banner15

Türkiye-İran,Ortadoğu'da yeni tango

Mısır'ın saygın gazetelerinden, el Akhbar'ın Başbakan Erdoğan'ın İran ziyaretini "süpriz ve yerinde" bir ziyaret olarak yazdı.

Türkiye-İran,Ortadoğu'da yeni tango

Mısır'ın ikinci büyük gazetesi, el Akhbar'ın 12 Aralık 2006 tarihli sayısında, Ala Abdelvahap imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan yorumun çevirisi şöyledir:

Erdoğan-Ahmedinejad buluşması, Türkiye Başbakanının 24 saatliğine konuk olarak Tahran'a gelmesinden günler önce ziyaret programında yoktu. Üstelik, ziyaretin zamanlaması da birçok soruyu beraberinde getirdi. Ayrıca, görüşüldüğü açıklanan ve varsayımlara dayanılarak masaya yatırıldığı akla gelebilen konular da ilgi odağı oldu. Belki de açıklanmayarak kapılar ardından konuşulanlar, bu ani ziyaretin başlıca amacıydı.

Bölgesel ve evrensel düzeyde olayların ve aktörlerin yüksek dinamizmi gölgesinde, Türkiye-İran zirvesinin yapılması doğaldı. Çünkü olayların akışı, beklemeye gelmiyor. Dahası, rol ve konumu vurgulamak için hesapların gözden geçirilmesi, ardından çıkarları koruyacak ve riskleri azaltacak etkinin gösterilmesi artık ertelenmeyecek bir gereksinimdir. 

Bundan hareketle, Erdoğan'ın zamanlama bakımından bu ziyaretinin, resmen açıklandığı gibi gerçekten Irak dosyası, bölgesel sorunlar ve ikili ticaret hacmi v.s konularla sınırlı olup olmadığı sorularına olumlu yanıtlar vererek yorumlanması yeterli olmayıp, daha da irdelenmesi gerekiyor. Çünkü bu ziyaret, sadece gözlemciler değil iki ülkede de bazıları için sürpriz olmuştu.  

Türkiye ile İran'ın çıkarı, Irak'ta devleti bölmek veya federal bir yapıya çevirmek değil olayları kontrol altına almaktır. İstenilen, üniter ama güçsüz bir Irak'tır. Irak'tan koparılarak bir Kürt varlığının kurulması, iki komşunun başına büyük dertler açacaktır. Bölgesel durumun genelinde ve İran'ın varlık ve aktif olarak alanında ilerlemesi bağlamında yeni bölgesel düzenlemelerden söz edilirken, Ankara'nın seyirci kalma rolünü kabul etmesi düşünülemez. Dolayısıyla, Tahran ile yükselen rolü karşısında bölgenin geleceği hakkında diyalog kurmak, sevsen de sevmesen de diğer tarafların varlığını kabullenmek veya sineye çekmek artık geciktirilecek bir husus değildir. 

Bundan dolayıdır ki, iki ülke arasında ekonomik ve teknik işbirliğinin bu genel boyuttan bağımsız olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Ticaret hacminin, enerjinin temel kalem olarak kalması kaydıyla 10 milyar dolara katlanması, İran'ın rolünün arttığı ve Türkiye'nin de bunu kabullendiği anlamına gelmektedir. Türk tarafının bundan kazancı ise topraklarının, petrol ve doğalgaz servetine geçit olmasıdır.

Büyük bir ihtimalle, Tahran buluşması, Orta Doğu'da İran ve Türkiye arasında rekabet düzeyini düşürecek, koordinasyon ve işbirliği derecesini artıracak bir denklem üzerine kurulu ilişki ve rollerin yeniden formüle edilmesi yönünde sahneye getirilen yeni bir tangonun açılışıydı. 

Erdoğan-Ahmedinejad buluşmasına bu açıdan bakıldığında, ikisinin de pek yakında oluşacak bir stratejik boşluğu doldurmaya çalıştığı gözden kaçmamaktadır. Kaldı ki, Orta Asya'nın altı cumhuriyetinde Amerika'nın açık gözlülüğü ve Rusya'nın gövde gösterisine başlaması karşısında Türkiye ve İran için Arap dünyası, elverişli hareket noktalarının bulunması bakımından daha uygun durumdadır.

Başbakanlık basın yayın ve enformasyon

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35