banner39

'Türkiye artık o yumuşak başlı ülke değil'

Türkiye'de eksen kaymalarını gündemde tutmaya çalışanların aksine batı basını Türkiye'nin ne kadar güçlendiğini yazmaya başladı.

Arşiv 18.06.2010, 14:07 18.06.2010, 14:09
'Türkiye artık o yumuşak başlı ülke değil'


Dünya Bülteni / Haber Merkezi 

Son aylarda Türkiye'nin dış politikada gösterdiği kararlı duruş yurt içindeki bazı kesimler tarafından eksen kayması, doğuya yöneliş şeklinde gösterilmeye çalışılırken batı basını konuya daha farklı ve olumlu bir şekilde yanaştı. Batı basınına göre, Türkiye artık yeni bir güç ve batıya ricacı olan eski Türkiye değil pazarlık yapabilecek güce kavuşan bir ülke.

Türkiye'nin Batı dünyasından koptuğu iddialarının gerçekle bir ilgisi olmadığını yazan Financial Times (FT) gazetesi "Türkiye ile AB ilişkilerinin sadece şartları değiştir." dedi. "ABD ve bazı AB'lilerin sonsuza kadar beklediği gibi, Türkiye'nin artık yumuşak yüzlü, yalvaran bir ülke konumunda değil." diyen yazar Philip Stephens, Türkiye'nin ekonomik olarak dinamik, politik olarak kendine güveni olan bir ülke olduğunu altını çizdi.

Türkiye'nin konumunu anlatan FT karikatürü: 

44444.jpeg

Stephens'ın kaleme aldığı makalenin yanı sıra yayımlanan karikatürde, bir masanın etrafında oturan Sarkozy, Merkel ve ABD Başkanı Barack Obama, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a oturması için daha küçük bir sandalye gösteriyor, Başbakan Erdoğan ise parmağını "hayır" anlamında sallıyor.

Amerikan Savunma Bakanı Robert Gates'in Avrupa'yı, AB üyeliği konusunda ayak sürüyerek Türkiye'yi Doğu'ya itmekle suçladığını hatırlatan Financial Times, Gates'in özellikle Fransa ve Almanya'nın tavırları konusunda haklı olduğunu belirterek, Türkiye'deki en coşkulu Avrupa Birliği yanlılarının bile bu yüzden şevklerini kaybettiğini söyledi.

Son zamanlarda BM Güvenlik Konseyi'nde İran lehine oy kullanması ve İsrail ilişkilerinin gerilmesi üzerine Türkiye'nin Batı'dan koparak Doğu'ya yöneldiği ile ilgili iddiaların güçlendiğini ancak bunun Batı'dan kopmak olmadığını belirten yazar, Erdoğan hükümetinin kendi bölgesindeki politikalarıyla çatışma riskini azalttığını, savaşın eşiğine geldiği Suriye ile vizeleri kaldırdığını ve Irak ile zaman zaman yaşanan tansiyona son verildiğine çekti.

Philip Stephens, Türkiye'nin yeni bölgesel dış politikası ile Fransa ve Almanya'nın Ankara'yı küçümseyen politikası arasındaki farkın net olarak ortaya çıktığını kaydetti. AB'nin özellikle de Fransa ve Almanya'nın Türkiye'nin üyeliğini reddetmek için ellerinden geleni yaptıklarını belirten yazar Stephens, "Türkiye'de AB'yi güçlü bir şeklide destekleyen kesimin bile artık sabrı taşıyor." dedi.

Yazar, Türkiye'nin Batı'dan kopmak bir yana, bölgesindeki yeni politikasıyla AB için daha değerli bir üye olabileceğine de işaret etti. FT yazarı, Türkiye'nin Batı için kaybedilmemesi gereken bir ülke olduğunu belirterek şu yorumda bulundu: "Şu anki Türkiye, eski Türkiye'den daha çok şey verebilir AB'ye. Türkiye'nin Orta Doğu ve İslam dünyasında önemli bir itibarı var. İşe Batı'nın kaybetmemesi gereken Türkiye de budur."

banner53
Yorumlar (0)
32
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?