Unutulan bir kahraman: Umur Bey

Unutulan tarihi aktörlerden Aydınoğlu beyi Umur Bey'in haçlı seferleri ve Anadolu ve Trakya'nın İslamlaşması adına gösterdiği çaba ortaya konuluyor.

Unutulan bir kahraman: Umur Bey


Selim İnal-Dünya Bülteni / Tarih Servisi

Türkiye’deki çoğu tarihçi Osmanlı tarihi dışındaki tarihi pek dikkate almazlar. Mısır’da, Irak’ta yaşanalar Osmanlı’yla ilgiliyse konu üzerinde durulur yoksa önemsenmez. Timur, Babür, Baybars’ın yapıp ettiklerinden çok Türk olup olmadıkları üzerine kafa yorulur.

Çok uzaklara gitmeye gerek yok, bir dönem Anadolu’da derin iz bırakmış Beylikler Dönemi olarak bilinen Anadolu Selçuklu Devleti’nin Moğollara yenilmesiyle Kösedağ yenilgisiyle başlayan dönemle ilgili olaylar birkaç akademisyenin yaptıklarıyla sınırlıdır.

Aydın ve yöresinde beylik kurmuş olan Aydınoğulları, hem Bizans’la, hem Haçlılarla mücadele etmiş, Ege bölgesine sayısız imar ve sikan kazandırmış önemli bir beyliktir. Bu beyliği daha da önemli kılan Aydınoğlu Umur Bey’indeniz savaşlarında oynadığı roldür. Halil İnalcık son çalışması “Osmanlılar” adlı eserinde Umur bey’in yaptıklarına geniş yer vermiş. Rumların İslamlaşmasında da etkili olan Umur Bey , yöre halkının Müslüman Hıristiyan ayırt edilmeden istihdam edilmesine, geçim ve ekonomik faaliyetlerinin sağlanmasına önemli katkıda bulunmuştur.

Ege bölgesindeki Efes, Aniya, İzmir limanları Umur Bey’in iskan faaliyetleriyle Bizans döneminde kaybettiği canlığa tekrar kavuştu. Bu limanlar, bir gaza üstü olarak kullanıldığı gibi önemli ticaret merkezleri haline geldiler.

Aydınoğlu Umur Bey’in kurmuş olduğu donanmada Rumlar tayfa, Müslümanlar savaşçı olarak görev yapmaktaydı. İlk Türk –Rum işbirliği diyeceğimiz bu dayanışmayla fetihler gerçekleşirken aynı zamanda yöre halkı arasında hızlı bir İslamlaşma gerçekleşiyordu. Bu bölgenin İslamlaşmasının Menteşe Beyliği döneminde başladığını Umur Bey’in gayretleriyle tamamlandığını söyleyen Paul Wittek, 1350’li yıllarda bölge halkının tamamına yakınının Müslüman olduğunu söylemektedir.

Anadolu’ya karşı ilk Haçlı seferi Umur bey’i durdurmak için düzenlenmiştir

Haçlı seferleri tarihsel bağlamda iki dönem şeklinde ele alınır. İlki Kudüs’ü İslam dünyasından almak için düzenlenen Haçlı seferleri ikinci ise, Osmanlı’nın Balkanlardaki faaliyetlerini önlemek için düzenlenen haçlı seferleridir. Fakat Anadolu’ya karşı da Haçlı seferleri düzenlenmiş, Anadolu’daki beyliklerin uçlarda yayılmaları papalığın girişimleriyle önlenmek istenmiştir. İzmir ve civarının İslamlaşması papalığın dikkatinden kaçmayarak Türklere karşı bir Haclı iitfakı kurulması için Venedik korsanı görevlendirilmiştir. Ceneviz, Napoli, Fransa krallıklarının da katıldığı bu ilk seferin amacı Rumların Müslümanların elinden kurtarılması olarak belirtilmişti. Bizans imparatorluğu bu seferi desteklemekle birlikte Latinlerin yüzyıl önce yaptıklarını İstanbul da unutmamıştı.

