Üst kurul mu yoksa iş bulma kurumu mu?-DOSYA

Türkiye'de sayıları hızla artan üst kurallar KİT'leşme sürecine girdi.

Üst kurul mu yoksa iş bulma kurumu mu?-DOSYA


Fahri Sarrafoğlu/Dünya Bülteni


Üst kurulların ilk ortaya çıkışı 1800'lerin sonunda ABD'de ortaya çıkmış ve yayılmaya başlamışlardı. Bizde de 25 yıl önce kurulan Türkiye’nin ilk üst kurul olma özelliğine sahip Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulu, bugüne kadar yaklaşık 30 bin karara imza attı… Ama Üst Kurul sayısı bununla sınırlı kalmadı ilk önce 10 tane ile başlayan Üst Kurullar şu anda neredeyse 50’tane üst kurulumuz oldu.

ÜST KURUL

Aslında üst kurulların kurulma gayesi işlerin daha süratli ve hızlı yürümesi ve bürokrasiden arındırmak için kurulması tavsiye edilmişti. Ama gel gelelim her alanda olduğu gibi Üst Kurul’ları da kendimize benzettik ve neredeyse milletvekili seçilemeyenlerin ya da yakınlara iş bulmak için oluşturulmuş istihdam yeri olarak görülmeye başlandı….Bu arada üst kurullardan da memnuniyet yerine şikayetler de başladı. DDKurulu Raporuna göre üst kurullardan yapılan şikâyetlerin ana başlıkları şöyle:
 

Kamu yönetimi, etkinlik ve verimlilikten uzak çalışmaktadır.

Yolsuzlukların ve haksızlıkların odağı (en azından pasif bir izleyici) hâline gelmiştir.

 Keyfi kararlar ve istikrarsız uygulamalarla kamu kaynaklarını israf etmektedir ve bütün bunların bir yansıması olarak yurttaşların kamu kaynaklarını israf etmektedir.

Yurttaşların kamu kurumlarına ve yöneticilerine duyduğu güven azalmakta ve yönetime yabancılaşma artmaktadır.


SIKIŞINCA ÜST KURUL KURUYORUZ

Üst kurullar kervanına, kurulacak nükleer santraller için bir yenisi daha ekleniyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, nükleer denetim ve lisanslama faaliyetlerinin ayrı bir elle yapılması amacıyla "Türkiye Nükleer Düzenleme Kurumu" kurulmasını hedefleyen tasarı taslağını hazırladı ve ilgili kuruluşlara gönderdi. Tasarının yakın bir zamanda Başbakanlık'a gönderilmesi bekleniyor. Kurulacak üst kurul aracılığıyla üniversitelerin nükleer mühendisliği mezunları da iş bulma olanağına kavuşmuş olacak.Yine Avrupa Komisyonu'nun Türkiye'de sigorta sektöründe bağımsız bir düzenleme ve denetleme kurumu önerisine sigortacılardan da destek geldi. Sektör temsilcilerine göre AB uyum sürecinde siyasi etkiden uzak, bağımsız bir kurumun oluşturulması sektörün de lehine.

HANGİ AMAÇLA KURULMUŞLARDI?

Günümüzde pek çok ülkede, özellikle de Avrupa Birliği ülkelerinde mali piyasalar, enerji, telekomünikasyon ve rekabet hukuku gibi alanlarda görev yapmaktadırlar. Başlangıçta, 'politik etkilerden arınmış kararlar alabilmek' gibi basit bir amaç için düşünülmüş, ama piyasa ekonomisinin gelişmesiyle müdahalecilikten uzaklaşan ve 'hakemlik' rolüne oturmaya başlayan devletin bu yeni örgütlenmesinde vazgeçilmez olmuşlardır. Türkiye'de sayıları 50'ye yaklaşan üst kurullardan bir kısmının işlevinin dahi bilinmediği, bazılarının 'bürokrat arpalığı' için kurulduğu ileri sürülüyor. Cumhurbaşkanlığı, düzenleyici ve denetleyici kurul ve kurumların Avrupa Birliği (AB) normları dikkate alınarak faaliyet ve sorumluluk alanları ile varlık sebeplerinin yeniden belirlenmesini istedi.

