banner39

Ümmet Bilinci Diriltilmeli

Doha'da 300 Müslüman entellektüel ve alimin katılımıyla düzenlenen "Uluslararası Saldırganlığa Karşı Küresel Direniş" konferansı'nda İslâm dünyasına yönelik işgal ve saldırılar kınandı. Abbas Medeni Konferansta yaptığı konuşmada, ümmet bilincinin yeniden

Arşiv 06.07.2018, 09:30 06.07.2018, 09:31
Ümmet Bilinci Diriltilmeli

DOHA

Katar'ın başkenti Doha'da yapılan "Uluslararası Saldırganlığa Karşı Küresel Direniş" konferansı dün sona erdi. İslam dünyasının tanınmış 300 aydın, düşünür ve İslami hareket liderlerinin katıldığı konferansta, 3 gün boyunca birçok kavram ve terimin zihinleri bulandırmayacak şekilde tanımlanması, direniş için siyasi yöntemler ve hedefler belirlendi. "Reo-Liberaller" olarak isimlendirilen Neo-con'lara karşı İslâm dünyasının uyarıldığı konferansta, neo-conların ve Siyonist lobilerinin çok açık bir şekilde İslâm'ı hedef gösterdiği ifade edildi.
Müslüman düşünürler açıklamalarında, "Girişimimiz İslam ülkelerini ve halklarını hedef alan ve saldırganlığın en çirkin şekli olan Haçlı saldırılarına karşı her türlü barışçıl yolla direnmeyi amaçlamaktadır" ifadesi kullanıldı. Doha'daki "Arap Araştırmaları Merkezi" üzerinden yapılan konferansa, Avrupa'dan da birçok gazeteci ve batılı aydın iştirak etti. Konferansa katılan ünlü isimlerden bazıları şunlar: Dr. Yusuf el-Kardavi, gazeteci-yazar Fehmi Huveydi, gazeteci-yazar Muhammed Ammara, Pakistan Cemaat-i İslami lideri Gazi Ahmed Hüseyin, Fethi Yeken, FİS eski lideri Abbas Medeni,Hamas lideri Halid Meş'al ve Şeyh Muhammed Hüseyin Fadlallah. Konferansta alınan kararlar, konuşmalar ve bundan yapılacak uygulamalar yeni girişim tarafından www.qawim.org tarafından yayımlanacak.

Saldırganlığa karşı direniş

Konferansın açılış konuşması Dr. Abdurrahman Bin Umeyr en-Nuaymi tarafından yapıldı. Dr. Nuaymi, İslâm aleminin başta savaş olmak üzere saldırganlığın her türüne maruz kalındığını vurgulayarak, işgal kültürü ile sömürü zilletinin giderek yaygınlaştığını belirtti. Nuaymi, İslâm ümmetinin değerlerine saldırıların fiili savaşla birlikte at başı yürütüldüğünü, İsrail terörünün görmezden gelinerek "demokrasinin yaygınlaştırılması" bahanesiyle kentlerin yıkıldığı ve kutsal mekân ve değerlerin çiğnendiğini ve kültürel mirasın talan edildiğini söyledi. Dr. Nuaymi konferansı düzenlemedeki amaçlarının 'saldırganlığa karşı direniş" olduğunu, direnişten kastettikleri şeyin salt şiddet olarak tanımlanan 'silahlı mücadele" olmadığını, aksine her türlü 'sivil direnişi" de kapsadığını belirtti. Dr. Nuaymi, konuşmasının sonunda konferansa ev sahipliği yaptığı için Katar devletine şükranlarını sundu ve başvurdukları hiçbir ülkenin konferansa ev sahipliği yapmak istemediğini belirtti.

Neo-con'ların hedefi İslâm

İslâm dünyasının tanınan aydınlarından Fethi Yeken, konuşmasında, Amerikan saldırganlığının hedefinin, Arap milliyetçiliği, sosyalizm, radikalizm ve uluslararası kurumlar değil, bizzat İslâm olduğunu söyledi. Yeken, ABD'deki neo-con'lar ve Siyonist lobileri tarafından yapılan açıklamalar ve yayınlanan makalelerde İslâmi yaşam tarzının açık bir şekilde hedef alındığını belirtti. Her iki kesimin de niyetlerini gizlemekten çekinmediklerini ifade eden Yeken, İslam âleminin aynı zamanda stratejik konumu ve zengin doğal kaynaklarının hedef seçilmesinin tali nedenleri olduğunu ifade etti. Konferansa katılan Hamas Lideri Halid Meş'al yaptığı konuşmada, silahlı direnişin yanı sıra tüm çeşitleriyle sivil direnişin de büyük önem arz ettiğini vurgulayarak, işgale uğrayan her halkın silahlı direnişe başvurmasının en doğal hakkı olduğunu bildirdi. Meş'al, direnişin genel bir karşı duruş olduğunu ve tüm hayatı kapsadığını ifade etti.


Ümmet bilinci yeniden inşa edilmeli

Konferansa katılan Cezayir İslami Kurtuluş Cephesi (FİS) eski lideri Abbas Medeni ise yaptığı konuşmada, ümmet bilincinin yeniden ihya edilmesinin İslâm'ı hedef alan saldırganlığa karşı önemli olduğunu vurguladı. Medeni, İslâm dünyasını mezhebi ya da etnik gruplara ayırıp, bölmeye çalışan yeni dünyanın efendilerine karşı direnişin tek çözüm yolunun "ümmet" olma yolundan geçtiğini söyledi. Suudi Arabistan'da 2000 yılının Nisan ayında 500'den fazla kişinin katılımıyla gerçekleştirilen bir konferansta oluşturulmasına karar verilen girişimin merkezi Mekke'de bulunuyor. Girişim, Katar'da yapılan söz konusu konferansın sonunda kuruluş bildirgesini açıklayarak resmen çalışmalarına başlamış oldu. Girişimin kuruluş bildirgesinde şu ifadelere yer verildi: "İslâm ümmeti Siyonist ve neo-conlardan müteşekkil zulüm ve tuğyan güçlerinin saldırılarına maruz kalmaktadır. Bu şer güçler, ümmetin ve halkların servetlerini çalmak, iradelerini kırmak, toplumsal yapılarını ve eğitim sistemlerini değiştirmek istemektedir. Söz konusu saldırganlık çok boyutludur; İslâm'ın öğretilerine hakaret etmekte, çeşitli enformasyon ataklarıyla gerçekleri manipüle etmekte ve ekonomik kaynakları yağmalamaktadır. Girişimimiz İslam ülkelerini ve halklarını hedef alan ve saldırganlığın en çirkin şekli olan Haçlı saldırılarına karşı her türlü barışçıl yolla direnmeyi amaçlamaktadır."

banner53
Yorumlar (0)
12
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?