banner15

Tunus'ta Açlık Grevi

Tunuslu muhalifler, rejimin giderek artan baskısına karşı açlık grevine başladı. Eylem, yaklaşan 'BM İletişim Toplumu Konferansı' öncesinde dünya kamuoyunun dikkatini ülkeye çekmeyi amaçlıyor.

Tunus'ta Açlık Grevi

Tunus’ta işbaşında bulunan Zeynel Abidin Bin Ali rejimi, özgürlüğün kırıntısına bile tahammül edemiyor. Son iki ay içerisinde yaşanan gelişmeler, bardağı taşırdı. Önce Tunus Hukukçular Derneği’ne (AMT) yönelik bir darbe girişimi oldu. Dernek yönetimi azledilerek yerine iktidar yanlısı bir komite atandı, dernek lokaline de keyfi olarak kilit vuruldu. Ardından, İnsan Hakları Derneği’nin (LTDH) 6. Kongresi yasaklandı. Derneğin başkentteki ve değişik şehirlerdeki toplantıları engellendi, toplantılara katılmak isteyen onlarca kişi gözaltına alındı. Tunus Gazeteciler Sendikası (SJT) kongresi de yasaklandı. Bütün bunlara, bir kısmı 15 yıldır cezaevinde olan siyasi tutuklular üzerindeki baskıların artması eklendi. Konuşmak yasak ama... Tunus, diğer taraftan “Birleşmiş Milletler İletişim Toplumu Konferansı”na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Konuyla ilgili uzmanlar, kurumlar ve örgütlerin yanısıra, onlarca devlet ve hükümet başkanı da, 16-18 Kasım tarihleri arasında yapılacak konferansa katılmak üzere Tunus’ta olacaklar.

 

Böylesi bir toplantının kendi ülkelerinde yapılacak olmasını değerlendiren muhalif politik ve sosyal güçler, dışarıya karşı iyi bir imaj verme peşinde olan iktidarı köşeye sıkıştırmak ve özgürlükler alanını biraz genişleterek nefes alabilmek için, açlık grevine başladılar. 18 Ekim’de başlayan açlık grevine, üçü siyasi parti yöneticisi olmak üzere 7 tanınmış kişi katılıyor. Başkent Tunus’un merkezi semtlerinden birinde yapılan eyleme katılanlar Ahmet Necip Şebbi (İlerici Demokratik Parti Genel Sekreteri), Hamma Hammami (Tunus İşçileri Komünist Partisi Sözcüsü), Abdülrauf Ayadi (Cumhuriyet İçin Kongre Başkan Yardımcısı), Ayaşi Hammami (İnsan Hakları Derneği Tunus Şubesi Başkanı), Lütfi Hacı (Tunus Gazeteciler Sendikası Başkanı), Muhammed Nuri (Politik Tutuklularla Uluslararası Dayanışma Derneği Başkanı) ve Muhtar Yahyavi (Hakim, Bagımsız Hukuk Merkezi Başkanı).

Hak ve özgürlükler için

 

Eylemin başlangıcında yapılan basın açıklamasında, politik durum ve eylemin talepleri şu satırlarla ifade edildi: “Tunus son yıllarda politik, sosyal ve kültürel bakımdan sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Son zamanlarda özgürlükler bakımından tahammül edilemez bir sınıra gelindi. Biz politik parti ve sivil kurum temsilcileri olarak; örgütlenme özgürlüğü için, haber alma ve basın özgürlüğü için, politik tutukluların serbest bırakılması için 18 Ekim’de açlık grevine başladık. Tüm demokratik güçleri, dernekleri, sendikaları, siyasi partileri, bağımsız şahsiyetleri bu eylemi desteklemeye, ülkemizde demokratik bir değişim için kalkış noktası olabilecek bu taleplerin gerçekleştirilmesi için eyleme davet ediyoruz.”

Rejimin baskısı

 

Açlık grevinin başladığı binanın çevresi ilk iki gün boyunca güvenlik kuvvetleri tarafından çevrildi ve kimse binaya yaklaştırılmadı. Ancak, içeriden ve dışarıdan gelen yoğun tepkiler sonrasında abluka kaldırıldı ve eylem yeri o günden beri her gün onlarca, yüzlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor. İşçiler, sendikacılar, gençler, üniversite öğrencileri ve öğretim üyeleri, avukatlar toplu ziyaretler gerçekleştiriyor ve her ziyaret bir eyleme dönüşüyor.

Bu sayede, kongresi ve toplantıları yasaklanan İnsan Hakları Derneği, iki aydan beri ilk defa resmen yönetim kurulu toplantısını yapabildi. Üniversitelerde açlık grevcileriyle dayanışma komiteleri kuruldu. 29-30 Ekim günlerinde birçok kentte 600 civarında kişinin katıldığı sembolik açlık grevleri yapıldı.

Avrupa’nın çeşitli kentlerinde de dayanışma eylemleri başladı. Paris, Londra, Frankfurt, Cenevre, Stockholm kentlerinde yapılan eylemlere, bu ülkelerde yaşayan demokrat Tunuslularla Avrupalı aydınlar katıldılar. Eylem uluslararası basında da yankı buldu. El Cezire televizyonu konu hakkında haber yaparken, Avrupa basınının önde gelen gazeteleri de eyleme yer verdiler.

Hammami’nin açıklaması

 

Geçtiğimiz yıllarda Türkiye’ye gelerek çeşitli toplantılara katılan Hamma Hammami de açlık grevcileri arasında yer alıyor. Tunus İşçileri Komünist Partisi sözcüsü ve yasaklanan El-Badil gazetesinin yayın yönetmeni olan Hammami, gazetemize yaptığı açıklamada, “Artık hakların kırıntısına bile tahammül edilmiyor. Eylemimiz bir çaresizlik ürünü ama kendi kabuğuna çekilme manası taşımıyor. Aksine, zorbalıkla bastırılmış olan kesimlere mücadele mesajı vermeyi ve onları harekete geçirmeyi hedefliyor. Muhalif birçok parti ve kitle örgütü yöneticisinin ortak bir eylemde buluşması çok önemli. Bin Ali yönetimini şimdiden telaş sardı. Bizzat kendisi televizyona çıkarak, bizleri ülkenin imajını zedelemekle suçladı. Amacımız, örgütlenme ve ifade özgürlüğünün sınırlarını genişletmek, politik tutuklularla dayanışmamızı ifade etmek ve gerçek bir değişime katkıda bulunmaktır.”

 

Eylemle dayanışma mesajları, hahamma@yahoo.fr ve rita@ras.eu.org e-posta adreslerine gönderilebilir.

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48