banner39

Televizyon ve bilgisayar çocuklara zararlı

Alman profersörler, çocukların televizyon ekranından uzak tutulması gerektiğini ve bilgisayarla eğitimin zararlı olduğunu bildirildi.

Arşiv 03.07.2007, 15:33 11.11.2019, 12:25
Televizyon ve bilgisayar çocuklara zararlı

Kadir Kon / Dünya Bülteni

Almanya’nın Ulm şehrindeki üniversite kliniğinin psikiyatri bölümü başkanı olan Manfred Spitzer ( 49 ) Televizyon seyredilmesinin çocuklar ve gençler üzerindeki etkisi üzerine araştırmalarıyla tanınıyor.

Gençlerde şiddet ve beyin araştırmaları konularında mahkemelerde bilirkişilik de yapan Spitzer’in son kitabının ismi: ‘ Dikkat Televizyon Ekranı’.

Alman Profesör, Tagesspiegel gazetesine verdiği mülakatta çocukların televizyon ekranından uzak tutulması ve bilgisayarla eğitimin zararları konusunda uyarılarda bulunuyor.

Televizyonun çocukları aptallaştırdığını öne süren profesör bu görüşünü yapılan bir araştırmayla destekliyor. Yeni Zelanda’da yapılan bir araştırmaya göre, 1000 kişi bebeklilerinden 30 yaşına kadar takip edilmiş ve bu takipte kişilerin televizyon izlemeleri de gözlemlenmiş. Deneklerden bir grup beş yaşından önce günde bir saatten az televizyon seyretmiş. Bu grup elemanlarından yüzde kırkı bir üniversite bitirmiş ve yüzde onu ise üniversite öncesi eğitimini yarıda keserek herhangi bir diploma alamamış. İkinci grupta ise günde üç saatten fazla televizyon seyredenler bulunuyor. Bu grup elemanlarından ise yalnızca yüzde onluk bir kısmı herhangi bir üniversiteye gidebilmiş. Ayrıca bu grup üyelerinin yüzde yirmi beşi üniversite öncesi eğitimlerini yarıda keserek tamamlayamamışlar.

TELEVİZYON ZEKA GELİŞİMİNİ ETKİLİYOR

Televizyonun neden çocukların zekâ gelişimini etkilediğini ise Profesör şu şekilde açıklıyor: Çocukların beyin gelişimi ve öğrenme yetisi daha anne karnındayken başlıyor ve çevreden gelen seslerin, görüntülerin vs algılanmasıyla şekilleniyor. Çevreden gelen seslerin tekrarlanması zamanla kar üzerinde yürümeyle oluşan izler gibi sinir hücreleri üzerinde iz oluşturuyorlar. Televizyondan gelen sesler ve görüntüler aynı anda gelmediği için resim ve sesler arasında boşluklar oluşuyor. Yetişkinlerde beyin bu boşlukları kendiliğinden dolduruyor, çünkü öncesinde beyinde yeterli sayıda iz oluşmuş vaziyette bulunuyor. Bebeklerde ise bütün duyular daha yeni oluşma aşamasında olduğu için bu boşluklar yüzünden beyinde muğlâk izler oluşuyor ve bu durum bebeklerin sonraki aşamalardaki öğrenmelerini zorlaştırıyor.

Profesör Spitzer’e göre Televizyon aynı zamanda şiddeti de tırmandırıyor. Bunu da doksanlı yıllarda Amerika’da 700 aile üzerinde yapılan bir araştırmanın sonuçlarıyla ispat yoluna gidiyor. Araştırmaya göre kırsal bölgede orta sınıfa mensup dindar beyaz ailelerin çocuklarından televizyon seyredenlerin seyretmeyenlere göre çok daha sıklıkla polis kayıtlarına geçtiği görülmüş. Profesöre göre 18 yaşına gelen bir Amerikalı o yaşına kadar televizyonlarda ortalama 32 000 cinayet görüyor. Bu cinayet görüntüleriyle oluşan anlam ifadeleri beyin tarafından reddedilmiyor bilakis içerde sürekli işleniyor ve genişliyor. 32 000 cinayet gören beyin, kişinin isteyip istememesine bakmaksızın bu görüntüleri içerde işlemeye devam ediyor.

Televizyonların evlerden atılmasının çok mümkün olmadığını, ancak en azından çocukların ulaşamayacakları yerlerde tutulmasını ve de kontrollü şekilde seyredilmesini öneren Profesör, kendi evinden televizyon aletini kaldırmış. Ancak çocukları televizyon ihtiyacını komşularda gidermeye başlamış. Bunda da olumlu bir yan gören Spitzer, bu sayede çocuklarının sosyalleştiğini söylüyor.

Çocukların ve gençlerin eğitiminde bilgisayar gereksiz ve zararlı

Alman Profesör eğitimde bilgisayarın kullanılmasına da karşı çıkıyor ve 18 yaşından önce bilgisayar kullanmanın eğitim anlamında çocuklara ve gençlere hiçbir şey katmayacağını iddia ediyor. 12 yaşındaki bir çocuğun bilgisayar başında geçirdiği oyun zamanına ve oynanan oyunların kanlı içeriğine dikkat çekiyor.

Bunun yanında gençlerin ruhsal gelişimi konusunda bilgisayarların hiç de faydalı olmadığını anlatan Profesör Spitzer, bilgisayarlı eğitim yerine öğretmenlerin daha fazla teşvik edilmesi ve durumlarının iyileştirilmesinin gereği üzerinde duruyor. Profesör, araç kullanmak için nasıl 18 yaşı bekleniyorsa ve de bu durum otomobil kullanma konusunda kimseyi dezavantajlı duruma düşürmüyorsa bilgisayar kullanmak için de belli bir olgunluğa erişmenin kimseyi hayatta geri bırakıp dezavantajlı konuma sokmayacağını söylüyor.

banner53
Yorumlar (0)
12
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?