Aydınoğlu Umur Bey Haçlılarla 1327’de karşılaşmış ve onları beklemedikleri bir yenilgiye uğratmıştı. İzmir ve Çeşme tekrar alınarak, Sakız adası Umur Bey’in hâkimiyetini tanımak zorunda kalmıştı. Umur Bey diğer Anadolu beyleri gibi bu savaşları beyliğinin sınırlarının genişletilmesi olarak görmemiş, daha önce İslam beldesi olan bu yerlerin savunulmasından her Müslüman için zorunluluk olduğunu belirtmiştir. Umur Bey’in Gelibulu, Trakya ve mora seferlerinde de İslam dinini bu bölgelere hakim kılmak için yaptığı İtalyan tarihçi K. Settanio’un papalık üzerine yaptığı çalışmada zikredilmektedir.

Umur Bey’in babası Bizans’la bir antlaşma yaptığı için oğlunun Hıristiyanlar üzerine yapılacak seferlere girişmemesini istemesine rağmen Umur Bey, babasının bu emrine karşı çıkarak kafirlere karşı gazayı önlemenin Allah’ın emirlerine karşı gelmek anlamına geldiğini bu yüzden savaşmaya devam edeceğini söylemiştir.

Umur Bey, bu anlatılanlardan maceracı birsi olduğu yargısı çıkabilir. Fakat Umur Bey’in özellikle Müslüman beyliklerle savaştan kaçındığını,diğer beyliklerin taarruzlarına rağmen kardeşin kardeşi kırmayacağını söylediğini görüyoruz.

Babasının ölümünden sonra beyliğin başına geçen Umur Bey, Sakız adasında Hıristiyanların korsanların Müslümanlara saldırarak yüzlerce kadın, çocuk ve ihtiyarı öldürmesi Sakız adasını kuşatmasına neden olmuş, Bizans imparatorunun araya girerek büyük miktarda haraç ödeyeceğini söylemesine rağmen Umur Bey, amaçlarının para almak olmadığını Müslümanlara yapılan saldırıların hiçbir şekilde karşılıksız bırakılmayacağını İstanbul’dan gelen elçiye iletmiştir.

Bizanslı devlet adamı ve tarihçi Kantakuzen eserinde Çimpe kalesini Osmanlılara vermesinin nedenini Gelibolu’dan Aydınoğullarını uzak tutmak olarak açıklamıştır. Aslında Umur Bey’in fetihlerinden çekindiği için bu kalenin Osmanlılara verildiğini görüyoruz. Bizans Aydınoğullarına karşı Osmanlı'yı tercih ederek biraz daha yaşam imkânı bulmak istediğini anlıyoruz.

Umur Bey’in faaliyetleri yalnız Ege bölgesi ile sınırlı değildir. Papalığı kendisi için daha büyük tehlike olarak gören Umur Bey, Bulgar ve Sırplara karşı Bizans’a yardımda bulunmuş, böylelikle Bizans’ın desteğini de almak istemişti. Fakat Bizans İmparatorluğu Umur Bey’in yardımlarına karşı paplığın tekrar Umur Bey üzerine bir Haçlı seferi düzenlemesinde ricacı olmuştur.

Papalık bu ricayı kırmayarak öteden beri rahatsız olduğu Umur Bey’den kurtulmak için yeni bir Haçlı seferi düzenlenmesine karar vermiştir. Venedik prensinin liderliğinde her biri 200-250 asker taşıyan 50 kadırgalık bir donanma oluşturulmuş, bu donanmaya Fransız, Napoli, Kıbrıs krallıkları ve Rodos şövalyeleri de iştirak etmiştir. Umur Bey, elindeki kuvvetlerle Haçlı seferine karşı koymuş, fakat diğer Anadolu beyliklerinin yardım etmemeleri nedeniyle son kalan 12 askeri ile İzmir kalesi önlerinde savaşırken şehit düşmüştür.

Ünlü Bizanslı tarihçi Greogoras, Umur Bey’in şehit edilmesi üzerine Bizans ve Avrupa devletlerinin günlerce süren eğlence düzenlediklerini, Haçlıların birinci Haçlı seferinden sonra en büyük galibiyetle tanıştıklarını söyler. Belki de Timur’un Ankara savaşından sonra İzmir’e gelmesi ve burayı alması sembolik bir anlam taşımak tadır. Yıllar sonra Timur, Latinlere son darbeyi indirerek Umur Bey’in hatırasını yeniden canlı tutmak istemiştir.







 

Güncelleme Tarihi: 07 Mayıs 2010, 17:14
banner53
YORUM EKLE

banner39