banner27

Vietnam'dan kalma misket bombaları

İngiltere basınında Tayland'da askeri bir darbenin yankıları, Macaristan'da gösteriler, İngiliz askerin savaş suçu itirafı, güney Lübnan'da Vietnam'dan kalma misket bombaları...

Vietnam'dan kalma misket bombaları
İngiltere basınında bu sabah tüm gazetelerin manşetinde aynı haber göze çarpıyor: Nisan ayında tartışmalı bir seçim sonrası yeniden iktidara gelen Tayland Başbakanı Taksin Şinavatra'nın askeri bir darbeyle koltuğunu kaybetmesi.

Times gazetesi, “Generaller, Tayland Başbakanı Şinavatra, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için New York'ta olduğu sırada yönetimi ele geçirdi.” diyor ve ekliyor:

“Ülkenin en zengin işadamlarından olan Taksin Şinavatra, son dönemde yolsuzluk ve görevi kötüye kullanma suçlamaları ile karşı karşıyaydı. Gelişmeler, Tayland'da ekonomik istikrarın güvenliği konusunda endişeleri artırdı.

“Tayland, on yıldan kısa süre önce Asya'daki mali krizin de tetikleyicilerinden biriydi. Taksin, New York'ta yaptığı açıklamada, hala başbakan olduğunu savundu.

“London School of Economics'in Tayland uzmanlarından, aynı zamanda 1991'deki darbe sırasında Bangkok'ta bulunan Tim Forsyth, darbe liderlerinin iktidar peşinde olmadıkları görüşünde.

"Amaç, Taksin'i devirip yerine kabul edilebilir bir ismin atanmasını sağlamak. " diyen Forsyth’e göre, niyetleri de 'yeniden seçime gidileceğini ilan etmek'."

Macaristan’da gösteriler

Macaristan'ın Komünizmin çöküşünden bu yana en çalkantılı günlerini yaşadığı belirtiliyor.

Macarların, Ferenc Gyurcsany'nin Nisan ayındaki seçimi kazanmak için ekonomik duruma ilişkin yalan söylediklerini belirttiği bir konuşmanın basına sızması ardından başlattıkları gösteriler devam ediyor.

Macar Başbakan Ferenc Gyurcsany, hakkındaki tüm eleştirilere rağmen, görevinden istifa etmeyeceğinin altını çiziyor.

Independent gazetesinin haberine göre Batı Avrupa siyaseti standartlarına bakıldığında, Ferenc Gyurcsany'nin iki temel hatası var.

“Bunlardan ilki, geçen Nisan ayındaki seçimlerde partisini destekleyen seçmenlere, gözlerini boyayarak bir anlamda hakaret etmiş olması. İkincisi ve daha da şaşırtıcı olan, hızla alev alabilecek görüşlerini çalışma arkadaşlarına anlatacak kadar saf davranmış olması...”

Macaristan'da yayımlanan gazetelerden Nepszabadsag'daki bir yorumda, son iki gecedir süren gösterilerin ardından "Sorumlu olan kim?" diye soruluyor.

Ancak verilen yanıt, 1989 sonrasında düzenlenen gösterilerin uzun bir listesini içeriyor. Gazete, "zaten tüm bu gösterilerde şiddete başvurulması ihtimali vardı" diyor.

Alman Frankfurter Rundschau ise Macaristan Başbakanı Ferenc Gyurcsany'nin açıklamalarının "canlılık getirecek bir dürüstlük" içerdiğini belirterek şu yorumu yapmış:

“Ferenc Gyurcsany, seçmenlerine daha başta bu dürüstlükle seslenseydi, bu canlılık daha da artardı. Bu şekilde devam etmeyi başardığı takdirde, yeni bir siyasi tarzın doğuşuna tanık olabiliriz. Ki Macaristan'ın buna ciddi şekilde ihtiyacı var.”

Avusturya gazetesi Die Presse de Gyurcsany'ye destek verenlerden.

“Ferenc Gyurcsany, konuşmasında milletvekillerine popülerliklerini kaybetme pahasına ülke için sıkı çalışmaları çağrısı yapıyor. Gyurcsany seçim kampanyasında dürüst davranmamış olsa bile, en azından gelecek seçime kadar gerçeklerle yüzleşmeyi istiyor.”

İspanyol El Pais gazetesi ise “Gyurcsany, kendi ölüm fermanını kendi elleriyle imzaladı“ yorumunu yapmış.

