'Türkiye reformları yaptığı sürece krize girmez'

Ekonomist Donato De Rosa, Türkiye'nin reformları iyi yönettiği sürece krize girmeyeceğini söyledi.

'Türkiye reformları yaptığı sürece krize girmez'



Fahri Sarrafoğlu/Dünya Bülteni

Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Koordinasyon Kurulu (YOİKK) ve Dünya Bankası işbirliğiyle hazırlanan Türkiye Yatırım Ortamı Değerlendirmesi Raporu’nun tanıtım toplantısında konuşan ekonomist Donato De Rosa, raporun sunumunu yaptı. Türkiye Yatırım Ortamı Değerlendirmesi Raporu’nun Tanıtım toplantısında konuşan De Rosa Türk şirketlerinin üretimini, ihracatını rekabetçiliğini ve istihdam yaratma gibi alanlardaki performansını güçlendirmek amacıyla yeni politika reformlarından bahsetti. 2009 yılında Türkiye ekonomisinde yaşanan gelişmelerine değinen De Rosa, kriz sonrası ortamdaki sürdürülebilir büyüme, iş sektörünün sağlıklı bir şekilde gelişmesini amaçlayan reformların devam ettirilmesi gerektiğini vurguladı.

KOBİ’LER BİRLEŞEREK BÜYÜMELİ

Raporun ekonominin sürdürülebilir, geniş tabanlı, KOBİ’leri içine alan ve ülke çapında daha dengeli bir şekilde dağılan büyümeyi yakalayabilmesi için üç öncelikli alanın tespit ettiğini ifade eden De Rosa, önceliklerden birincisinin, KOBİ’lerin büyümesini kısıtlayan, dolayısıyla şirket kesiminin büyük bir bölümünün ölçek ekonomilerinden yararlanmasını engelleyen özellikle mali engellerin azaltılması olduğunu söyledi. Türkiye’deki KOBİ’lerin benzen ülkelerin aksine, mikro ve büyük işletmelerden daha yavaş büyüdüğüne dikkat çeken De Rosa, mevcut politikalardaki düzenlemelerin mikro ve büyük şirketlerden ziyada KOBİ’leri daha fazla etkileyebileceğini ifade etti. Finansmana erişimin, KOBİ’lerin büyümesinin önündeki en büyük kısıt olarak göründüğünü vurgulayan De Rosa, bankaların borçluların kredi değerliliklerini değerlendirme yeteneklerinin arttırılması ve bunun yanında daha aktif bir Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) KOBİ’lere kredi verilmesini kolaylaştıracağını kaydetti.

HÜKÜMETTEN DAHA FAZLA REFORM BEKLENTİSİ

De Rosa, üçüncü bir önceliğin ise hükümetin düzenleyici kapasitesiyle ilgili daha fazla reform yapması ve bu kapasiteyi güçlendirmesi olduğunu kaydetti. Düzenleyici reforma yönelik kurumların ve mekanizmaların oluşturulması konusunda Türkiye’nin son zamanlarda attığı önemli adımların, stratejik vizyonunun daha ayrıntılı olarak belirlenerek, özel sektör ile istişarelerin arttırılarak daha etkili hale getirilebileceğini ifade etti. De Rosa ayrıca, Kalkınma Ajanslarının (KA) kurulmasının yerel düzeydeki önlemler yoluyla yatırım ortamı kısıtlarının hafifletilebilmesi için bir fırsat sunduğunu da sözlerine ekledi.

KOBİ’LERE DESTEK VERİLİRSE TÜRKİYE BÜYÜR

Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Ulrich Zachau, KOBİ’lerin önündeki engellerin azaltılması, verimliliklerinin artırılması ve finansa erişimlerinin sağlanması gerektiğini vurgulayarak bu konuda çok beğendiği bir örneğin Mamak’taki atık bertaraf tesisi olduğunu söyledi. Raporda bahsedilen tüm bu sistemlerin bir araya getirildiğinde finansa erişimin artırılmasının yanı sıra teknoloji, bilgi ve beceriye erişiminde kolaylaştırılması gerektiğini kaydeden Zachau, Türkiye’nin 10 binlerce Mamak örneği gibi projesinin olması gerektiğinin altını çizdi. Verimliliğin ve finansa erişimin rapordaki ilk öncelikli konu olduğunu belirten Zachau, ikinci önceliğin ise iş faaliyetlerinin düzenlenmesine ilişkin çalışmaların daha genişletilmesi olduğunu söyledi. İş dünyasının düzenleyici ve devletle yapılan işlerdeki geçen süreden yakındığı ifade eden Zahau, aslında dünyanın her yerinde benzer sorunların olduğunu kaydetti. Zachau, bu konuda gerçekten bir ilerlemenin söz konusu olduğunu ancak sorunların hala devam ettiğini belirtti.
 

Güncelleme Tarihi: 30 Mayıs 2010, 10:55
banner53
YORUM EKLE

banner39