Kişilerin Hemen Hemen Tümü Serbest Bırakıldı" başlıklı diğer bir haberinde, Irak’ta Başbakanlıktan yapılan açıklamaya göre, dün Bağdat'taki Yüksek Öğrenim Bakanlığı araştırma binasından kaçırılan kişilerin hemen hemen tümünün serbest bırakıldığı belirtilmektedir.

 

ALMANYA BASINI

 

Handelsblatt gazetesinin Gerd Höhler imzalı "Türkiye Avrupa'nın Enerji Tedarikinde Düğüm Noktası Haline Geliyor" başlıklı yazısında, huzursuz Ortadoğu'ya karşı bir kale konumundaki Türkiye’nin, 50 yıl boyunca Batı'nın düşmanı olan Sovyetler Birliği ile yeni bir jeostratejik rol üstlendiğine işaret edilerek, Türkiye’nin, Batı Avrupa'nın enerji tedarikinin önemli bir noktası haline geldiği, Anadolu'da kayda değer petrol ve doğalgaz kaynakları bulunmadığı ancak küresel ham petrol kaynaklarının neredeyse dörtte üçü ile doğalgaz rezervlerinin yüzde 72'sinin Türkiye'nin komşu ülkelerinde bulunduğu ifade edilmekte, TÜSİAD'ın yaptırdığı bir araştırmada, "Türkiye'nin bu nedenle petrol ve gaz rezervleri bol Orta Asya ve Ortadoğu ülkeleri ile Batı Avrupa arasında önemli bir koridor haline geldiği" tespitinde bulunduğuna dikkat çekilmektedir. Yazının devamında, enerji kaynaklarını uzun vadede güvence altına almak ve çeşitlendirmek isteyen Avrupa için Türkiye’nin, özellikle doğalgaz tedarikinde giderek daha büyük önem kazandığından, şimdilik biri İran'dan diğeri ise Karadeniz'den olmak üzere Ankara'ya uzanan iki doğalgaz boru hattının mevcut olduğundan, gelecekte de biri Türkmenistan diğeri Mısır'dan olmak üzere yine Ankara'ya uzanması öngörülen iki doğalgaz boru hattının daha planlandığından söz edilmektedir.

 

İTALYA BASINI

 

AGİ haber ajansının "Senato Başkanı Marini: Türkiye'nin Katılımı Avrupa Politikasını Güçlendirebilir" başlıklı haberinde, 10-11 Kasım tarihlerinde Roma'da gerçekleştirilen 7. İtalyan Forumu'nun kapanış konuşmasını yapan İtalya Senato Başkanı Marini’nin, "Türkiye'nin AB'ye katılımı Avrupa'nın politik gücünü dünya çapında artırabilir ve İslam dünyasıyla ilişkiler meselesine de olağanüstü stratejik bir ağırlık kazandırabilir. Türkiye fevkalade stratejik öneme sahip büyük bir ülkedir. Avrupa'nın bu konuyu ele alışındaki bakış açısını ise eleştiriyorum. Gözlemlediğim Türk düşmanlığını ise anlaşılmaz buluyorum. Avrupa Komisyonu’nun Türkiye'ye kapıları kapatmamış olmasından ziyadesiyle memnunum. Türkiye'nin AB'ye katılımı Avrupa politikalarını -özellikle de İslam dünyası karşısında- güçlendirir ve bu yaşlı kıtaya dünya çapında olağanüstü bir stratejik önem kazandırır. Şayet bu süreç olumlu bir şekilde sonuçlanırsa, artık hiç kimse 'Avrupa medeniyetler çatışması istiyor' diyemeyecektir" diyerek konuya ilişkin kesin kanısını dile getirdiği aktarılmaktadır.