Savaş suçu itirafı

İngiltere gazetelerinde bu sabah dikkat çeken diğer bir haber de ilk kez bir İngiliz askerin, Irak'ta savaş suçu işlediğini itiraf etmesi.

Times gazetesi, 35 yaşındaki İngiliz Onbaşı Donald Payne, dün mahkemede yaptığı açıklamada, Iraklı sivillere insanlık dışı muamelede bulunduğunu itiraf ederek savaş suçu işlediğini kabul eden ilk asker oldu.” diye yazmış.

“Payne ve diğer yedi kişi, 26 yaşındaki Iraklı Baha Musa'nın ölümünden dolayı suçlanıyorlar. Musa, 36 saat boyunca tutulduğu Basra'daki gözetim kampında ağır şekilde dayağa maruz kalmıştı.”

Onbaşı Payne'in 30 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabileceği belirtiliyor.

Vietnam’dan kalma misket bombaları

Independent gazetesi Amerika Birleşik Devletleri’nin, İsrail'e misket bombaları satışına yasak getirebileceğini yazıyor.

Haberin sahibi şu sıralarda güney Lübnan'da bulunan deneyimli gazeteci Patrick Cockburn:

“Lübnan'ın güneyini halı gibi kaplayan patlamamış onbinlerce mühimmatın içinde Amerikan yapımı yüzlerce misket bombasının bulunduğunun anlaşılması, Washington'a İsrail'e silah satışını ertelemesi yolundaki çağrıları getirdi. Bomba imha ekipleri, İsrail'in savaşın son üç gününde attığı, 1 milyonu aşkın küçük bombalardan oluşan misket bombalarından kalan patlamamış parçaları ara vermeden temizlemeye çalışıyor.

“Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı da İsrail'in Lübnan savaşındaki Amerikan yapımı misket bombası kullanmasını incelemeye aldı. Özellikle de İsrail'in misket bombalarını sivillere uygulamayacağına yönelik gizli bir anlaşmayı bozup bozmadığı inceleniyor.

“Nebatiye'de elinde misket bombası patlayan bir kişiyi ziyaret ettik. Bombanın Vietnam Savaşı'ndan önce yapıldığı anlaşılıyordu, çünkü üzerinde garanti süresinin 1974'te dolduğuna ilişkin ibare vardı. Yakın tarihli misket bombalarının belli bir zaman geçtikten sonra kendi kendini imha özelliği bulunuyor. Ancak, 1974'ten öncesine dayananlar böyle bir özelliğe sahip olmadıklarından öldürücü birer mayına dönüşüyorlar."

Exxon Mobil’e uyarı

Guardian gazetesi, Kraliyet Bilimler Akademisi'nin Amerikan petrol şirketi Exxon Mobil'e uyarısını ilk sayfadan duyuruyor okuyucularına:

"İklim değişikliğini yalanlama amaçlı çalışmalara fon sağlamaya son verin!"

Habere göre, Exxon Mobil'e mektup gönderen İngiltere'nin önde gelen bilim adamları ve akademisyenler, şirketi iklim değişikliği üzerinde sağlanan bilimsel uzlaşmayı çökertme girişimlerini durdurmaya çağırıyor.

“Kraliyet Bilimler Akademisi, Exxon Mobil'e gönderdiği mektupta, şirketi, küresel ısınmaya ilişkin kamuya "doğru olmayan ve halkı yanlış yönlendiren" açıklamalarda bulunmakla suçladı. Akademi, mektupta 39 kuruluşa toplam üç milyon Amerikan dolarına yakın fon sağlandığını belirtiyor.

“Bu kuruluşlardan Amerikan George Marshall Enstitüsü ve İngiliz Scientific Alliance, atmosferde artan karbondioksit oranlarıyla küresel sıcaklık artışı arasında bir bağlantı olmadığını dile getiren ortak bir rapor yayımlamışlardı.”

Siklamenler tehlike altında

Daily Telegraph gazetesi siklamenlerin küresel ısınmanın yol açtığı iklim değişikliklerine direnmekte zorlandığını duyuruyor.

Bilim adamları, yazları kurak kışları ise yağışlı iklimi seven siklamen çiçeklerinin iklim değişikliği nedeniyle yok olma tehlikesi altında olduğunu söylüyor.

Reading Üniversitesi uzmanlarına göre, bazı türler değişikliklere uyum sağlıyor ama önümüzdeki 50 yıl içinde siklamen çiçekleri yeryüzünden tamamen silinebilir.

Kaynak: BBC

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner26

banner25