Türkiye'yi karıştıran Deutsche Bank'a ABD'de soruşturma!

'90 milyar dolar lazım' şayiasıyla Türkiye'de krizi tetiklemek isteyen banka ABD'de sert kayaya çarptı, soruşturmaya girdi.

Türkiye'yi karıştıran Deutsche Bank'a ABD'de soruşturma!

 

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Aralarında Almanya'dan Deutsche Bank'ın da bulunduğu yedi banka hakkında, New York Başsavcılığı yolsuzluk gerekçesiyle soruşturma başlattı. Alman Deutsche Bank'ın ismi, küresel krizin ilk aylarında Türkiye'de ekonomik krizi tetiklemeye çalışan dedikodular ve IMF'ye ihtiyaç bulunduğu şayialarını çıkarmasıyla duyulmuştu.

New York Başsavcısı Andrew Cuomo, Deutsche Bank ile Morgan Stanley, Goldman Sachs, Bank of America’ya ait yatırım bankası Merrill Lynch, Citigroup, Credit Suisse, UBS ve Credit Agricole'nın yetkililerini ifadelerini almak üzere savcılığa çağırdı. Cuomo ve ekibi, sözkonusu bankaların yatırımcılarını ve rating ajanslarını, ipotek değerleri konusunda yanıltıp yanıltmadıklarını araştırıyor.

Frankurt’ta bir açıklama yapan Deutsche Bank sözcüsü ise kurum olarak sürekli dürüst hareket ettiklerini, yetkililerle birlikte çalışarak durumlarını sağlamlaştıracaklarını söyledi.

Öte yandan borsa kontrol kurumu FINRA, New York’ta yaptığı açıklamada, Deutsche Bank’a bağlı Securities LLC’ye, karşılıksız boş satışlar yaparak, sistemli bir şekilde kuralları çiğnediği için 575.000 Dolar para cezası verdiklerini bildirdi. Deutsche Bank’ın Amerika’daki tahvil hisseleri ticareti yapan şirketi Securities LLC, karşılıksız satışlara imkan vermiş. Bu şekilde rizikolu alışveriş yapan piyasa ortağı, elinde olmayan ve nereden alacağını da henüz tam olarak bilmediği hisseleri satışa çıkarıyor. Bu tür transaksiyonlar borsa’daki kurların hızlanmasına ve kontrolden çıkmasına yol açıyor.

TÜRKİYE'DEKİ DÖVİZ SPEKÜLASYONUN ARDINDA DEUTSCHE BANK VARDI

Geçtiğimiz yılın başlarında Washington Post'ta yeralan bir haberde Deutsche Bank'ın Türkiye'nin 90 milyar dolara ihtiyacının olabileceğini hesapladığı belirtilmişti. Fransız Le Monde da, Deutsche Bank'ı kaynak göstererek, Türkiye'nin krizde olduğunu, her an batabileceğini duyurmuştu.

Türk uzmanlar ise Deutsche Bank'ın bu manipülatif açıklamasının spekülatif niyet taşıdığını ve Türkiye'yi IMF ile masaya oturtmak amacında olduğunun altını çizmişti.

Taraf yazarı Süleyman Yaşar, 23.03.2009 tarihli köşeyazısında Türkiye'deki döviz açığı üzerine sürekli spekülasyonlar yapıldığını belirterek 'Özellikle Deutsche Bank ve Commerzbank gibi bazı bankalar brüt ve net döviz açığı ayrımını yapmaksızın kamuoyuna yönelik açıklamalarında Türkiye’nin döviz açığını abartıyorlar. Bu tanımsız açıklamalar, Türkiye’de döviz piyasalarının oynaklığını arttırıyor' yazmıştı. 

YENİ ŞAFAK: AYDIN DOĞAN DEUTSCHE BANK'A ORTAK

Yeni Şafak gazetesi de Deutsche Bank'ın Türkiye'nin döviz ihtiyacının 90 milyar olduğunu açıklaması sonrasında önemli bir iddia ortaya atmış, Aydın Doğan'ın Deutsche Bank'ın ortaklarından olduğunu yazmıştı. Yeni Şafak'a göre, DD Mortgage isimli şirketin yüzde 49'u Almanlara, yüzde 51'i ise Aydın Doğan'a aitti. Şirketin başında ise Vural Akışık bulunuyordu.

