Sultan Abdüllaziz Paris Seyahatinde neler görmüştü ?

Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz'in Fransa'da III. Napolyon'u Paris'te ziyaret etmesi imparatorluk tarihi açısından önemli bir görüşme sayılıyor.

Sultan Abdüllaziz Paris Seyahatinde neler görmüştü ?


Sedat Uyar-Dünya Bülteni / Tarih Servisi

Sultan Abdüllaziz'in Avrupa seyahatinin, tarihte ayrı bir yeri vardır. Fransa Kralı III. Napolyon, açılacak olan Paris Milletlerarası Sergisine “şeref misafiri” olarak Sultan Abdüllaziz'i davet etmişti. Abdüllaziz, bu davete olumlu cevap vermiş 1867 yılının 21 Haziran'nında cuma namazı sonrası yapılan merasimle, önemli devlet adamları ve saray erkanını da yanına alarak seyahat için İstanbul'dan ayrıldı.

Sultan Abdüllaziz'in Avrupa Seyahati tarihi olan 1867 yıllarında Osmanlı, İngiltere, Fransa, Rusya, Amerika ile beraber dünyanın en güçlü 5 ülkesi arasında yer almaktaydı. Yine Ruslara karşı Kırım Savaşı'ndan zaferle çıkılmış olması, bu savaşta İngiltere ve Fransa ile müttefik konumunda olması yine 1865 yılında Paris'te imzalanan anlaşmanın getirdiği diplomatik kazanım ile Osmanlı-Avrupa arasında olumlu bir hava estiriyordu. Osmanlı ordusu yapılan düzenlemelerle Avrupa'nın en iyi kara ordusu olmuş, geliştirilen donanmamız ise Akdeniz'de, İngiliz deniz kuvvetlerinden sonra ikinci en güçlü filoya sahipti. Avrupa'da ise durum pek de farklı sayılmazdı. İngiltere'de Victoria Asrı denilen refah dönemi, Fransa'da III. Napolyon ünvanı ile imparatorluğunu ilan eden Bonapart sülalesinin yeniden başlamış iktidarı hakimdi.

Seyahatin en önemli bölümü olan Sultan Abdüllaziz'in Paris ziyareti 3 Temmuz'da başladı. III. Napolyon, hem milletlerarası sergi hem de bu önemli misafiri için Paris'e yeni bir çehre kazandırmıştı. Sultan Abdüllaziz, sergi ziyareti sırasında Frnasız sanayi hayatını, aile zanaatlarını, ticaretin çeşitli ürünlerini, yine dünyanın birçok yerinden gelen değişik insanları, Fransız sosyetesinin yaşamlarını, halkın yaşayışını yakından görme imkanı bulmuştu. III. Napolyon ise, doğudan gelen bu önemli misafirini Fransız medeniyeti karşısında şaşırtmak, ilgisini cezbetmek için elinden geleni yapıyordu. Ancak Abdüllaziz'in, burada şahit olduğu en ilgi çekici, şaşırtıcı durumlara rağmen kayıtsızlığını, ağırlığını korumuştur. Padişaha gezisi sırasında eşlik eden Fuad Paşa bu konu hakkında şu cümleleri sarfetmiştir:” Padişah hiç birşeye karşı, hayretini, hatta aşırı alakasını göstermedi. Aslında ruhunda ve kafasında derin izler bıraktığında şüphe duyulmayan hadise ve eserlere karşı bile kayıtsız ve doğal yaklaştı. Hünkar, şahsına ve sülalesine has o gurur ve istiğna ile sakin, vakur ve ciddi idi.” Sultan Abdullaziz'in bu tutumu, ev sahibi III. Napolyon'u da şaşırtmıştı.

İlk defa Batı dünyasına bu kadar uzun seyahate çıkan Sultan Abdüllaziz, 11 Temmuz'a kadar sürmesi planlanan ziyaretini, III. Napolyon'un ricası üzerine 2 gün daha uzatmıştı. Sultan Abdüllaziz bu son iki gün içinde de güzel sanatlarla alakalı sergiler, müzeler, resim ve heykel galerileri gezmişti. Gezisi sırasında yanındaki şehzadelerden Murat Efendi, güzel Fransızcası ile amcası Abdüllaziz'in sorularını cevaplandırıyor, adeta ona rehberlik yapıyordu.

Sonuç olarak, bu ziyareti sırasında Fransa'daki eğitim kurumlarını, sanatı, halkın günlük yaşamlarını ve ülkedeki fabrikaları gözlemleme imkanı bulan Sultan Abdüllaziz, doğu ile batı arasındaki farkı ve yaşama ölçülerinin ne denli birbirinden ayrı olduğunu görmüş, hissetmiş ve anlamıştı.
 

Güncelleme Tarihi: 28 Nisan 2010, 12:18
banner53
YORUM EKLE

banner39