banner39

Taraf Gazetesi: Yargıtay'ın darbe denemesi

Yargıtay'ın dünkü bildirisini gazeteler "yargıdan yargıya muhtıra" diye tanımlarken yazarlar da "Y-Muhtıra" olarak değerlendirdi.

Arşiv 22.05.2008, 12:12 22.05.2008, 12:28
Taraf Gazetesi: Yargıtay'ın darbe denemesi

 

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun dün aniden yayımladığı bildiri Türkiye ve dünyada büyük bir yankı uyandırırken, Türk basını ve köşe yazarları bildiriye farklı ifadelerle eleştirdiler.

Yargıtay'ın bildirisi bazıları tarafından Y-Muhtıra olarak tanımlanırken bazıları tarafından da siyasi içerikli gereksiz bir metin olarak değerlendirildi. Ağırlıklı olarak atılan manşetlerde ise "yargıya yargıdan muhtıra" şeklinde oldu.

GAZETELER: YARGIDAN YARGIYA MUHTIRA

Bildiriye medyadanın gösterdiği refleks şu şekilde oldu:

Taraf:
YARGITAY'DAN DARBE DENEMESİ

Yargıtay'ın bildirisinin halkı hede aldığını belirten Taraf gazetesi, Yargıtay Başkanlar Kurulu bu bildiriyle dört suç birden işlediğini yazdı:

Taraf'a göre, Yargıtay, "Kuvvetler ayrılığını ihlal", "süren davaya müdahale", "halkı ve meclisi aşağılama" ve "antlaşmaları hçe sayma" suçlarını işledi.

Akşam:
GEMİLERİ YAKTILAR

Yargıtay'dan AKP'yi hedef alan çok sert açıklama: Hakkında iddianame hazırlanan parti, dilediği her şeyi yapabilme yetkisini halktan aldığı gibi şaşırtıcı bir inançla, yargıyı, yabancı katkısıyla, halka şikayet etmiş, hedef göstermiştir

Yargıtay Başkanlar Kurulu, AKP iktidarını hedef alan "muhtıra" gibi bir bildiri yayınladı.

Hürriyet:
İDDİANAME KUTSANDI, YARGI TARAF OLDU

Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Genelkurmay Başkanlığı'nın geçen yılki ünlü 27 Nisan bildirisinde olduğu gibi, dünkü Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun bildirisine de aynı üslup ve sertlikteki karşı bildiriyle yanıt verdi.

Radikal:
ANKARA'DA ORTALIK TOZ DUMAN

Yargıtay, AKP'ye fena çattı: "Yargıtay Başsavcısını hedef gösterdiniz. Yandaş yargı oluşturmaya çalışıyorsunuz. Sistemli şekilde saldırıyorsunuz." AKP'nin yanıtı gecikmedi: Bu bildiri meşru değil, hukuki değil

Sabah:
YARGITAY YARGIYA MUHTIRA!

Yargıtay, dün 27 Nisan benzeri bir bildiri yayınlayarak Anayasa Mahkemesi'ne AK Parti'yi kapatma çağrısı yaptı. Bildiride, başsavcının açtığı kapatma davasının "kurumsal olduğu" özellikle vurgulandı.

Star: 
YARGITAY'DAN YARGIYA AĞIR BASKI
 

Yargıtay gündeme bomba gibi düşen bir açıklama yaptı. Hükümet'e, Meclis'e, AB'ye ve Yüksek Mahkeme'ye çattı

Yargıtay dün yayınladığı bildiride Hükümet'e, Anayasa Mahkemesi'ne, Meclis'e ve AB'ye sert mesajlar verildi. Hükümete karşı muhalif bir dil kullanılan bildirinde, 'Gelişmeler, tarafsızlığı sağlama adı ve aldatmasıyla, yürütmeye yandaş, onu koruyup kollayan ve onun tarafından denetlenen bir yargının oluşturulmasının amaçlandığını belgelemeye yetmektedir' denildi. AK Parti'nin anayasa değişikliğine ilişkin taslak çalışmasına yer verilen bildiride, Anayasaların geniş toplumsal mutabakatla hazırlanması gereğinin gözardı edildiği, böylece ilk ciddi gerilimin gündeme yerleştirildiği savunuldu.

