banner15

'Soykırım Bir Hikaye' Diyenlerin Sayısı Artıyor

İran Cumhurbaşkanı’nın İsrail soykırımı ile ilgili açıklamalarını destekleyenlerin sayısı her geçen gün artıyor. İşte soykırım iddialarına cevaplar veren tarihçi ve araştırmacıların söylediklerinin bazı bölümleri:

'Soykırım Bir Hikaye' Diyenlerin Sayısı Artıyor

Dünya Bülteni / Mehmet Ali Kaçmaz

 

İran Cumhurbaşkanı’nın İsrail soykırımı ile ilgili açıklamalarını destekleyenlerin sayısı günden güne artıyor. Mahmud Ahmedinejad’ın 14 Aralık’ta İsrail soykırımının bir efsane ve hileden ibaret olduğunu söylemişti. Mehr Haber Ajansı (MHA) konuyla ilgili dünya çapında çeşitli görüşlerdeki tarihçiler ve araştırmacılarla yaptığı röportajlar ve email yolu ile aldığı cevaplar Ahmedinejad’ın açıklamalarıyla paralellik göstermekte.

 

İşte soykırım iddialarına cevaplar veren tarihçi ve araştırmacıların söylediklerinin bazı bölümleri:

 

Arthur R. Butz (Northwestern üniversitesi profesörü): 1976 yılında yayınladığım "The Hoax of the Twentieth Century" (20. yüzyılın aldatmacası) adlı kitapta bu konuya değinerek, böyle bir olayın yaşanmadığını dile getirmiştim. Kitapta şu şekilde değinmiştim:

 

Milyonlarca yahudinin 2.dünya savaşı sırasında Almanlar tarafından öldürülmesi olayı gerçekleşmemiştir. Bu aldatma Siyonist kaynaklıdır. Tabi tüm kaynaklar Siyonistler tarafından oluşturulmuştur denemez. Bazıları America ve diğer devletler tarafından, bazılarıda belirli güçlere sahip enstitüler tarafından yapıldı. 

 

1976 yılında değindiğim bu konular bugün Ahmedinejad tarafından da söylenmekte. 1976’da beklemediğim fakat sonraki yıllarda 2 durum gelişti. Bunlar:

 

        1-Batılı ülkeler büyük çoğunluğu bu öğretinin (soykırım öğretisinin) baskısı altında kalmayı kabul ettiler. Bazı durumlarda, özellikle Avrupadaki bir çok ülke, yasal formullerle bu öğretilerin karşısında olanları hapse attılar. Bu öğretilere destek olanlara ise “özgürlük” ve “insan hakları” verildi/verdik. Diğer yandan, soykırım öğretileri hükümetlerin işbirliğiyle profesyonel bir şekilde yürütüldü.

        2-Batıda “soykırım” kavramı sona ermeyen bir dini mersime dönüştürüldü.

 

Bir devlet başkanı olarak Ahmedinejad’ın bu konu hakkında açık fikirler öne sürdüğü için kendisini kutluyorum ve batılı bir devlet başkanının böyle açık fikirli olmadığı için üzügünüm.

                                                              Sevgilerimle Arthur R. Butz

 

(Amerikalı tarihçi Arthur R. Butz'un kaleme aldığı The Hoax of the Twentieth Century'nin çevirisi Almanya'da yasaklandı ve gençler için "sakıncalı" bölüme konuldu.)

 

Serge Thion (eski sosyal bilimci-öğretileri yüzünden işinden atılmış): Sizi temin ederimki Ahmedinejad’ın söylemleri Fransızlar ve uluslararası öğreti öğrencileri tarafından destekleniyor. Onlar bu söylemi dikkate değer sayıyorlar ve Ahmedinejad’ın söylediklerini akla yatkın buluyorlar. iran üst mercilerinin bu olayı desteklemesi bize teselli kaynağı oldu.

