banner27

'Yazılımedya internete yenildi'

The Economist, 'Gazeteyi kim öldürdü' başlıklı haberinde gazetelerin internete yenilmeye başladığını yazdı.

'Yazılımedya internete yenildi'

İngiliz ekonomi ve finans dergisi The Economist, 'Gazeteyi kim öldürdü' başlıklı haberinde gazetelerin internete yenilmeye başladığını yazdı. The Economist, sektörde durumun 'endişe verici' boyutta olduğunu ancak 'paniğe gerek olmadığını' belirtiyor.

The Economist yaptığı analize göre, insanlar haberleri artık internetten de takip ettiği ve genç nesil gazeteleri fazla okumadığı için gazetelerin tirajı yıldan yıla azalıyor. Reklamların online sitelere kayması nedeniyle gazatelerin reklamlardan aldığı pay da giderek düşüyor. Yapılan araştırmalara göre, yazılı basındaki reklamların yaklaşık dörtte biri önümüzdeki 10 yıl içinde dijital medyaya kayacak. Yazılı basının 1995 yılında tüm reklam gelirlerinden aldığı yüzde 35'lik payın, 2005'te yüzde 30'a indiği belirtilirken, 2015 yılına gelindiğinde bu payın yüzde 5'lik bir erozyona daha uğrayacağı tahmin ediliyor.

Patronlar çıkış arıyor

The Economist, "Kendine en çok güvenen gazetelerin patronları bile, kendilerini internette ya da cep telefonu, portatif elektronik eşyalar gibi yeni medya platformlarını yeniden keşfetmeleri halinde ayakta kalabileceklerine inanıyor" yorumunu yapıyor.

Bu bağlamda gazeteler, internet reklamcılığında paylarını artırmak için bir dizi yeniliğe gidiyor. Sadece gazetenin bir online versiyonu olmaktan çıkan internet sitelerinde, eskiden olduğu gibi 2. ya da 3. sınıf gazetecilerin değil çok önemli gazetecilerin yazılarına yer veriliyor. İnternetin önemini kavrayan bu tip gazetelerin online reklam pazarında kaptığı payın arttığı gözleniyor. Örneğin İtalya'da La Repubblica'nın web sitesini günlük tirajının iki katı olan 1 milyon kişi ziyaret ederken, 2006 yılının ilk yarısında online reklam gelirini yüzde 70 artırmış. Yine de online ziyaretçinin getirdiği paranın yazılı versiyon ile boy ölçüşemeyeceği belirtilirken, gazetelerin Google ya da Yahoo gibi portallar vasıtasıyla değil, okuyucuyu doğrudan kendisine çekecek yollar bulması gerektiği tavsiye ediliyor. Bu açıdan en iyi örnekler ise Norveçli Schibsted ve İspanyol El Pais gazeteleri. Wall Street Journal ise farklı bir uygulama ile online gelirini artırıyor; gazete, okuyucuya haberlerini ücret karşılığında sunan az sayıdaki yayından biri. Ayrıca Wall Street'in web sitesinde yayınlan bir ilanın gazetedeki ilanın fiyatının sadece 3'te 1'i. ABD genelinde bu rakam genellikle 6-7'de biri civarında.

Gazete markasıyla satış

Bu bağlamda gazeteler, doğrudan gazetecilikle ilgisi olmayan fakat kâr getirecek siteler de oluşturuyor. Örneğin Norveçli Schibsted Gazetesi, Aftonbladet gazete markasını kullanarak Viktklubben.se isimli zayıflama kulübü kurdu. Site, 54 bin üyesine 3 ayda bir ödenen 50 Euro karşılığında hizmet veriyor. İngiltere'de The Telegraph Grubu da okuyucularına kaz tüyü yastıktan, Sevgililer Günü hediyesine kadar birçok ürünü Daily Telegraph gazete markasını kullanarak satıyor. Bölüm, grubun kârının neredeyse üçte birini getiriyor.

Bedava gazeteye ağırlık

Yazılı basını 'şoke' eden bir diğer gelişme de 'bedava gazeteler'. Bu tip yayınların öncülerinden olan İsveçli Metro International'a göre, her gün 28 milyon adet bedava gazete dağıtılıyor. Avrupa'da bedava gazetelerin toplam içindeki payı yüzde 16'ya ulaşmış durumda. Bu tip gazetelerin maliyeti daha düşük olduğu ve özellikle insanlar işe giderken rahatlıkla okunabildiği için tercih ediliyor. Bu da büyük gazeteleri bu yönde adımlar atmaya itiyor. Örneğin, Fransız Le Monde günlük olarak bedava bir yayın hazırlamayı düşünüyor, Ruport Murdoch'ın sahibi olduğu News International da önümüzdeki ay Londra'da bedava bir akşam gazetesi çıkarmayı planlıyor.


WP'den yanıt: Basın, kültürel değişime ayak uydurmalı

The Economist Dergisi'nde "Gazeteyi kim öldürdü?" başlıklı dosyada yazılı medyanın can çekişmekte olduğu iddiasına The Washington Post'tan yanıt geldi. Gazetenin köşe yazarı Alvaro Vargas Llosa bu soruya; 'Hiç kimse' diye verdiği yanıtta; yazılı medyanın yanlış teşhis ve tercihlerinin kurbanı olduğunu, katili dışarıda aramamak gerektiğini savundu. Washington Post yazarı şu yorumu yaptı:

"Çin ve Hindistan istisnaları bir yana dünyada genel eğilim gazetelerin tirajlarının azalması yolunda. Gazetelerin ABD'de olsun Avrupa ve Latin Amerika'da olsun en büyük hataları üzerlerine gelen tehlikeyi mali ve teknolojik bir olgu olarak algılayıp gerçekte kültürel bir olgu olduğunu fark etmemeleri oldu. Geçen yirmi yılda basın sektörünün tehdide karşı koyuşu iki planda oldu. Biri, mali yapıyı yeniden biçimlendirmek ve kağıda basılı gazetelerin bir de online versiyonunu yapmak. Basın sektörü yeni teknolojiyi salt kendi başına bir şeymiş gibi ele aldı. Sandı ki ünlü bir marka ile bir web sitesi kurulursa teknolojinin getirdiği rekabet sıkıntısı da kurnazca çözülmüş olur. Ne var ki hiç de öyle olmadı çünkü olay kültüreldi. Artık insanlar internetten aynı hizmeti çok daha seri bir şekilde ve çok daha ucuza mal edebiliyorlar. Bu nedenle gazetelerin yapması gereken, sitelerini ziyaret eden okuyucularının sitede daha uzun süreli kalmasını sağlamak. Bunun için de kültürel değişime uyak uydurmaları gerekir. İnsanlar, okudukları, gördükleri ve duydukları hakkında daha fazla kontrol sahibi olmak istiyor...

 

Kaynak: Dünya

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner26

banner25