TEK BİR KANUN ALTINDA TOPLANMASI İSTENİYOR

Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu (DDK), düzenleyici ve denetleyici kurumların oluşumu, teşkilatı, yetki ve görevlerine ilişkin denetim raporunu tamamladı. Raporda, SPK, RTÜK, Rekabet Kurumu, BDDK, EPDK, Kamu İhale Kurumu ile Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun ayrı ayrı denetimleri ışığında alınması gereken idari ve yasal tespitlere yer verildi. Buna göre kurumların idari yapı içerisindeki yerleri, görevleri, yetkileri, sorumlulukları ve hesap verebilirlikleri yönüyle oluşan belirsizlikleri bertaraf etmek üzere çerçeve bir kanuni düzenleme yapılması öneriliyor. Tüm düzenleyici ve denetleyici kurumların kurul kararlarına ilişkin davalar, ilk derece mahkemesi olarak Ankara'da oluşturulacak veya görevlendirilecek özel idari ihtisas mahkemelerinde görülmeli. Üst kurullarda norm kadro çalışmalarına başlanılmasını isteyen Devlet Denetleme raporunda, "Gereksiz birimlerin ve kadroların önüne geçilsin. İhtiyaç fazlası kadrolar iptal edilsin." ifadelerine yer verildi. Diğer bazı tespitler ise şöyle sıralandı: "Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nda öngörülen hususların uygulanmasına işlerlik kazandırılsın. Bütçe ve mali uygulamalar, kaynakların etkili ve verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayacak şekilde yeniden gözden geçirilsin. Kamu zararının ne olduğu, kamu zararının tespiti hâlinde zararın hangi ilgiliden nasıl tahsil edileceği ve konu ile ilgili cezai hükümlerin nasıl uygulanacağı konusunda gerekli düzenleme yapılsın

İŞTE BİLİNEN BAZI ÜST KURULLAR

Türkiye'de faaliyet gösteren bazı üst kurulların isimleri şöyle: T.C. Merkez Bankası, Yüksek Öğretim Kurulu, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Telekominikasyon Üst Kurulu, Elektrik Üst Kurulu, Tütün Piyasası Üst Kurulu, Şeker Piyasası Üst Kurulu, Rekabet Kurulu, Sermaye Piyasası Kurulu, Enerji Payasası Üst Kurulu, Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu, Doğalgaz ve Petrol Üst Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, Doğal Afet Sigortalar Kurulu, Kamu İhale Kurulu, Borç İdaresi Kurulu, İnternet Üst Kurulu, Din İşleri Yüksek Kurulu, Anıtlar Yüksek Kurulu, Transit Petrol Boru Hatları Kurulu, Çoçuk Hakları İzleme ve Değerlendirme Üst Kurulu, Başbakanlık İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu, Temiz Enerji Vakfı Üst Kurulu, Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Üst Kurulu, Kültür Bakanlığı Denetleme Üst Kurulu, Türkiye Çölleşme ile Mücadele Üst Kurulu, Tıbbi Kötü Uygulama İzleme ve Uzlaştırma Üst Kurulu, Karayolları Güvenliği Yüksek Kurulu, Talih Oyunları Yüksek Kurulu, Dil Tarih Yüksek Kurulu, Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu, Atatürk Yüksek Kurulu, Muzır Yayınlar Kurulu, Deprem Üst Kurulu, Devlet Denetleme Kurulu, Hesap Uzmanları Kurulu, Yüksek Seçim Kurulu, Yüksek Planlama Kurulu, Talim ve Terbiye Kurulu, Haberleşme Yüksek Kurulu, Basın İlan Kurumu ve Para Politikası Kurulu.

BAZISI FAYDALI BAZISI İŞE GEREKSİZ

D.D .Kurulu Raporuna göre düzenleyici ve denetleyici kurumlardan bazılarının etkinlik ve verimliliği genel olarak olumlu bulunurken bazılarının ise olumsuz bulundu. Rapora göre

Bazı düzenleyici ve denetleyici kurumlar tarafından, sahip olunan özerklik statüsünün gereklerine uygun hareket ediyor.

Ancak, bazı üst kurulların asli görevlerini yerine getirme hususunda kurulduğu günden bu yana başarılı sonuçlar ortaya koyamadığını ve özerklik uygulaması ile yaratılan çalışma ortamının yeterince değerlendirilemediği ve düzenlenmesi ve denetlenmesi öngörülen sektörün tam olarak kavranamadığı da görülüyor.