Yeni Şafak:
YÜKSEK MAHKEMEYE CHP AĞZIYLA MÜDAHALE

Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun bildirisindeki 5 mesaj:
Yargı bağımsızlığı hazmedilemiyor, Yargı mensupları hedef gösteriliyor.
Yargıtay Başsavcısı ile toplum arasında husumet yaratılmaya çalışılıyor.
Türbanla ilgili düzenleme engellenemeyen bir hızla yasalaştı.
Hazırlanan Anayasa taslağı bir siyasi görüşün istek ve direktifi.
Hazırlanan düzenlemeler bizden önce yabancılara gösteriliyor.

Zaman Gazetesi:
TÜRKİYE YARGI SINAVLARINDAN GEÇİYOR

Yargıtay'ın dünkü bildirisi Türkiye'de yargı sistemini yeniden tartışmaya açtı. Bildiri, reformlara karşı çıkarken, AB'den farklı yorumlar geldi. Türkiye raportörü Ruijten, "Türk yargısının bağımsızlık değil tarafsızlık sorunu var." dedi. AB önümüzdeki hafta Ortaklık Konseyi toplantısında da yargı reformu isteyecek.

Bugün:
HÜKÜMETTEN YARGITAY BİLDİRİSİNE SERT CEVAP

Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun yayınladığı bildiriye hükümetten sert tepki geldi. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ve AKP Grup Başkanvekili Sadullah Ergin, Meclis'te basın toplantısı düzenleyerek Yargıtay bildirisine tepki gösterdiler. AKP'nin bildirisini Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek okudu. AKP'nin bildirisinde Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun yayınladığı bildirinin "büyük bir talihsizlik" olduğu vurgulanarak Başkanlar Kurulu'nun bildiri yayınlamak gibi bir görev ve yetkiye sahip olmadığı belirtildi.

KÖŞE YAZARLARI DA TEPKİLİ

Yargıtay'ın bildirisine aydınlar da sessiz kalmadı. Türkiye'nin önde gelen yazarları bugünkü köşlerinde konuya genişçe yer verdiler.

Medyanın hemen hemen her kesiminden bildiriye olumlu ya da olumsuz yakalaşan yazarlar oldu. Ancak edinilen izilenimlere göre bildiriyi olumsuz bir gelişme olarak değerlendirenler ağırlıkta oldu.

Ahmet Taşgetiren / Bugün:
YARGITAY CEPHEDE

Evet, Yargıtay Başkanlar Kurulu, bir bildiri ile cephede yerini almış bulunuyor. Ben hadiseyi böyle yorumluyorum ve bunu, Türkiye için gerçek bir talihsizlik olarak değerlendiriyorum. Seçilen üslup polemik üslubu.

Ahmet Kekeç / Star:
YARGITAY'IN KONUŞMAYA HAKKI VAR MI?

...Bildiride, son zamanlarda yargıya yönelik 'maksatlı ve sistemli' bir çürütme kampanyası başlatıldığı iddia ediliyor.
Kısmen doğru...
Maksatlı ve sistemli olmasa da, yargıya yönelik bir 'işlevsizleştirme' çabası var. Bu, özellikle birileri böyle bir çaba içinde olduğu için değil, yargı erki kendisini tartışılır kılan kararlara imza attığı için böyle.
Başkanlar Kurulu, İstiklal Mahkemeleri'ni nasıl izah ediyor?
Başbakan asan Yassıada Mahkemesi'ni nasıl izah ediyor?
Darbe dönemlerinde 'özel mahkeme' statüsünde çalışan DGM'leri nasıl izah ediyor? Başbakan asanlardan andaç 'Tedbirler Kanunu'nu nasıl izah ediyor? Durduk yerde 'kural' ihdas eden Anayasa Mahkemesi'ni...
Parti kapatma davalarını... İdeolojik tavır alışları ve 367 saçmalığını...
Gazete kupürlerini ekleştirip iddianame yazan Başsavcı'yı...
Aynı Başsavcı'nın akıllara ziyan 'laiklik' tanımını...
Bütün bunları nasıl izah ediyor?...