 

AVUSTURYA BASINI

 

Der Standard gazetesinin Adelheid Wölfl imzalı "Türkiye Kompleksi" başlıklı yorumunda, Dışişleri Bakanı Plassnik’in Türkiye ile müzakerelere ara verilmesi önerisiyle, Avusturya'nın AB içindeki başına buyruk konumunu sabitleştirmiş olduğu, Türkiye'nin Ankara Protokolü'nü uygulamaya geçirmesi ve limanlarını GKRY'ye açması için öngörülen sürenin bitimine daha bir ay varken, soluklanmak için ara verilmesini istemenin, daha çok Avusturyalılara yönelik bir iç politika sinyali olarak değerlendirilmesi gerektiği, Avusturya'nın Türkiye'nin AB'ye katılımına ilişkin olumsuz görüşünün, ülkedeki gelişmeler ya da Brüksel ile ilişkilerle bağlantılı görülmediği, AB vatandaşlarının yarısının katılımdan yana iken, Avusturya'da bu oranın yazın yalnız yüzde 13, seçimlerden sonra da yüzde 5 olduğu, bunun Türk Ceza Yasası'nın 301. Maddesi'nin kaldırılmasıyla pek bir ilişkisi olmadığı, Kıbrıs Rumlarının uzlaşmaya yanaşmamaları halinde mantıklı bir çözümün bulunamayacağı gerçeği ile de bir ilişkisi olmadığı, çünkü yalnız Türk limanlarının açılması değil, Ada’nın yeniden birleşmesinin de Avrupalıların çıkarına olacağı belirtilmekte, Avusturyalıların Türkiye kompleksinin, bütün Avrupa ülkelerinde olduğu gibi (Yeşiller dışında), bütün önemli partilerin, oy kazanmak amacıyla hep birden katılıma karşı çıkmasından kaynaklandığı ileri sürülmektedir.

 

RUSYA BASINI

 

Nezavisimaya Gazeta'nın Svetlana Gamova imzalı "Güney Osetya Rusya ile Birleşmek İstiyor" başlıklı yazısında, Güney Osetya'da (halkın bağımsızlık isteyip istemediğini tespit amacıyla) yapılan referandum ile ilgili olarak, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Terry Davis’in, halk oylamasının adil olmadığını ve uluslararası kamuoyunun referandum sonucunu tanımadığını duyurduğu, AGİT’in de referandumu tanımadığını beyan ettiği, AB'nin yanı sıra NATO ve ABD’nin de daha önce bu referandumun ve referandumla birlikte yapılan Güney Osetya cumhurbaşkanlığı seçiminin yasal olmadığını açıkladığı bildirilmekte, konuyla ilgili bir açıklama yapan AB Komisyonu Basın Sözcüsü’nün de söz konusu referandum ve cumhurbaşkanlığı seçiminin Gürcistan'ın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine aykırı olduğunu belirttiği aktarılmaktadır.

 

Regnum ajansının "Solana, Türkiye ve Ermenistan'ı Geleceğe Bakmaya Çağırıyor" başlıklı haberinde, "Svoboda" (Özgürlük) radyosuna demeç veren AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Solana’nın, Ermeni-Türk sınırının açılması gerektiğini düşündüğünü belirterek "Hem Türkiye için hem de Ermenistan için sınırların açık olması, hem gerekli hem de iyi. Biz, açık sınır, ticaret ve insan hareketliliğinden yanayız ki bu, kapalı kalınamayacak küresel bir dünyada çok önemlidir. Bunu söylerken, Ermenistan ve Türkiye'nin işbirliği yapmalarını istiyoruz. Tarih, tarihtir. Geçmişe değil, geleceğe bakmalıyız" diye konuştuğu kaydedilmektedir.

