banner15

Üçüncü İntifadaya Doğru

Ateşkes için sunulan bütün gerekçelerin hiçbir temeli yok. Şaron bu ateşkesi askeri güçle yapamadığını gerçekleştirmek için kullanmaya başladı. Amerikan tutumu ise başlangıçta yüzsüzlüğü göze batan bu sıkıntı karşısında kafası karışık bir görüntü çizdi an

Üçüncü İntifadaya Doğru

 

MUNİR ŞEFİK

 

Ateşkes ilanı ve uygulanmasına ilişkin toplu Filistin tutumuna ulaşma amaçlı sunulan bütün gerekçeler ve oluşumlar tek tek düşmeye başladı. Filistin tarafının ateşkes ilanının Şaron hükümetini uzlaşı yolunda yürüme noktasında ikna edeceği, bu yolda yürümez ise kendisini sıkıntıya sokacak ve ciddi görüşmeleri kabul etmeye zorlayacak Amerikan ve Avrupa baskılarına maruz bırakacağı söylendi. Buradan hareketle umutlu medya ve siyaset kampanyası uzlaşı için yeniden start aldı ve bu kampanyanın bir kısmı ateşkesi sağlama amaçlı baskıyı hedeflerken bir kısmı da gerçekli eğilimleri baskın kıldı.

 

Doğal olarak başta Hamas ve Cihat olmak üzere Filistin direniş gruplarının çoğunluğu bu gerekçelerle ikna olmuş değildi ancak Filistin-Filistin ayrılığından sakınmak gibi tek bir sebepten ötürü ateşkesi kabul ettiler. İktidardaki Fetih yönetimi ateşkeste ısrarlıydı ve Mısır hükümeti ateşkeste ısrarlı olduğu müddetçe bir Mısır-Filistin bölünmesinden sakınmak gerekiyordu. Buradan hareketle bu grupların tutumunun güçlü bir prestiji var. Diğer yandan direniş grupları Şaron’un gerek tutuklamalar, suikastler ve sınır dışı etmelerle gerek bazı kentlerin teslimi etrafındaki sonuçsuz görüşmelerle ve gerekse de duvarın inşasını sürdürmesi, yerleşim birimlerini genişletmesi ve Kudüs’ün Yahudileştirilmesi yoluyla bu ateşkesi bitireceğinden emin.

 

Ateşkes sonrası gelişmeler bu tutumun doğruluğunu beklenenin üzerinde teyit ediyor.  Bir yandan Batı Şeria’daki bir çok noktada olduğu gibi engellemeler, baskınlar ve suikastlerle provakasyona dönük eylemler durmadı. Daha da önemlisi Mealih Adomim yerleşim biriminin dahil edilmesi ve Ürdün nehri sınırına kadar genişletilmesiyle Büyük Kudüs’ün sınırları genişletildi. Böylelikle Batı Şeria kuzey ve güney diye ikiye bölündü.

 

Buna eski Kudüs’ün Yahudileştirilmesi yönündeki bir çok uygulama eşlik etti. Daha da tehlikelisi Aksa Camisi baskını hazırlığı. Süleyman Heykeli inşası yolunda ilk adım olarak Halil kentindeki İbrahim Camisi'nde olduğu gibi caminin ayrıştırılması hedefleniyor. Bu münasebetle hiç kimsenin yaşananların aşırı Yahudi grupların işi olduğunu sanmaması gerekmekte. Çünkü Ehut Barak’ın Camp David görüşmelerinde açıkladığı resmi İsrail politikası  bu yöndeydi. Ardından başka Yahudi yerleşik birimleri eklendi ve duvar inşaatına geçildi.

 

Bütün bunlar şu anlama geliyor: Ateşkes için sunulan bütün gerekçelerin hiçbir temeli yok. Şaron bu ateşkesi askeri güçle yapamadığını gerçekleştirmek için kullanmaya başladı. Amerikan tutumu ise başlangıçta yüzsüzlüğü göze batan bu sıkıntı karşısında kafası karışık bir görüntü çizdi ancak sonra Şaron’a destek çıktı. Pratik olarak yapılan uygulamalar bu gerekçelerin temelini çökertti.

 

Avrupa tutumu ise sıkıntısını ortaya koydu ancak harekete geçmeyip sessiz kaldı ve Şaron Avrupa’dan fazlasını beklemiyordu hatta belki de Avrupa tutumunu Filistin ve Arap tepkisini eritmek için faydalı da buldu.

 

Şayet durum bu şekildeyse soru şu: Ne yapmalı? Yanıt basit bir dille ateşkesin temel aldığı sebeplerin kurulu olmadığı gerçeğinin ilan edilmesidir. Zira savaş Şaron ve Bush tarafından tek bir kurşun atılmasa dahi sürdü. Yoksa Kudüs’ün Yahudileştirilmesi, yerleşim birimlerinin genişletilmesi ve duvar inşaatının tamamlanmasının ne anlamı kalır ki?

 

Bu ilandan sonra güçlü barışçıl intifadaya, gösterilere, protestolara start verilmesi noktasında Filistin tutumunun birleşmesi ve sonuçsuz görüşmeler oyunundan vazgeçilmesi gerekli. Ardından Arap tutumu özellikle Mısır’ın Amerikan vaatlerinin sonuç getirmediğini ilan etmesi kaçınılmaz. Tablo gayet açık ve ortada maalesef yanılgılara veya Amerikan ve Avrupa vaatleriyle oyalanmalara imkan yok. İntifada yoluna girmek resmi Filistin tutumunu düşmekten kurtarır ve girişimin ipini Filistin halkına, ulusal ve İslami güçlerine tekrar verir. Hatta Arap tutumunu ateşe atılmaktan kurtarır ( Katar’da yayımlanan El-Şark gazetesi, 3 Nisan 2005)

 

* Filistinli Yazar

Arapça’dan çeviri: Halil Çelik 

(Vakit'ten)  

 

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48