banner15

Sözün Tükendiği Yer...

İslam'a hakaret açık bir şekilde devam etmekte. Merkezi California'da bulunan bir hediyelik eşya mağazası İslam'a hakaret içerin baskılı hediyelik eşyaları internet üzerinden satışa sundu. Bu görüntüler karşısında herhangibir yorum yapmak çok zor

Sözün Tükendiği Yer...
Dünya Bülteni / Mehmet Ali Kaçmaz
 
Mağazanın bu densizliğine karşı sessiz durmayan Türkiye Gazetesi yazarlarından Halime Gürbüz'ün bugünkü yazısını önemli bulduğumuz için ve sessizliğe bir son vermesi adına iktibas ediyoruz.
 
Sözün Tükendiği Yer...
Günlerden bir gün, Redhouse Büyük Sözlük’ü (İngilizce-Türkçe) karıştırırken alfabemizin 23’üncü harfi civarında gerilmiştim. Güzide ‘Ş’ harfimizin sayfasında ikinci kelime Şaban, anlam karşılığında yazan ise; Stupid (aptal) idi... İçimde kaldı o zamandan beri. Yumuşak bir giriş olsun diye var bu paragraf...
   
Gereken; değerlere karşı hassasiyet ve farklı inançlara saygı ancak yazık ki ne yazık bu değilmiş herkesin harcı... Edep kaidelerine uyulduğu sürece herkes fikrini ifadede serbest olmakla birlikte kutsal olan hiçbir kavramın dalga geçilecek tarafı yoktur. Maalesef kimi sosyal aktörler, bunu marifet saymakta hatta işi küfüre kadar vardırmakta. Hareketin tarzı kişinin kalitesini ortaya koyar. Fiili işleyene göre zaten küfür ettiği değer, onun için değerli değil. Amaç sadece ‘değer’ sahibine saldırıyla ego açığını tıkama çabası...
     
“Hindu’nun bile gözü önünde ekmek arası kutsal inek yerim ben” diye uyanan gözüpeklere, “Ya varsa?!” korkusuyla Allah’ı her fırsatta inkar edenlere, korsan kutsal kitaplara, kendini ilah ilan edenlere, sentetik elçilere aşinayız. Ne var ki, bu seferki haddini çok aşmış... Bir haber sitesinde yer alan haber ve resimler resmen insanlık dışı! ‘Cafepress’, merkez ofisi California’da bulunan ve baskılı hediyelik eşya satışı yapan online bir site. Ve bu sitede İslam’ın değerlerine hakaret dolu dizaynlar tişört, kupa, çanta, kartpostal gibi bir yığın ürüne uygulanmış halde satışta. “Üzerine tuvaletinizi yapınız” sloganıyla birlikte pisuara yerleştirilmiş bir Mushâf-ı şerîf dizaynı mevcut rezaletin sadece bir örneği... (http://www.cafepress.com/aaronscase/496636)
      
Gönderdiğim maile cevap gelmeyince telefon açtım. Müşteri ilişkileri departmanından çok saygıdeğer bayan Ashley sağ olsun yardımcı oldu. İsalmiyet’e, Kur’an’a, Kâbe’ye, Allah’a bu denli pervasızca hakaret ticaretinin hangi ticari veyahut insani etiğe uygun olduğunu sordum. Mahalle delisi direksiyonuyla varil başına bir centlik petrol zammı protesto ediyormuş muamelesi gördüm. “Sizin değerleriniz ‘designer’ımıza göre kutsal olmayabilir” dedi. Acaba kaç kişi bu designer’ın annesini kutsal bulacaktı kestiremedim. Uzun bekleyişin ardından beni aktaracağı bir yetkili bulamayan Ashley, “ 2.5 milyon mağazamız var, dizaynı tasarlayanı bilemem. Rahatsızlık duyuyorsanız telefon açmak yerine tekrar mail atınız” cümlesiyle beni uğurladı.
 
‘Tırnağın varsa kaşın’ derdi nenem. Kullanılabilir durumda mı bilemem ama dizayn tasarımcısının mail adresi; “aarondodd@gmail.com ve mailto:aarondodd@gmail.com” Bu şahıs profilden bakınca kendini kahramana benzetmiş, ki burada bir bağlaç olarak küfür kullanmak vardı ama biz devam edelim, Don Quijote’un yel değirmeni savaşı romantizmini yaşama hevesine kapılmış belli... Çeşitli internet sitelerinde İsrail ve anti İslam propagandası saçan, karşıtı olduğu insanların yaşam hakkını bir fıkranın en komik cümlesiymişcesine algılayan makaleleriyle de hayat buluyor.
En fenası... Araştırırken rastladığım bir adres. Depozitosuz olduğunu bile bile ruhunu şeytana satmış ve dahi tüketici memnuniyetini hiçe saymış bir karbon bazlı molekül yığını, pisuara konan Mushâf-ı şerîf dizaynını uygulamaya koymuş ve bunu kameraya kaydedip yayınlama edepsizliğini de göstermiş!.. Seyretmemek serbest... (http://www.vengers.com/quran.wmv) Sözün tükendiği yer işte tam burası!.. (Halime Gürbüz / Türkiye Gazetesi)
 
Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48