 

İRAN BASINI

 

Entekhab gazetesinin "İran, Amerika ile Müzakere Önerisini Reddetti" başlıklı yazısında, İran Dışişleri Bakanı Muttaki’nin, Filistin Dışişleri Bakanı Mahmud Zahar ile görüştükten sonra ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, "İran, ABD ile müzakere konusunda bir karar almamıştır. Biz, ABD ile müzakere talep etmiyoruz, elbette daha önceleri Amerikalılar bu tür talepleri gündeme getirmişti. Iraklı yetkililerin bu konuyu kabul edip müzakere isteğini tekrar etmesi üzerine İran, Irak halkına yardım etmek için müzakereyi kabul etti. Bu müzakere, Amerika'nın ahlaksızlığı ve propaganda yapması nedeniyle sona erdirildi" dediği, "İran, neden, Amerika bu konuda resmi bir ricada bulunursa, bunu inceleyeceğini açıkladı?" sorusunu yanıtlayarak da, "Biz, Dışişleri Bakanlığı’nda dış ilişkiler alanındaki her öneriyi inceliyoruz ancak bu, olumlu bir karar alındığı anlamına gelmez" şeklinde konuştuğu vurgulanmaktadır.

 

İRNA'nın "Hamane: İran Doğalgazının Avrupa'ya İhracı Gündemde" başlıklı haberinde, İran Petrol Bakanı Kazım Hamane’nin Avusturya Büyükelçisi ile Tahran'da yaptığı görüşmede, İran doğalgazının Avrupa'ya ihracı konusunun ciddi olarak gündemde olduğunu ve Avrupalı şirketlerle yapılacak müzakerelerin sonuçlanmasıyla, ilk olarak Avusturya'nın İran doğalgazını kullanmaya başlayacağını umduklarını söylediği, Avrupalı bazı doğalgaz alıcısı şirketlerle görüşmeler yapıldığına değinen Hamane’nin bu görüşmelerin henüz sonuçlanmadığını, Avrupa'nın Türkiye üzerinden doğalgaz alımı konusunda anlaşmaya varmasının beklendiğini vurguladığı, konuyla ilgili Türkiye ile de görüşmeler yapıldığına dikkat çeken Hamane’nin, tarafların işbirliğine hazır olduğunu ve müzakerelerin meseleye yardımcı olacağını umduğunu belirttiği kaydedilmektedir.

 

İSNA ajansının "Hatemi: Bölge için Gerçek Tehdit İsrail’dir... Türkiye, İran'ın Nükleer Programından Kaygı Duymamalı" başlıklı haberinde, İran’ın eski Cumhurbaşkanı Hatemi’nin Ortadoğu'da İran'ın nükleer bir güce dönüşmeye ısrar etmesinin nedenine ve Türkiye'nin bu konuyla ilgili kaygılarına yönelik bir soruyu "Ülkeler, olumsuz hedefler için güçlerini kullanan ülkelerden korkmalı" şeklinde yanıtladığı, Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması için Türkiye'den daha fazla işbirliğinde bulunmasını talep eden Hatemi’nin "Irak'ın üç bölgeye bölünmesi, Irak'ın yok olması anlamına geliyor. Diğer taraftan Irak'ın toprak bütünlüğü Türkiye ve İran için çok önem taşıyor" dediği duyurulmaktadır.

 

AZERBAYCAN BASINI

 

Bizim Yol gazetesinin "Demokratların PKK Endişesi" başlıklı haberinde, ABD'de Kongre ara seçimlerini kazanan Demokratlardan Howard Dean’ın, Kuzey Irak'ta faaliyet gösteren terör örgütünün Türkiye'de terör eylemleri yaptığını bildirerek, Türk Ordusunun Kuzey Irak'ta operasyon gerçekleştirebileceği konusunda uyarıda bulunduğu, bunun ciddi bir ihtimal olduğunu belirterek de askeri operasyonu, olabilecek en kötü ihtimal olarak değerlendirdiği ve "Biz Irak'a askeri müdahalede bulunmasaydık, şimdi böyle ciddi bir sorun ortaya çıkmazdı. Türkiye bizim en önemli ortaklarımızdan biri. Irak politikasının tahmin edilmeyen sonuçları bir bir ortaya çıkıyor" dediği, ayrıca Başkan Bush'u, Irak'a girince neler olabileceğini göz önüne almamakla suçladığı bildirilmektedir.

 

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48