Kurul kararlarında içtihat birliği ve istikrarının sağlanamadığı ve özerkliğin gerektirdiği bağımsız ve tarafsız davranışlar/uygulamalar ortaya konulamadığı; zaman içerisinde oluşan hatalı idari ve mali özerklik algılaması ile kurum imkânlarının etkili, ekonomik ve verimli şekilde kullanılmamasına yol açıldığı ve hesap verilebilirlikten uzak bir çalışma kültürünün geliştiği tespit edilmiştir.


ÖNERİLER NEDİR?

Üst kurulların görevleri genel ifade ile değil ayrıntılı olarak belirtilmeli
AB normları dikkate alınarak düzenleme yapılmalı
İdari ve mali özerklik uygulamasının kapsam ve sınırının yeniden değerlendirilmesi ve net bir şekilde tanımlanması; özerklik uygulamasını zedeleyen uygulama ve mevzuat eksikliklerinin/belirsizliklerinin giderilmesine ihtiyaç vardır.
Söz konusu kurumların gerek kararlarında gerekse mali karar ve işlemleri ile diğer idari işlemlerinde ortaya çıkan idari ve mali hesap verilebilirlik ile ilgili mevzuat ve uygulama eksikliklerinin/belirsizliklerinin giderilmesine ihtiyaç var.

BAZI KURULLARDA ÖLÇÜ KAÇIYOR

Bu kurullar arasında SPK, BDDK ve RK üyelerine sağlanan olanaklar, her üç kurulun da doğrudan para ile ilgili olması nedeniyle anlaşılabilir. Kurul üyelerinin maaşlarının yüksekliği de bu çerçevede makul karşılabilir.
Tartışmasız, bu kurulların gerekliliği var. Ancak, ölçünün kaçtı ve gerekli, gereksiz alanlarda üst kurul önerisi gündeme getiriliyor ve hemen yasası da çıkarılıyor.
Şeker Piyasası Tasarı ile kamunun şeker sektöründen elini çekmesi sağlanacak, 3 yıl sonra kamuda hiçbir şeker fabrikası kalmayacak. O halde kurulacak üst kurul üç yıl sonra işlevini yitirecek. Serbest piyasa kurallarının işleyeceği böylesi bir sektörde üst kurulun yapabileceği ne olacak?

Üst kurullar, Sayıştay denetimi ile Devlet İhale Yasası dışında. Bu da kurula son derece geniş harcama yapabilme yetkisi getiriyor. Şu anda, bu kurulları denetleyecek hiçbir birim olmadığı için, kurullar özel kuruluşlara dönüşüyor. Buna karşın tüm kurullarda, sağlanan büyük kaynaklar nedeniyle, trilyonlarca lira para birikiyor. Gelişmiş demokratik ülkelerde böylesine denetimden uzak kurullar yoktur.

Kurullar devletin personel politikasında yeni bir adaletsizlik örneği. Kurul üyeleri en yüksek devlet memurunun (Başbakanlık Müsteşarı) iki katı ücret alıyor. Bu kurulların önemi nedeniyle böylesi uygulamalara gidildiği belirtiliyor. O halde Başbakanlık Müsteşarlığı bu kurullara üye olmaktan daha aşağı bir makam mı? Başbakanlık Müsteşarlığı suiistimale daha mı az açık? Bakanların bile müsteşardan 1.5 kat fazla maaş alabildiği bir ülkede kurul üyeleri bakanlardan da mı daha önemli görev ve işlevce sahip?

Bunun da ötesinde, kimse suiistimal yapmasın diye maaşlar yüksek tutulacaksa, en küçüğünden en büyüğüne kadar devlette çalışan tüm memurlarının ücretlerinin yükseltilmesi şart. Devletin hiç umulmadık birimlerinde de inanılmaz ölçüde büyük suiistimaller yapılabilir.

 Kurullar, personel statüsü ve personel ücretleri konusunda da kamu personeli arasında adaletsizliğe neden oluyor. Personel istihdamı kurul üyelerine olağanüstü yetki verdiği için, bu kurulların tümü, ya etkin kişilerin ya da kurul üyelerinin akraba-eş-dostu ile dolduruluyor. Personel alımı tamamen keyfi kurallara göre gerçekleşiyor ve böylesi bir olanak da saygınlığı yüksekolması gereken bu kurumları arpalık haline getiriyor.

Kurul başkanları personelin emeklilik durumunu bile belirleyebiliyor. Böylesi bir yetki keyfiliğe çok açık.
 

Güncelleme Tarihi: 03 Haziran 2010, 19:17
banner53
YORUM EKLE

banner39