Ünlü müzede sahte eser şoku!

Dünyada ilk kez düzenlenecek olan sergide 15-20'nci yüzyıl arasında yapılmış ünlü sahte tablolar yer alacak.

Ünlü müzede sahte eser şoku!

İngiltere'nin Louvre'u sayılan Londra Ulusal Galerisi (National Gallery), bu sefer sanatseverleri sahte eserleri görmeye davet ediyor.

Yıl 1845... Ulusal Galeri yetkilileri, müzede sergilemek üzere bir resim alır. Ünlü Flaman ressam Holbein'ın Man With a Skull adlı eseridir bu. Ancak bir süre sonra, bu resmin sahte olduğu anlaşılır ve müzenin müdürü acilen görevinden alınır.

Müzenin aldığı resim aslında Holbein'ın ölümünden sonra Alman bir ressam tarafından yapılmış kopyadır. Aradan neredeyse iki yüzyıl geçti ve artık her şey çok farklı. Çünkü Ulusal Galeri, 14 Temmuz 2010'da açılacak olan ünlü ressamların kopya eserleri sergisi için çalışıyor. Dünyada ilk kez düzenlenecek olan sergide 15-20'nci yüzyıl arasında yapılmış ünlü tablolar yer alacak.

Müzenin müdürü Nicholas Penny, bu sergiyi neden açmaya karar verdiklerini şöyle anlatıyor: "Uluslararası kriz sonrasında müzelerarası işbirliği yani uluslararası sergiler rafa kalktı. Uzun zamandır görücüde olan sergilere de artık turistler gelmiyordu. Bu nedenle dünyadaki tüm müzeler yönetmeliklerini değiştirdi. Biz de kopya eserleri sergilemeye karar verdik. Kriz sergilerin formatını tamamen değiştirdi" diyor.

Penny, müzenin daimi koleksiyonunda 40 kadar sahte eserin yer aldığını ve bunları gururla halka göstermek istediklerini söylüyor: "Sahtekarların ne kadar kurnaz ve yetenekli olduklarını bilmek gerek..." Londra'da Ulusal Galeri'nin 2010 yılında açacağı kopya sergisi küratörü Dr. Betsy Wieseman ile bir araya geldik ve sergilenecek eserleri sorduk.

Depoda, sergilenenlerin birkaç katı kadar kopya eser var.

Dünyaca ünlü resim eksperi Dr. Betsy Wieseman'ın karşısına oturduğum zaman aklımda tek bir soru vardı. Dünyanın bu en ünlü müzesi sahte ve şüpheli tablolarını sergilemekle müzenin ve ülkenin prestijine zarar getirmiş olmadı mı? "Asla" dedi Dr. Wieseman, "Üstelik sergilediklerimiz dışında depolarımız sahte eser ve yanlış tasnif edilmiş eserlerle dolu. Amacımız her müzenin, her koleksiyonerin ve müzayedecinin başına gelebilecek bir olayı dünyada ilk kez sanatseverlere göstermek." Bunun üzerine tabii ki National Gallery'nin depolarında ne kadar şaibeli eser var sorusu aklıma geliyor. Wieseman, bu soruya şöyle yanıt veriyor: "Sergilediklerimizin birkaç katı eser var."

Rembrandt, Raphael ve Dürer gibi önemli isimler var.

Bazı resimler dışında, hiçbir resim Ulusal Müze tarafından sahte olduğu bilinerek satın alınmamış. 21'nci yüzyıl uzay teknolojisi sayesinde sahte oldukları saptanan eserler derhal depoya kaldırılmış. Sahte olduğu bilinerek satın alınanlar ise o kadar güzel taklit edilmiş ki eğitim amacıyla müze koleksiyonuna dahil edilmiş.

Sahte eserler Washington Ulusal Galerisi başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında müze müdürlerini işinden etmiş. Bu konuda açık ve dürüst davranan ilk müze ise Londra Ulusal Galerisi... Sahte ve yanlış tablolar dünyaca ünlü ustalara ait. Rembrandt, Dürer, Georgeone, Holbein, Raphael gibi isimler var aralarında. Dr. Wieseman'a göre "Her şey ekonominin gereği arz ve talep meselesi. Taklit resim İtalyan Rönesansı başta olmak üzere talebin arttığı her dönemde yapılmış. Romalılar bile talep çok olduğu için Yunan heykellerinin taklitlerini yapmışlar. Modern resimde Dali, Picasso hep taklit edilmiş. 19'uncu yüzyıl ünlü ressamı Corot, 500 resim yapmış, oysa ABD müze ve özel koleksiyonlarında Corot'ya ait 2 bin resim bulunuyor."

"Sahte eserleri sergilemek bir çeşit katilin itirafı gibi olmuyor mu?" diye sorduğumda Dr. Wieseman kahkayı basıyor ve "Hayır, hatalar her zaman yapılır, önemli olan hatalardan ders almak ve yanlışları açıkca gözler önüne sermektir" dedi.



Kaynak: star

Güncelleme Tarihi: 09 Ağustos 2009, 09:20
YORUM EKLE

banner33

banner37