banner15

Üç diktatör 'hesap vermeden' gitti

2006 yılı diktatörler açısından verimli bir yıl olarak geçmedi. Dünyayı kasıp kavuran bir ateşin içerisine atan 3 diktatör bu yıl içerisinde öldü...

Üç diktatör 'hesap vermeden' gitti

2006'da 'dünyanın vicdanı', diktatörlerin ölümüyle bir nebze rahatladı. Eski Yugoslavya'nın mirasçısı ülkeler, kanlı dağılışın mimarı 'Balkan kasabı' lakaplı Sırp lider Slobodan Miloşeviç'e, Şili halkı binlerce evladına mezar olarak Pasifik Okyanusu'nu layık gören General Augusto Pinochet'ye, Güney Afrika ise ırkçı Apartheid rejiminin son lideri 'Büyük Timsah' lakaplı Pieter W. Botha'ya veda etti. Ama diktatörlerin adaletle hesaplaşmadan ölümü öfkeyle karışık buruk bir sevinç yarattı.

Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi'nde yargılanan 64 yaşındaki Miloşeviç martta, kararın açıklanmasına iki ay kala öldü. "Beni zehirliyorlar" diye mektup yazdığı ortaya çıkınca cinayet romanlarına dönen ölüm sebebi otopsi sonrası kalp krizi olarak açıklandı. Naaşını Belgrad'da 100 kişi karşıladı. Devlet töreni yapılmazken memleketi Pozeravaç'taki cenazesine 50 bin kişi katıldı.

Külleri Şili'ye savruldu

Şili'de Marksist Başkan Salvador Allende'yi 1973'te deviren Pinochet, 91 yaşında baypas sonrası öldü. 3 bin kişinin ölümü ve on binlercesinin işkence emrini vermiş 'El General' için devlet törenine, babasını darbede yitirmiş Sosyalist Başkan Michelle Bachelet geçit vermedi.
Ailesi 'mezarı tahrip edilir' kaygısıyla naaşı yaktı. Pinochet 'komünizmden kurtardığı' topraklara gömülemedi.

Mandela taziyesini de esirgemedi

Apartheid'den pişman olmayan Botha da, kasımda 90 yaşında uykusunda öldü. 1978-89 yıllarında binlerce insanın öldürülüp işkenceden geçirilmesi emri verse de, sağlığı bozuk olduğundan yargılanamayan 'Büyük Timsah'ı, yıllarca hapiste tuttuğu Nelson Mandela çoktan affetmişti. Mandela taziyelerini de esirgemedi.

Radikal

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35