Fehmi Koru / Yeni Şafak:
YARGIYI GÖZÜMÜZ GİBİ KORUYALIM

…"Yargıçlar kararlarıyla konuşur" denilen bir Türkiye'den adalet mesleği mensuplarının her fırsatta görüş açıkladığı bir Türkiye'ye geldik. Tam buna da alışacak iken, yürütme organının karşısına dikilen bir yargı kurumuyla karşılaşmak biraz fazla geldi. Yürütme organını veya siyasi iktidarı muhatap alan bir bildiri, ister istemez, bildiriyi yayınlayan kurumu siyasetin merkezine taşır. Oysa yargı ve siyaset birbirine küs durması gereken alanlardır. Yargıtay'ın bildirisinde dile getirdiği şikâyetlerin hepsinin haklı olduğunu bir an için kabul edelim; bunları kamuoyunun bilmesinde herhangi bir yarar bulunuyor mu? Yargının rahatsızlığını, taleplerini dile getirebileceği birden fazla meşru zemin var. Kendisiyle paylaşılan rahatsızlıkların giderilmesi için kamuoyu ne yapabilir ki? Yargının taleplerini kamuoyu mu karşılayacak?...

Abdurahman Dilipak / Vakit:
YARGITAY'DAN MUHTIRA

Haber, internet sitelerine "Yargıtay'dan son dakika bildirisi" şeklinde düştü..
Merak ediyorum bu yargı Moğultay'ın partizanca kadrolaşması karşısında ne yaptı?..
Ve yine merak ediyorum, bu yargı, brifingler konusunda bağımsız kalabildi mi?
Millet adına karar veren yargıya bu millet ne kadar güveniyor?


Oktay Ekşi/ Hürriyet: 
Y-MUHTIRA

Türkiye bir "muhtıralar ülkesi" ya... Geçen yıl Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde yayınlanan 27 Nisan tarihli açıklamaya meslektaşlarımız "e-muhtıra" adını koymuşlardı.
Dün Yargıtay Başkanlar Kurulu tarafından yayınlanan bildiriye de galiba "Y-Muhtıra" demek gerekecek.
Şaka bir yana...
Genelkurmay'ınki ile dünkü bildiriyi aynı terazide tartmak yanlış olur.
Birincisi, hukuk sistemine ve onun bağımsızlığına "müdahale" niteliği taşıyordu. Dünkü "hukuk sisteminin bağımsızlığını" vurguluyor ve sistemin sesini duyuruyor.

Murat Yetkin / Radikal:
İŞLER ZIVADAN ÇIKIYOR

Türkiye'nin Suriye ile İsrail arasında barış görüşmelerinde arabulucu olduğunun ilan edilmesinden kısa süre sonra Yargıtay'ın zehir zemberek bildirisi geldi.

Uluslararası haber ajansları, son zamanlarda Türkiye üzerine verdikleri en olumlu haberi verdiken kısa süre sonra, yeniden kriz haberlerine döndüler. Dünya çapındaki bu siyaset başarısının tadını dahi çıkaramıyor Türkiye. Dışarıya barş hamisi görüntüsü veren Ankara'da sistem yargı-ükümet kabgasıyla felç olmak üzere.

Emre Aköz / Sabah:
YARGITAY TARAFLI VE SİYASİ OLDUĞUNU DÜN İFŞA ETTİ!

367 el çabukluğu, 27 Nisan elektronik muhtırası ya da kapatma iddianamesi gibi... Hiç şaşırmadım ama çok kızdım. Otoriter zihniyetler, art niyetler bu kadar mı açık edilir? Objektifliği ve tarafsızlığı bir yana atıp boğazına kadar siyasete batmış olmak, bu kadar mı net ifşa edilir?

