banner39

Terörle yargılanan çocuklara yeni mahkeme

Terör suçundan yargılanan çocukların davasına 'Çocuk Mahkemeleri' bakacak.

Arşiv 29.09.2009, 22:15 30.09.2009, 08:14
Terörle yargılanan çocuklara yeni mahkeme


Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Adalet Bakanlığı'nın terör suçlarından yargılanan çocuklarla ilgili düzenlemesinin Bakanlar Kurulu'nda benimsendiğini söyledi. Çiçek, terör suçu işlediği iddiasıyla yargılanan çocukların Çocuk Mahkemeleri'nde yargılanacağını belirtti.

Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada, Bakanlar Kurulu'nda Varlık Barışı'nın süresini 31 Aralık 2009'a kadar uzatmaya karar verdiklerini söyledi. Çiçek, yurt içindeki ve yurt dışındaki varlıkların ekonomik gelişmeye ilişkin değerlendirmeleri dikkate alınarak yıl sonuna kadar uzatılmasına karar verildiğini ifade etti.

Çiçek, Bakanlar Kurulu'nda 17 Ekim'den geçerli olmak üzere sınır ötesi operasyonlara izin veren tezkerenin bir yıl daha uzatılmasının benimsendiğini ve imzaların tamamlandığını dile getirdi. Çiçek, "Meclis açılır açılmaz mümkünse bunun Genel Kurul'da görüşülüp karara bağlanmasını arzu ediyoruz. Tezkerenin 6 Ekim'de görüşülmesini istiyoruz." dedi.

Anayasa'nın 101. ve 102. maddesinde Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesiyle ilgili bir anayasal düzenleme ve değişiklik yapıldığını hatırlatan Çiçek, "Bunlar referanduma sunuldu, kabul edildi. Bununla ilgili uyum yasasının çıkması gerekiyor. Seçimin nasıl yapılacağıyla ilgili Adalet Bakanlığı'nın hazırladığı tasarı var. Görüşüldü ve prensip olarak kabul edildi. Bir iki küçük teknik düzenlemeden sonra bunu Türkiye Büyük Millet Meclisi(TBMM)'ne sevk etmiş olacağız."diye konuştu.

Adalet Bakanlığı'nın ve Avrupa Birliği (AB) müzakere süreciyle ve özellikle yayınlanacak raporla doğrudan ilgili olarak bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısını ele aldıklarını anlatan Çiçek, şunları söyledi: "Bunlar bir yönüyle demokratik açılımı da ilgilendiren konulardır. Bunların başında terör suçlarıyla ilişkisi olan ve yargılanmakta olan çocukların durumlarıyla ilgili düzenlemeler getiriyor. Bu düzenlemeler gerçekleştiği takdirde bu tip davalar 18 yaşından küçük çocukların davalarını Çocuk Mahkemesi'nde bakılabilecektir. Bunlarla ilgili ayrıca alternatif cezai tedbirlere gitme imkânı olacaktır. Yürürlükte olan Ceza İnfaz Yasası'nda değişik infaz çeşitleri var. Cezanın ertelenmesi, denetimli serbestlik gibi alternatif çağdaş imkânlar bu kanunla yürürlüğe girmişti. Çocuklar lehine önemli değişiklikler içeren bu değişikliği Bakanlar Kurulu'nda karara bağladık."

Çiçek, kurulda Adalet Bakanlığı'nın insan kaçakçılığıyla ilgili hazırladığı kanun tasarısının da ele alındığı belirtti.

