banner39

Uzayın fiziksel özellikleri ve yaratılış

Bayrampaşa Bilim Merkezi'nce düzenlenen "Uzayın Fiziksel Özellikleri ve Yaratılış" semineri yoğun ilgi gördü.

Arşiv 08.04.2009, 01:26 08.04.2009, 01:26
Uzayın fiziksel özellikleri ve yaratılış


Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Bayrampaşa Bilim Merkezi tarafından 3 Nisan Cuma günü "Uzayın Fiziksel Özellikleri ve Yaratılış" konulu bir seminer düzenlendi. Fizik Yüksek Mühendisi Taşkın Tuna tarafından verilen seminere özellikle liseli gençlerin ilgisi yoğundu.

Taşkın Tuna seminere Dünyanın genel özelliklerini anlatarak başladı ve oldukça dikkat çekici örnekler verdi. Örneğin; her saniyede 17 milyon ton suyun havaya yükseldiğini fakat bu suyun yağmurlar, doğal kaynak suları sayesinde yeniden dünyaya dönerek toprağa ve diğer canlılara hayat verdiğini söyledi. Yine kutuplardaki buzulların önemini vurgulayarak, güneş ışınlarının zararlı etkilerini buzulların yansıttığını ve böylece dünyanın yaşanılabilir bir yer olmasının sağlandığını söyledi.

Dünya hakkındaki ilginç bilgilerden sonra sıra geldi Güneş'e. Güneş, 1 saniyede 570 milyon ton hidrojen atomunun helyuma dönüşmesi sonucu bu muazzam enerjisine sahip olmuş. Dünyada yaşamın olması için güneş ışınlarının 2 milyarda biri yeterli ve bu ışınların dünyaya ulaşma süresi ise 8 dakika.

Astronomi Dersi

Taşkın Tuna, konuşmasının bir bölümünde makrokozmozu yeterince bilmediğimizden dem vurdu. Örneğin; atomun, atomu meydana getiren parçacıkların ya da DNA'nın yani mikrokozmozun okullarda ders olarak işlendiğini fakat makrokozmozun ise yeterince işlenmediğini söyledi. Astronominin ders olarak konulması gerektiğini yıldızların, galaksilerin, samanyolunun…yani evrenin nasıl yaratıldığının, ne işe yaradığının öğretilmesi gerektiğini vurguladı.

Uzayda Geziyoruz…

Uzayda seyahat ettiğimizi biliyor muydunuz? Dünyanın kendi etrafında ve güneşin etrafında belli bir yörüngede döndüğünü okullarda öğrendiğimiz bilgilerden hepimiz hatırlıyoruz. Taşkın Tuna, burada yine çok ilginç bir bilgi daha veriyor bize. Dünya Güneşle birlikte dönerken her saniyede 30 kilometre yol alıyormuş. Bu da bize Güneşle birlikte aslında uzayın derinliklerine doğru yol aldığımızı gösteriyor.

Astronotlar Ağlayamazlar!

Evet, astronotlar ağlayamazlar çünkü uzayda yerçekimi yok. Uzay mekiğinde bulunan astronotlar da bu yüzden ağlayamazlar. Bu bilgiyi de öğrendikten sonra, birden ağlamanın bile bir nimet olduğunu, aslında dünyanın yaşam için ne kadar muntazam bir şekilde yaratıldığını düşünüveriyorsunuz.

Evren İnsana Benzer

Taşkın Tuna evrenin insana benzetilmesinin çok doğru olduğunu belirterek, insanın en küçük parçasının hücre olduğunu hücrelerin dokuları, dokuların organları, organların sistemleri sistemlerin de organizmayı oluşturduğunu anlattı. Aynı zincirlemenin uzayda da var olduğunu yıldızların, güneşlerin, gezegenlerin… tüm evreni oluşturduğunu bu yönüyle de insanla benzerlik taşıdığını vurguladı.

Neden Herşey Herşeyin Etrafında Döner?

Taşkın Tuna daha önce kendisine yöneltilen bu soruya yerçekim kuvveti, merkezkaç kuvveti gibi bilimsel cevap vermekten kaçındığını anlatarak verdiği cevabı şöyle açıkladı: "Çünkü zaman var. Zaman olmasa her şey durgun olurdu."

Big Bang (Büyük Patlama)

Taşkın Tuna, Big Bang'in çok sıcak ve yoğun bir ortam olduğunu sadece bu şekilde isimlendirildiğini söyledi. "Dünya Güneşten kopan bir parçadır" bilgisinin bundan 200 yıl önceye ait bir bilgi olduğunu, sadece maddenin değil zamanın da Big Bang'le başladığını belirtti. Hubble uzay teleskopunun 20. yüzyılın başlarında evrenin genişlediğini keşfetmesinin (yıldızların ve galaksilerin sadece bizden değil birbirlerinden de uzaklaşmasının) evrenin yaratıldığı anlamına geldiğini dolayısıyla evrenin bir yaratıcı tarafından var edildiğini söyledi.

Evren genişlediğine göre zamanda geriye doğru gidildiğinde çok daha küçük bir evren, daha da geriye gidildiğinde ise tek bir nokta ortaya çıkıyor, bu da evrenin "yoktan var edildiği" anlamını taşıyordu.

Evrenin yaratılmış olduğu gerçeğini bilim adamları bilimsel sonuçlara dayanarak açıklamaya çalışsalar da Kuran-ı Kerim bize asırlar öncesinden bunu zaten ispatlamış. "Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz bizim (her şeye) gücümüz yeter" (Zariyat Suresi – 47)

banner53
Yorumlar (0)
33
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?