Çelişkisi bol bir metin var karşımızda. Bir örnek vereyim:
Bir yandan 'kuvvetler ayrımından' söz ediyor. Öte yandan "Yeni Anayasa" hazırlıklarından ve tartışmalarından yakınıyor. Affedersiniz ama Meclis nasıl bir Anayasa değişikliği yapacağını Yargıtay'a soracak, ondan icazet alacak değil herhalde.

Ergun Babahan / Sabah:
ANAYASA HERKESİ BAĞLAR, YARGIYI DA

Anayasa'nın 138'inci maddesi çok net: "Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz."
Maddenin hükmü gayet açık. Genelge gönderememe, tavsiye ve telkinde bulunamama kapsamına çok açıktır ki, Yargıtay da dahildir.
Yargıtay dünkü bildirisiyle Anayasa'nın 138'inci maddesini açıkça ihlal etmiştir ve Anayasa Mahkemesi'ne, görülmekte olan iki davayla ilgili telkini aşan bir biçimde etkili olma yoluna gitmiştir.
Bu bildirinin 27 Nisan gecesi Genelkurmay sitesine konulan e-muhtıradan bir farkı yoktur.

Mümtazer Türköne / Zaman:
YARGITAY BAŞKANLAR KURULU BİLDİRİ YAYIMLAYABİLİR Mİ?

Elbette yayınlayabilir. Belki dün yayınlandığı şekilde "böyle bir bildiri yayınlayabilir mi?" sorusu, meselenin can alıcı niteliğini ortaya koyabilir.
Bu bildiri, her şeyden önce, altında imzası bulunanlar yüksek yargıç sıfatını taşısalar da bir mahkemenin kararı değil. Birden fazla imzanın bulunduğu metinler, bir çıkar grubunu veya siyasî bir teşekkülü temsilen yayınlanınca, ortak amaca hizmet ettiği için doğaldır. Varoluş ve bir araya geliş sebepleri, bağımsız vicdanlarına uygun olarak hukuku işletmek olan yargıçların, dünkü bildirinin içeriğinde yer alan cümlelerin her birini eleştirmeden sonuna kadar benimsemeleri teknik olarak imkânsız. Hiyerarşik çalışan kurumlarda, en tepedekinin düşünceleri kurumu temsil edebilir. Adres belirtmeden "hukuk devleti olma ilkesiyle bağdaşmayan sistemli saldırılar"dan söz ederek birilerini suçlamak; sonra da bu davranışların "çözüm bekleyen sorunların ve gerçek gündemin ötelenmesine" neden olduğu gibi, bütünüyle siyasî bir değerlendirme, tek tek her yargıcın fikri olabilir mi?...

Cengiz Çandar / Hürriyet:
Y- "MUHTIRA" , "DAM ÜSTÜNDE SAKSAĞAN "AP'NİN TÜRKİYE RAPORU"


Yargıtay Başkanlar Kurulu , ilk bakışta, "düğün değil, bayram değil; eniştem beni niye öptü" dedirtecek içerikte bir bildiri yayınladı. "Yargı erkine sistemli saldırılar"a dikkat çeken, "yargı bağımsızlığının tehlikede olduğu"na değinen ve "Cumhuriyet 'in temel niteliklerinin tartışmaya açıldığı"ndan dem vuran bir bildiri.

Bununla kalsa neyse; hükümetin "anayasa değişiklikleri" niyetine karşı çıkan ve hükümeti "yargı reformu taslağı"nı Olli Rehn 'e gösterdiği iddialarına atıf yaparak, kınar tarzda bir bildiri.

Yüksek yargı organlarından biri, belirgin biçimde "yürütme"ye karşı tavır alıyor ve dolayısıyla kimilerinin "y-muhtıra" hükmünü doğrular bir görüntü vermiş oluyor.

 

banner53
Yorumlar (0)
33
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?