DEUTSCHE BANK 2001 KRİZİNDE DE DEVREDEYDİ

Kriz dönemlerinde Türkiye'den para çıkışını körüklediği iddia edilen Deutsche Bank ile ilgili özellikle 2001'deki kriz süresince 'felaket' açıklamaları gelmiş ve bu yüzden döviz piyasasında ciddi oynaklıklar yaşanmıştı.

2001 krizinde, kriz gecesi Aydın Doğan'ın bankası olan Dışbank, Merkez Bankası'ndan yüklü döviz alımı gerçekleştirmişti. Kendisinden büyük bankalar olan Akbank, İş Bankası ve Garanti Bankası'ndan daha büyük alım gerçekleştiren Dışbank'ta bu işlemi o dönem bankanın başında bulunan Vural Akışık'ın organize ettiği iddia edilmişti. Bu döviz operasyonu Doğan Grubu'na ciddi bir kur kazancı olarak yansımış, banka, Merkez Bankası'ndan sadece bir gecede 258 milyon dolar döviz alımı yapmıştı.

76 ÜLKEDE FAALİYET GÖSTERİYOR

76 ülkede faaliyet gösteren Deutsche Bank'ın gelirinin yüzde 80'i yatırım bankacılığından geliyor. 580 bin hissedarı var. Bunların yüzde 99'u birey. Bankada yüzde 3'ten büyük payı olanlar ise Fransız Axa ve İsviçreli Credit Suisse.

BANKALARA OPERASYON YILBAŞINDA OBAMA'NIN EMRİYLE BAŞLADI

Daha fazla kâr amacıyla yaptıkları kontrolsüz finansal işlemlerle, krizin mimarı olarak görülen bankacılık sektörü, yılbaşı itibarıyla eski kârlı ve şaşaalı günlerine geri dönünce, hem Amerikalıların hem de popülizme yönelen Obama'nın tepkisini çekmişti.

Wall Street Journal gazetesinin yaptığı bir araştırmaya göre; ABD'nin önde gelen 38 finans kuruluşunun 2009 yılı toplam geliri 450 milyar doları aşarken, bu gelirin yüzde 32'isinin çalışanlarına maaş, yan ödeme ve ikramiye olarak dağıtılacağı ortaya çıkmıştı.

Kriz döneminde Beyaz Saray'ın önünde sıraya girip "para dilenen" bu kurumların, 5-10 milyar dolar ek kaynakla ayakta kalma mücadelesi verirken, bugün yeniden eski alışkanlıklarına dönmeleri sonrası, Obama soruşturma emri vermişti.

Obama bankalara karşı savaşını şu cümlelerle başlatmıştı: "Bankaların tüketicilere hizmet verme misyonundan çok fazla uzaklaşmalarına artık izin vermemeliyiz. Bu uğurda mücadele etmeye hazırım. Son yıllarda çok sayıda finans şirketi riskli yatırımlarla kamu kaynaklarını riske attı. Amerikalı vergi mükellefleri bundan sonra asla, çökmesine izin verilemeyecek kadar büyük bir banka tarafından esir alınamayacak… Eğer kavga istiyorlarsa da ben hazırım" dedi.

Obama'nın planına göre; bankaların geleneksel bankacılığın dışında kalan fon yönetimi ve özel yatırıma yönelik tüm faaliyetlerini sonlandırmaları gerekiyor.

ABD'li bankaların faaliyetlerinin kısılması; Credit Suisse, UBS, Deutsche Bank ve Barclays gibi Avrupalı bankaların işine yarayacağı için, bu soruşturmalar da bankaların üzerinde onları her an biçecek bir kılıç gibi sallandırılacak.

Güncelleme Tarihi: 14 Mayıs 2010, 17:34
banner53
YORUM EKLE

banner39