AB'nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'nin kararlarının gereğinin yapılmasıyla ilgili kararı olduğuna dikkat çeken Çiçek, konuşmasına şöyle devam etti: "Bildiğiniz gibi uyum yasaları kapsamında AİHM'de Türkiye aleyhine karar alınmış ve yeniden yargılanmasına imkân hâsıl olan davalarla ilgili genelde bunu bir yeniden yargılanma sebebi olarak kabul ediliyor. Nitekim bir kısım davalar da bu şekilde görülüyor. 311. maddenin 2. fıkrası bakımından istisnai bir hüküm vardı. Bu hüküm içerisinde de bir kısım Türkiye'nin aleyhine verilmiş kararlar var. Bunların da yeniden yargılanmasına karar veren yeniden hukuki düzenleme getiriliyor. İnsan hakları açısından mahkeme kararlarının süratle yerine getirilmesi için bir düzenlemede bu vesileyle yerine getirilmiş olacak."

MAHKEMELER KARAR ALIRKEN BİZDEN TAVSİYE ALMAZLAR

DTP Milletvekilleri hakkında bir mahkeme tarafından verilen karar hatırlatılarak, "Mahkeme kararı demokratik açılımı etkiler mi?' sorusuna ise Çiçek, şöyle cevap verdi: "Bir yargısal işlemdir. Biz şimdi burada yürütme olarak görev yapıyoruz. Yürütme organı olan hükümetin aldığı kararları açıklıyoruz. Mahkemelerin ne tip bir işlem yaptığını biz bilmeyiz. Hiçbir mahkemede karar alırken hiçbir makama sormadan hukuka, dosyaya ve bugüne kadar ki uygulamalara riayet ederek düzenleme yaparlar. Mahkemelerin aldığı karar ne ise yürütme organın dışındadır, bizim dışımızdadır, yargısal bir işlemdir. Bunun yorumunun şu veya bu şekilde yapılması bize düşmez. Yargılama faaliyeti devam ederken ben açıklama yapmıyorum. Bunu hukuken doğru bulmuyorum. Mahkemeler karar alırken bizden tavsiye almazlar. Neyin ne olduğuna kendileri karar verir. Hukuk çerçevesinde Türkiye'de olan işlem bundan ibarettir. Siyaseten bunların tartışmalarını yapan oluyor. Bunlar nedir ne değildir ama bizim bugün tartıştığımız bir konu değil. "

MHP'YE CEVABI MECLİS'TE VERİRİZ

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 'demokratik açılım'a yönelik sert eleştirilerde bulunmasının hatırlatılması üzerine de Çiçek, "Bu konunun ne kadar önemli olduğunun hepimiz farkında olmamız lazım. Bu, neticede milli bir meseledir, Türkiye'nin meselesidir. AK Parti'nin tek başına meselesi değildir. Benim değil bizim meselemizdir. O nedenle konuya herkesin sorumluluk duygusu içinde yaklaşmasında fayda görürüz. Kim ne söyleyecekse de onların cevabını TBMM'de konu görülürken veririz. Biz yaptığımız her iyi ülkemizin yararına diye yapıyoruz. Biz bunu açık olarak yapacağız." şeklinde konuştu.

PAKET LAFINI LİTERATÜRDEN ÇIKARMALIYIZ

Demokratik açılımla ilgili paket lafını literatürden çıkarmak gerektiğini ifade eden Çiçek, "Üstelik söylenen konularla ilgili uygun cevaplar da var ama biz böyle bir süreçte her söylenene cevap vermenin bu sürece zarar vereceğini düşünerek olabildiğince sabırlı ve soğukkanlı bu işi götürmek istiyoruz. Hâlbuki bu bir süreçtir. İlla başlığında paket olmayabilir. Mesela YÖK karar alıyor. Artuklu Üniversitesi'nde enstitüsü açılması, ana dilde yayına izin veren çalışma. Demek ki çalışma illa da numaralandırmaya 10-15 madde şeklinde sınırlandırmaya dayalı bir çalışmaya gerek yok. Her gün Türkiye'nin demokratik standartlarını yükseltecek uygulamalar yapmayı doğru buluyoruz." ifadelerini kullandı.
 
Kaynak: Ajanslar

 

banner53
Yorumlar (0)
23
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?