banner39

Suriye-İsrail'i ne zorluyor?

Eski düşmanlar, İsrail ve Suriye'yi Görüşmeye Ne Zorluyor?

Arşiv 25.05.2008, 19:41 26.05.2008, 08:12
Suriye-İsrail'i ne zorluyor?

 

Ron Kampeas

Bush yönetiminin azalan ve Hizbullah'ın güç kazanan talihi, Suriye ve İsrail'in barış görüşmelerini yeniledikleri şeklindeki şaşırtıcı açıklamanın arkasındaki neden olabilir. 
 
İki ülke tarafından yapılan ve İsrail ve Suriye'nin Türk nezaretinde Ankara'da görüşeceklerini belirten Çarşamba açıklamaları; ABD'nin uzun süreden beridir sahip olduğu, Suriye ile görüşmeye karşı olma tavrına rağmen yapılmış olabilirler.  
 
Medya, Bush yönetiminden sadece olumlu destekleme açıklamasını elde edebildi.  
 
Beyaz Saray sözcüsü Dana Perino, "açıklamalar bizi şaşırtmadı ve buna karşı değiliz" dedi. "Bunun, Suriye ile ilgili hepimizin sahip olduğu kaygıların—Suriye'nin terörizme desteği ve kendi halkına uyguladığı baskı—dile getirildiği bir forum olduğunu ümit ediyoruz." 
 
Analistler, Bush başkanlığının sonuna yaklaşırken İsrail başbakanı Ehud Olmert'in kendisini Bush'un Suriye'ye doğru adım atmaya yönelik uzun süreli direncini önemsememe konusunda cesaretli hissettiğini söylediler.  
 
California Üniversitesi'nde bir siyaset bilimi profesörü ve İsrail Siyaset Forumu'nda uzman olan Steve Spiegel, "Bu, olayların gelişimini engelleyenin ABD olduğunu gösteriyor" dedi. Bush'un "politik baskısı o kadar büyük değil—Bush'un yedi buçuk ayı kaldı." 
 
Bush yönetimi uzun süredir Suriye'yi isyancıların sınırlarından Irak'a sızmasını engellemek için gerekeni yapmamakla ve Lübnan'ın iç işlerine müdahale etmekle suçluyor. Bu ay İran destekli Hizbullah milisleri Bush yönetimindeki yetkilileri alarma geçirecek şekilde Beyrut'taki sert çatışmalarda ABD destekli Lübnan ordusunu bozguna uğrattılar.  
 
Analistler Hizbullah'ın son dönemdeki politik askeri kazanımlarını Suriye'nin de aynı zamanda Lübnanlı direniş gruplarıyla uzun süredir olan ittifakına rağmen endişeyle karşıladığını söylediler.  
 
Washington Enstitüsü Yakın Doğu Politikası'nın önemli analistlerinden David Makovsky, Suriye'nin Lübnan'daki ittifaklarının yıllar geçtikçe değiştiğini, 1970'lerde Hıristiyanlarla ittifaktan Filistinli Sünni Müslümanlarla ittifaka ve yaklaşık son on yıldır da ülkedeki Hizbullah'ın Şii çoğunluğuyla ittifaka geçtiğini belirtti.  
 
Fakat Hizbullah'ın İsrail ile giriştiği 2006 yaz savaşının ardından canlanmasını da kapsayarak büyüyen gücü, Lübnan ordusuna karşı görece gücü ve Lübnan kabinesinde bir vetoyu güvenceye almada bu hafta gösterdiği başarı; Suriye'nin, Lübnan'ın büyük bölümünü kontrol etmesine izin veren Lübnan azınlıkları arasındaki güç dengelerini zayıflatmakla tehdit ediyor.  
 
Makovksy, "Suriye Hizbullah'ın bir patronuydu fakat her zaman çelişkili bir duyguya sahipti çünkü onun İslamcı merkezli oluşunu paylaşmıyordu" dedi.  
 
İslamcı merkezli oluş; Hizbullah, İran ve İran'ın yardımıyla İsrail ve Filistin Otoritesi arasındaki görüşmelerini tıkayan ve büyük oranda Sünni olan Gazze'deki direnişçi grup Hamas tarafından paylaşılmaktadır.  
 
Makovsky, İsrail savunması Suriye'yi uzun zamandan bu gruplar arasındaki zayıf halka olarak görüyor ve İran'ın bölgedeki nüfuzunu kırmanın bir yolu olarak Esat rejimine doğru bir adım atmanın gerekliliğini savunuyor, dedi. 
 