 

Horst Mahler (Avukat): Sayın Ahmedinejad bize çok fazla yardımcı oldu. Soykırım diye birşey yaşanmadı. Bu tarihin en büyük yalanıdır. Almanlar, soykırımla ilgili bu yalan tarihle savaşmalıdırlar. Bir çok tarihçi çarpıtılmış bu resmi tarihe karşı çıkıyor fakat bunlar bazı güçler tarafından susturuluyor. Bir çoğu doğruları söyledikerli için hapse atıldılar.

Almanya'nın Haynau kentinde 1936 yılında bir diş doktorunun oğlu olarak dünyaya gelen Horst Mahler, Berlin Hür Üniversitesin'de Hukuk bilimi üzerine eğitim gördü. Avukat oldu. 

 

 

(Horst Mahler; 1970 yılında Almanya'nın terör örgütü Kızıl Ordu Fraksiyonu (RAF) üyeleri ile birlikte Ürdün'e kaçtı. El-Fetih kampında gerilla eğitimi gördü. Aynı yıl Berlin'de yakalandı. 14 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

1978 yılında Almanya'nın şimdiki Başbakanı Gerhard Schröder, Mahler'in avukatlığını yaptı. Mahler, 10 yıl hapis yattıktan sonra 1980 yılında tahliye oldu. Cezaevinden çıktıktan sonra Schröder'in yardımı ile avuktalık iznini yeniden aldı ve 1988 yılıldan itibaren yeniden avukatlık mesleğine döndü.)

 

Paul Fromm (yönetici): tüm tarihsel sorunların tartışmaya açılması gerektiğine inanıyorum. “Soykırım” dinselleştirildi. Konuyla ilgili şüpheleri olanlar kafirmişler gibi tehdit edildiler. Bu yanlış bir davranış.

 

John Kaminski: teşekkürler... evet, ben kesinlikle Ahmedinejad’ın söylediklerini kıymete değer buluyorum. Bir Amerikalı olarak kendi ulusumun tüm dünyaya ve özellikle İran’a karşı tavrından dolayı üzgünüm ve utanıyorum. İran ve Venezuella’nın söylemlerini dikkate alıyorum. Ülkemdeki demokrasi anlayışı yerini faşizme bıraktı ve biz bu gidişat yüzünden tehlike içindeyiz.

 

Sindi: evet Ahmedinejad’ı desteklemek istiyorum. Fakat benden nasıl bir destek istediğinizi belirtmemişsiniz.

 

Faurisson: Ahmedinejad’ın “soykırım” ile ilgili tüm düşüncelerini destekliyorum. Bu bir efsanedir.

 

Shamir (israilli entellektüel): iran liderine ve  halkına büyük saygı duyuyorum. Ya 1973 yada 1974 yılında (şah döneminde) İran’da bulundum. Sorunuzun cevabına Vampir Katilleri yazımda değinmiştim. Orada sorunuzun cevabını bulabilirsiniz.

 

(Shamir son günlerde gündem oluşturan Ey Osmanlı Geri Dön adlı bir makale yazdı. Makalenin önemli bir parçası şu: Shamir şöyle diyor: “Eğer Osmanlı yaşasaydı, ne Yahudi Devleti denen canavar, ne de tecrit duvarı ardına sürülen milyonlarca toprağın yerlisi, aynı derecede ezilmiş ve gecekondulara doldurulmuş göçmen işçiler ve karşılarında malikaneler içinde birkaç zengin Yahudi olmayacaktı. Aynı şekilde çaresiz bir Irak’a ABD saldırısı ve sonuçta yüzbinlerce  ölü ve acı hiç olmayacaktı, çünkü Irak güçlü imparatorluğun parçası olacaktı”.)

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE
YORUMLAR
Necdet şahinkaya
Necdet şahinkaya - 8 ay Önce

Çok güzel olmuş süper kıssa lar devamını dilerim

banner39

banner50

banner47

banner48