SP lideri Kurtulmuş Siirt'teki vakayı yorumladı

Çanakkale'de konuşan Kurtulmuş, Siirt'te yaşanan tecavüz vakalarını değerlendirdi.

SP lideri Kurtulmuş Siirt'teki vakayı yorumladı

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Saadet Lideri Kurtulmuş, partisinin Çanakkale'de düzenlemiş olduğu toplantıda Siirt'te bir kasabada yaşanan tecavüz vakalarını yorumladı. Kurtulmuş, "Yıllardır bu ülkede taşlar bağlandı köpekler salındı. Manevi eğitimin önü kesilmeye çalışıldı ve sonuç buralara kadar geldi. Şimdi de 'Alkol kullanma yaşı neden 10'a kadar düştü, bu ülkenin çocukları neden esrar ve eroin kullanıyor' diye soruyorlar. Bir insanın namusuna göz dikmek en büyük ayıp en büyük cinayettir. Siirt'te yaşanan manzara ne kadar acı ve ne kadar üzücü bir olay. Bu ülkeyi yöneten herkesin yerin dibine girmesi lazım. Herkesin kara kara düşünmesi lazım. Cahiliye toplumunda bile böylesine bir olay yaşanmadı. Maalesef toplumumuzun bütün değerleri bozuluyor. Bu noktada biz kişileri suçlamıyoruz, gelinen noktada yıllardır hükümetlerin uyguladığı politikaların büyük rolü vardır" dedi.  Hamal bir babanın 4 kızına çok sayıda insanın tecavüz etmesini 'Türkiye maalesef vahim bir noktaya gelmiştir' diyerek eleştiren Kurtulmuş, bunda halkın yıllardır yoksullaştırılmasının da etkisi olduğunu söyledi. Kurtulmuş, "Hamal bir baba çocuklarına bir lokma ekmek getirebilmek için yaşananlardan habersiz çalışıyor. Fakat bu arada ailenin yoksulluğunu fırsat bilen bazı şerefsizler çocukları kandırarak bu olayı gerçekleştiriyorlar. Yazıklar olsun. Bu ülkenin en büyük sorunlarında biri yoksulluktur. Siyasetçilerin birinci vazifesi ise yoksullukla mücadele etmek ve onu ortadan kaldırmak için uğraşmaktır. İkincisi ise herkese adil davranmaktır. Eğer adalet olmazsa o ülkede güven diye bir şey olmaz. Siyasetçinin üçüncü görevi de insanların mal, can ve namus güvenliğini sağlamaktır" diye konuştu.

Türkiye bu hale nasıl geldi?

Türkiye'de "Üç halkadan ibaret bir yapının'' var olduğunu söyleyen Kurtulmuş, bunlardan birincisinin 1960 ihtilalinden sonra ortaya çıkan durum olduğunu, bununla hukuk ve askeri sistemin, milletin denetiminin dışına çıktığını ifade etti. İkinci olarak 1982 Anayasası ile eğitim sisteminin millet denetiminin dışına çıktığını ifade eden Kurtulmuş, son halkayı ise 2000 yılının başında devreye giren "Derviş programı'' olarak nitelendirdi. Kurtulmuş, Türkiye'de ekonomik kararların millet denetiminin dışına çıktığına işaret ederek, şöyle devam etti: "Hukuk, eğitim kararları, sizlerin verdiği oylarla belirlenmiyor. Bunun neresi demokrasi? Türkiye'nin esas meselesi budur. Türkiye yeni, kapsamlı, çoğulcu, demokratik bir anayasayı yapmak zorundadır. Hükümetin teklifi 12 Eylül anayasasının üzerine birtakım yamalardır. Bu anayasa, Türkiye'de yeterli olmayacaktır.''

Güncelleme Tarihi: 25 Nisan 2010, 10:27
banner53
YORUM EKLE

banner39