Makovsky, İsraillilerin bir barış anlaşmasının başarısını temin etmek için "bir isteğin olduğu fakat gerekli olan kapasitenin bulunmadığı şeklinde bir duygunun bulunduğu Filistin meselesinden farklı olarak Suriye'de merkezi bir otoritenin olduğunu hissediyorlar" dedi. 
 
Dahası, Hizbullah'ın Lübnan'da büyüyen gücü, Hamas'ın Gazze'den İsrail'in güneyine sürekli roket saldırıları, Suriye'nin bütün bu gruplara verdiği desteği nötralize etmeyi İsrail için daha acil hale getirdi.  
 
Fakat Bush yönetiminin Suriye-İsrail barış görüşmelerini onaylama ile ilgili yorum yapma isteksizliği uzlaşmayı yavaşlatıyor—bu haftaya kadar durum buydu. Söylendiğine göre Olmert yönetimi, Suriye ile barış görüşmelerini yenilemek için Bush yönetiminden onay aldı.  
 
ABD'nin sürece desteği kilit önemdedir. Suriye, Golan Tepeleri'nin İsrail'den alınmasından başka ABD desteğini ve yukarıda andığımız İran, Hizbullah ve Hamas ile ittifakını dengelemenin yolu olarak batılı kapıları açma arayışına girecektir.  
 
JTA'ya (Yahudi Haber Ajansı) isim belirtmeden konuşan bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi herhangi bir İsrail-Suriye barış anlaşmasının, Suriye'nin Irak'la olan sınırında daha sıkı kontrol ve Suriye'de insan hakları reformu gibi ABD'yi kaygılandıran alanlarda kaygıları gidermesini gerektirdiğini söyledi. 
 
Yetkili, "Suriye ve İsrail arasındaki görüşmelerin, Suriye hükümetinin direnişçi gruplara verdiği destek, yabancı savaşçıların Irak'a geçişini kolaylaştırma, Lübnan'ın iç işlerine müdahale ve Suriye'deki baskı gibi bütün ilgili konuları kapsayacağını ümit ediyoruz" dedi.  
 
İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın eski bir genel direktörü David Kimche, görüşmelerin zaman alacağını ve muhtemelen Bush'un başkanlığının bitmesinden sonrasına sarkacağını söyledi.  
 
Kimche, "Bu görüşmeler bir hafta veya bir ay içinde bitmeyecektir, bunlar uzun bir görüşmeler dizisinin başlangıcıdırlar" dedi. "Amaç Amerika'yı görüşmelere dâhil etmektir. Bu sadece İsrail ve Suriye arasında değil aynı zamanda Suriye ve ABD arasında da barış harekâtının başlangıcı olabilir."  
 
Kimche bazı İsrailli politikacılar tarafından öne sürülen, Çarşamba açıklamasının İsrail kamuoyunun dikkatini Olmert'in finansal ilişkilerine yönelik yapılan soruşturmadan başka yöne çekecek bir zamanlamayla yapıldığı şeklindeki iddiaları dikkate almadı.  
 
Bu iddialardan çok İsrail ve Suriyeli müzakereciler süreç içinde resmi bir açıklama yapabilecekleri bir noktaya ulaştılar dedi.  
 
Tel Aviv Üniversitesi'ndeki Moşe Dayan Ortadoğu ve Afrika Çalışmaları Merkezi'nde bir Suriye uzmanı olan Eyal Zisser, İsrailliler için bu nokta Olmert'in Golan Tepeleri'nden bütünüyle çekilmeyi kabul etmesiydi.  
 
Zisser, "değişen şey İsrail'in pozisyonudur" dedi. "Olmert muhtemelen belli bir süre önce bunun çıkarına olduğu ve Suriye ile barış yapmanın İsrail'in çıkarına olduğu sonucuna vardı ve kendisinden önceki başbakanların veremediği bazı şeyleri vermeyi istiyor. Suriyelilere göre Olmert, Golan Tepeleri'nden bütünüyle çekilme sözü verdi." 
 
Makovsky, Suriye için bu noktanın İran'dan Hizbullah'a bir silah akış kanalı şeklindeki rolünü sonlandırmayı düşünmeye hazır olmak olduğunu söyledi.  
 
Makovsky, "silahlar için bir geçiş güzergâhı olmaya devam ederek İsraillilerle bir barış yapamazsınız" dedi.  
 
Makovsky, sürecin ilerlemesiyle ABD'nin ve diğerlerinin müdahil olması gerekecektir eklemesinde bulundu.
 

"Eğer bu işleyecekse Suriye'ye yardım edecek daha fazla oyuncuya ihtiyaç olacaktır" dedi. "Bu sadece yerel bir anlaşma değildir."

 

Çeviren: Ali Karakuş

 

 

banner53
Yorumlar (0)
25
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?