banner15

Şii-Sünni diyaloğu toplantısı Arap basınında

Katar'ın başkenti Doha'da dün başlayan İslami Mezhepler Diyaloğu toplantılarının ilk gününde yaşanan tartışmalar Arap basınında manşetlere taşındı.

Şii-Sünni diyaloğu toplantısı Arap basınında

21 Ocak 2007 Pazar

 

Dünya Bülteni Haber Merkezi

 

Katar’ın başkenti Doha’da dün başlayan İslami Mezhepler Diyaloğu toplantılarının ilk gününde Müslüman Alimler Birliği Başkanı Yusuf e-Karadavi’nin konuşmasına İranlı katılımcılardan tepki gelmesi, bugünkü Arap gazetelerinde yayınlanan çeşitli haber ve yorumlarda ele alınıyor.

 

Katar Eş-Şark gazetesi, “El-Karadavi ve et-Teshiri arasında sözlü mezhep çekişmesi”  başlığıyla okuyucularına duyurduğu haberde, Yusuf el-Karadavi’nin Irak’ta yaşanan işkence ve cinayetlerin ortada “kara bir kin” olduğunu gösterdiğini söyleyerek Şiilerin ve özellikle İranlıların bundan uzak olduklarını ilan etmeleri gerektiğini söylediği yazdı. Haberde belirtildiğine göre, Yusuf el-Karadavi, takiyye ilkesi uygulanarak yakınlaşma olamayacağını da belirtilmiş.

 

Haberde, et-Teshiri’nin, İran’ın değil Amerikan işgalinin ve İsrail’in Irak’ta mezhep çatışmalarını körüklediğini söyleyerek Yusuf el-Karadavi’ye cevap verdiği yer alıyor. Haberde ayrıca, İran’daki İran-Arap Kültürel Araştırmalar Merkezi başkanının Yusuf el-Karadavi’yi eleştirerek, yakınlaşmadan daha çok kışkırtıcılığa davet ettiğini söylediği belirtiliyor.

 

Eş-Şark’ta yayınlanan toplantıyla ilgili bir başka haberde de, Yusuf el-Karadavi’nin sahabilerle ilgili, “Onlar Allah’ın kalplerini birbirine kaynaştırdığı müminlerdir. Ülkeleri fethedenler onlar değil mi? Kur’an’ı ve Sünnet’i koruyan onlar değil mi? İran’a, Mısır’a, Afirka’ya ve diğer yerlere İslam’ı sokan onlar değil mi? Sahabeye sövmek ne kazandıracak?” dediği yazıyor.

 

Katar Er-Râye gazetesinin konuyla ilgili haberinde de, Yusuf el-Karadavi’nin İran’ı ağır bir şekilde eleştirerek Sünni ülkelerde Şiiliği yaymaya çalışmakla suçladığı bildirildi. Haberde, Yusuf el-Karadavi’nin her Müslümanı tahrik eden şeyler olduğunu ifade ettiği ve “Ben “Ömer ve Ayşe radıyallahu anhuma (Allah onlardan razı olsun)” derken ve sen de “Allah onlara lanet etsin” derken elimi senin eline koyarak seninle bir araya gelmemiz mümkün değil” şeklinde konuştuğu ifade edildi.

 

Birleşik Arap Emirlikleri’nde yayınlanan El-Beyan gazetesinin bugünkü sayısında yer alan konuyla ilgili haberde ise, Irak’ta yaşanan mezhep çatışmalarının Doha’daki İslami Mezhepler Diyaloğu toplantılarının ilk gününe damgasını vurduğu belirtildi.

 

Kuveyt’te yayınlanan Er-Re’y El-Aam gazetesi de, Yusuf el-Karadavi’nin İran’ı Sünni ülkelerde Şiiliği yaymaya çalışmakla suçladığı ve şöyle konuştuğu yazıyor: “Mısır, Sudan, Fas, Cezayir ve benzeri tamamı Şafii veya Maliki olan Sünni bir ülkeye girmeniz ve Şii mezhebine bir kaç fert kazandırmaya çalışmanız size ne yarar sağlayacak? 10, 20, 100 veya 200 kişi mi kazanacaksınız? Fakat daha sonra ülkede fitne üretmiş olacaksınız. İnsanlar sizden nefret edecek ve size lanet okuyacak.”

 

Bahreyn’de yayınlanan El-Vasat gazetesi ise, Yusuf el-Karadavi’nin İran’ı eleştirdiği ve Muhammed Ali et-Teshiri’nin de gerçek düşmanı tanımaya davet ettiği bildiriliyor.

