Takastan sonra ABD-İran

İran-Türkiye-Brezilya takas anlaşmasında ABD ve İran'ın bir sonraki adımları değerlendiriliyor

Takastan sonra ABD-İran

Flynt Leverett ve Hillary Mann Leverett

İranlı temsilciler, Brezilyalı ve Türk meslektaşlarıyla birlikte UAEK Başkanı Yukiya Amano’yla buluştu. Buluşmanın amacı, 17 Mayıs 2010 tarihinde İran, Türkiye ve Brezilya Ortak Bildirisi’nde kaydedildiği üzere, 1.200 kg düşük oranlı zenginleştirilmiş uranyumu Türkiye’ye sevketme taahhüdü dâhil İran İslam Cumhuriyeti’nin bildiride serdedilen şartları yerine getireceğini UAEK’na resmi olarak bildiren mektubu Amano’ya sunmaktı.

Peki şimdi ne olacak? Ortak Bildiri, kendi yolunda ilerleyen karmaşık bir diplomatik girişimdir. Bizim kanaatimize göre tastamam icra edilme ihtimali yüksek değil. Fakat hem ABD hem de İran, anlaşmanın boşa çıkması durumunda önemli “dinleyicilerin” suçlamalarına mâruz kalmamak için gelecek haftalarda kendilerini konumlandırmaya bakacaklar. “Dinleyiciler” arasında ülke seçmenleri var ama daha mânidarı, BM Güvenlik Konseyi oyuncuları da var – mesela Brezilya, Türkiye ve Çin.

Sürecin ileriki adımları

İran’ınsöz konusu mektubu iletmesiyle birlikte top artık Viyana Grubu’nda (ABD, Rusya, Fransa ve UAEK). Bu oyuncular, geçen Ekim ayında sunulan ve Tahran Araştırma Reaktörüne yakıt teminini öngören Baradey teklifinin müdâhiliydiler.

Viyana Grubu, İran mektubuna nasıl cevap verecek? Dört şık var:

1 Evet, Viyana Grubu teklifi kabul edebilir.

2 Hayır, Viyana Grubu teklifi reddedebilir.

3 Evet ama…Viyana Grubu Ortak Bildiri üzerinde çalışmaya istekli olduğuna işaret edebilir fakat belirli bazı meselelere açıklık kazandırmayı da ister. Mesela, İran’ın sevkedeceği uranyumun tam miktarına ve/veya Tahran Araştırma Reaktörüne yakıt üretmek için İran’ın daha yüksek düzeyde uranyum zenginleştirme çalışmalarını sürdürüp sürdürmeyeceğine açıklık kazandırmayı isteyebilir. Açıklık kazandırılması gereken bir başka mesele, yeni yakıtın masrafını kimin ödeyeceği (Ortak Bildiride yer almamıştır) ve yeni yakıtın teslim süresidir (Fransa, bir yıldan fazla süreceğine işaret ediyor gibi).

4 “Hayır, fakat” – Viyana Grubu, İran bazı ilave şartlara (mesela uranyumu yüzde 20 zenginleştirmeye son verilmesi veya tüm zenginleştirme çalışmalarının askıya alınmasına) uymadığı takdirde Ortak Bildiri üzerinde çalışmayı reddedebilir.

Viyana Grubu’nun İran mektubuna anlamı açık bir “evet” veya anlamı açık bir “hayır” demesi muhtemel değildir. Obama yönetiminin Brezilya-Türkiye anlaşmasına karşı tavrı şimdiye değin dördüncü şıkın (hayır, fakat…) bir versiyonudur. Amerikan yönetimi geçen haftadan bu yana, İran Ortak Bildiri’de beyan edilen her şeyi yapsa bile, BM Güvenlik Konseyi’nin yeni müeyyidelerinden sakınmak için uranyum zenginleştirme çalışmalarını askıya almalıdır diyor.

Washington, Brezilya-Türkiye anlaşmasına cevap olarak “evet” diyemeyen bir görüntü vermemek için “evet, fakat…” türü bir cevap ekseninde çark edebilir mi? Bu şekilde çark ederse, Amerika’nın “evet, fakat” cevabının bir parçası olarak ileri süreceği endişeler, kilit uluslararası taraflarca meşru yahut en azından mâkul görülecek mi? Veya Amerika’nın endişeleri, Ortak Bildiri’nin defterini dürmeye kastetmiş bir zehir/li hap/ı olarak veya bildiri’deki şartları yeniden müzakere etme teşebbüsü olarak mı görülecek?

Bu bakımdan, eğer ABD İran’ın uranyumu yüzde 20 oranında zenginleştirmesini başlıca endişe kaynağı kabul ederek “evet, fakat” türü bir cevap verirse - mesele eğer Tahran Araştırma Reaktörüne yakıt sağlamaksa, İran’ın daha yüksek oranda uranyum zenginleştirme ihtiyacını batı dışı bir dizi ülkenin sorgulamasına bakınca - en azından bir miktar uluslararası destek kazanabilir (bunu ifade ederken, İran’ın bu düzeyde uranyum zenginleştirme hakkı olduğunu da kabul ediyoruz; şu an burada politik mülahaza yapıyoruz).

Öte yandan, eğer ki Amerika “evet, fakat” cevabı verip ana endişe kaynağı olarak sevkedilecek uranyum miktarını artırmaya odaklanırsa, bu, kilit ülkeler tarafından anlaşmayı yeniden müzakere etmek olarak anlaşılacak ve İranlılar tarafından kesin olarak reddedilecektir.

Şayet Washington bu yoldan ilerlerse, Obama yönetiminin Brezilya-Türkiye anlaşmasını hayata geçirmenin bir yolunu bulmaya ilgi duymadığı hipotezimizi teyid etmiş olur.

Viyana Grubu, İran mektubuna cevap verdiğinde Tahran ne yapacak? ABD kışkırtıcı şekilde davransa bile İranlı müzakerecilerin Viyana Grubu’ndaki tarafların temsilcileriyle oturup Ortak Bildiri’nin detaylarını ve yürürlüğe koyulmasını görüşme yetkileri gene de olacak mı? Müzakereciler,Viyana Grubu’yla tartışmaları nasıl yürütecekler?(Müzakerecilerin tartışmaları yürütme tarzı nasıl algılanacak?) Gelecek ay boyunca, ABD’nin dosdoğru gidip BM Güvenlik Konseyi aracılığıyla yeni müeyyide kararlarına toslamayacağını farzedecek olursak, İran, Ortak Bildiride belirtildiği üzere 1.200 kg uranyumu Türkiye’ye teslim edecek mi?

Bu soruların gelecek haftalarda nasıl cevaplandığı, Brezilya-Türkiye anlaşmasının kazanan ve kaybeden taraflarını büyük ölçüde tâyin edecektir.

Kaynak: The Race for Iran

Dünya Bülteni için çeviren: Ertuğrul Aydın

Güncelleme Tarihi: 25 Mayıs 2010, 17:57
banner53
YORUM EKLE

banner39