banner15

Washington'dan 'İşkence' İttirafı

ABD Dışişleri Bakanı Rice Amerika'nın hiç kimseye işkence uygulamadığı açıklamasının hemen ardından Dışişleri Bakanlığından üst düzey bir yetkili ilk kez, cezaevlerinde tutulan bazı kişileri Kızıl Haç'a göstermediklerini ittiraf etti.

Washington'dan 'İşkence' İttirafı

Amerikan hükümeti, 'teröre karşı savaş' diye adlandırdığı operasyonlarda hapis tuttuğu kişilerden bazılarını Uluslararası Kızılhaç örgütü yetkililerine göstermediğini ilk kez itiraf etti. ABD'nin bu itirafıyla CIA'in uluslararası gözlemcilerden saklanan gizli hapishaneler işlettiği yönündeki kuşkuların artması bekleniyor. Amerikalı üst düzey yetkili John Bellinger'in dile getirdiği itiraf, CIA'in gizlice yakaladığı tutsaklara Amerikan toprakları dışındaki gizli tesislerde işkence uyguladığı iddialarının alevlendiği bir döneme rastlıyor. ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'a çıktığı Avrupa gezisi boyunca sürekli bu konuda sorular soruldu. Amerikan dışişlerinin en üst düzey hukuk danışmanı olan John Bellinger Cenevre'de gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Uluslararası Kızılhaç'ın Guantanamo Üssü'nde tutulan herkese ulaşma izni olduğunu; ama diğer yerlerde benzer durumdaki tutsaklar için aynı şeyi söyleyemeyeceğini ifade etti. Bellinger, bu konuda daha fazla ayrıntıya girmedi.
CIA'in bazı Doğu Avrupa ülkelerinde gizli hapishaneleri olduğu yönündeki iddialar hakkında bir yorumda bulunmayan John Bellinger sadece ''bazı iddiaların çok saçma biçimde abartılmış olduğunu'' söyledi. Uluslararası Kızılhaç, bu durumda hapis tutulan bir grup kişinin varlığını bildiğini ve son iki yıldır bu insanlar hakkında daha fazla bilgi almak için Washington'a talepte bulunduğunu söylüyor. Kızılhaç yetkilileri, bu taleplerini sürdüreceklerini söyledi. ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice Avrupa gezisi sırasında ısrarla Amerika'nın hiç kimseye işkence uygulamadığını dile getirdi. Fakat Washington'daki BBC muhabiri, Kızılhaç'ın tutuklu bulunan herkese ulaşma hakkı olmadığı müddetçe Amerikan yönetiminin işkence iddialarının odağında kalacağını düşünüyor.

Kızıl Haç'a gösterilmeyen esirler

Amerikan dışişlerinin en üst düzey hukuk danışmanı olan John Bellinger Cenevre'de gazetecilere yaptığı açıklamada, Uluslararası Kızılhaç'ın Guantanamo Üssü'nde tutulan herkese ulaşma izni olduğunu, ama diğer yerlerde benzer durumdaki esirler için aynı şeyi söyleyemeyeceğini ifade etti. CIA'nin bazı Doğu Avrupa ülkelerinde gizli hapishaneleri olduğu yönündeki iddialar hakkında bir yorumda bulunmayan John Bellinger sadece bazı iddiaların 'çok saçma' biçimde abartılmış olduğunu söyledi. Uluslararası Kızılhaç, bu durumda hapis tutulan bir grup kişinin varlığını bildiğini ve son iki yıldır bu insanlar hakkında daha fazla bilgi almak için Washington'a talepte bulunuyor. Kızılhaç yetkilileri, bu taleplerini sürdüreceklerini söyledi.
Kızılhaç'ın ve diğer sivil toplum örgütlerinin tutuklu bulunan herkese ulaşma imkanı tanımadığı müddetçe Amerikan yönetiminin işkence iddialarının odağında kalması beklenirken, Bellinger'in bu açıklamasıyla bazı sivil toplum kuruluşlarının yeniden gizli gözaltı merkezleri konusunda harekete geçmesi bekleniyor.

'Hayalet tutuklular'

Bundan bir süre önce merkezi Amerika'da bulunan İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) de Washington yönetiminin ülke dışındaki bazı gizli merkezlerde en az 26 kişiyi gözaltında tuttuğunu açıklamıştı. Örgüt, 'hayalet tutuklular' olarak adlandırdığı bu kişilerin isimlerinin bulunduğu bir liste de yayımlamıştı. Bu kişilerin 11 Eylül saldırıları, Kenya ve Tanzanya'daki Amerikan elçiliklerinin bombalanması ve Bali'deki bombalı saldırılar gibi eylemlere karıştığından şüphelenildiği, ancak hiçbirinin yargı önüne çıkarılmadığına dikkat çekilmişti. HRW gözaltında tutulan bu şüphelilere işkence uygulandığını da belirtmişti.

Washington Post'un iddiası

İlk olarak Washington Post gazetesinde çıkan iddialarda, CIA'nin ''terör'' zanlılarını gözaltında tutmak için gizli merkezleri bulunduğu ve bu merkezlerin işkence amaçlı kullanıldığı öne sürülmüştü. Ayrıca CIA uçaklarının bazı ülkelerin hava sahalarını ve havaalanlarını da ''terör'' zanlılarının nakledilmesi amacıyla kullandığı ifade edilmişti. Gazete kimi eski, kimi halen görevde olan istihbarat yetkililerine dayanarak bazı zanlılarının bir Doğu Avrupa ülkesinde tutulduğunu belirtmişti. Bu merkezin Sovyet döneminden kalan bir askeri tesis olduğunu yazan gazete, Afganistan ve Tayland'da da bu gibi tesisler bulunduğuna dikkat çekmişti.
Zanlıları ülke dışında gizlice alıkoymak, ABD yasalarına ve ABD'nin taraf olduğu sözleşmelere uyma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Ayrıca zanlıların çok uzun süre hiçbir itirazla karşılaşmadan sorgulanması mümkün hale geliyor. Washington Post, bu gibi merkezleri içeren şebekenin 11 Eylül 2001 sonrasında, ABD'nin El Kaide'nin üst düzey üyeleri olduklarına inanılan kişileri ele geçirmesi ardından başladığını yazmıştı.

Kaynak: Haber siteleri

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48