 

Eş-Şark’ul-Evsat gazetesi, Yusuf el-Karadavi’nin açıklamalarıyla ilgili haberin başlığında şöyle diyor: “El-Karadavi: İran, Sünni ülkelerde Şiiliğe davet ederek fitne çıkaracak”.

 

Londra’da yayınlanan El-Hayat gazetesinin “El-Karadavi, İran’ın ‘Şiileştirme’ çabalarını ve tümüyle Sünni olan Arap ülkelerinde fitne yayılmasını eleştirdi” başlığıyla okuyucularına duyurduğu haberde de, Yusuf el-Karadavi’nin mezhepler arası yakınlaşma girişiminin daima Ehli Sünnet’ten geldiğini, Şiilerin tarih boyunca çoğunluk içerisinde azınlık olarak yaşadığını, Körfez ülkelerinin devlet başkanları Sünni olmasına rağmen şiilerin Sünniler arasında huzur ve güven içinde yaşadıklarını, en büyük ticari faaliyetlere sahip olduklarını söylediği yazıyor.

 

Haberde ayrıca, Kuveyt’teki “El-Vasatiyye (orta yollu olma) Merkezi Genel Sekreti Sudanlı Isam el-Beşir’in, Sudan’ın tümünün Sünni olduğuna dikkat çekerek Sudan’daki son uluslararası kitap fuarında Şii kitapları dağıtılmasının ne anlama geldiğini sorduğu ve Şii din adamlarını sahabilere dil uzatan kitaplar hakkında fetva vermeye çağırdığı bildiriliyor.

 

 

Ürdün’ün nükleer programına Washington’dan destek

 

Suudi Arabistan’da yayınlanan El-Vatan gazetesinin bugünkü sayısında yer alan bir haberde, Amerika Birleşik Devletleri’nin Ürdün’ün nükleer enerji kullanarak elektrik elde etme projesini desteklediği yazıyor.

 

Haberde belirtildiğine göre, ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Tom Casey, uluslararası anlaşmalara ve Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun belirleyeceği ölçülere uyduktan sonra Washington’un bütün ülkelerin nükleer enerjiden barış amaçlı yararlanmasını desteklediğini söylemiş.

 

El-Vatan’ın haberinde, Casey’in Ürdün’ün nükleer enerjiden yararlanma projesini ilan etmeden önce Birleşik Devletler’deki yetkili kurumlara bilgi verdiğini söylediği yazıyor.

 

 

Dubai Emiri’nin Irak kasidesi şarkı oldu

 

Eş-Şarku’l-Evsat gazetesinin bugünkü sayısında yer alan bir haberde, Dubai Emiri Muhammed bin Raşid El-Mektum’un Irak üzerine bir kaside yazdığı ve kasidenin Iraklı sanatçı Kazım Es-Sahir tarafından bestelendiği bildiriliyor.

 

 

 

Haberde, Kazım Es-Sahir’in daha önce basına duyurulmayan yeni şarkısıyla televizyon ekranlarına çıkmasının izleyiciler için sürpriz olduğu, şarkının sözlerini yazanın Dubai Emiri olmasının da başka bir sürpriz olduğu belirtiliyor.

 

Haberde, şarkının sözlerinden kısa bir alıntı da sunuluyor: “Fırat’ın suları, fışkırdığı ve geçtiği yerlerde acıdır.. Yaralı vatan yarasından kabre doğru sürükleniyor.. Irak’ın gözyaşı ve ışığı var.. Irak’ın bir sırrı olduğu sır değil..”

 

 

Körfez ülkelerinin ortak para birimi hayali çökmek üzere

 

Bahreyn’de yayınlanan El-Vatan gazetesinin bugünkü sayısında yer alan bir haberde, Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülkelerinde 2010 yılında uygulamaya geçmesi planlanan ortak para birimi hayalinin önünde bir takım engeller ortaya çıkmaya başladığı yazıyor.

 

“Piyasalar: Ortak Körfez parası çökmek üzere!” başlığıyla duyurulan haberde, Umman Sultanlığı’nın ortak para birimine geçme kararından tümüyle çekildiğini ilan etmesinin ardından, ortak para birimini engellemek için bir takım ayak oyunlarının oynandığı söylentisinin kulislerde dolaştığı bildiriliyor.

 

Haberde, Umman’ın ekonomik düzenlemeleri yetiştiremeyeceği gerekçesiyle çekilmesinin ardından, Suudi Arabistan Maliye Bakanı’nın Körfez ülkelerinin ortak para birimine geçmeyi 2010 sonrasına geciktirebileceklerini açıkladığı kaydediliyor.

 

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35