banner39

Yedi yıl sonra Çin Japon yakınlaşması

Çin Başbakanı Wen Jiabao, bugün Japonya'nın başkenti Tokyo'yu ziyaret edecek.

Arşiv 11.04.2007, 09:23 11.04.2007, 10:52
Yedi yıl sonra Çin Japon yakınlaşması

Bu temas, sorunlu bir geçmişe sahip iki ülkenin son aylardaki yakınlaşmasında önemli bir köşetaşı olarak görülüyor.

Tokyo ve Pekin bir süredir, Kuzey Kore'nin nükleer programı ile ilgili görüşmelerde birlikte yer alıyor.

Ayrıca ortak tarihlerinden doğan anlaşmazlıkların çözüme kavuşturulması için de bir komisyon oluşturmuş durumdalar.

Çin'in Japonya ile ilişkileri son derece karmaşık. Gencinden yaşlısına, Japonya'nın savaş dönemindeki eylemlerine yönelik büyük bir husumet var.

Tokyo'nun bu tarihi miras ile yeterince yüzleşmediği düşünülüyor.

Ancak bir yandan da Çinli gençler, Japon modası ve eğilimlerini takip ediyor, orta sınıf Japon arabaları ve elektronik eşyaya hücum ediyor.

İki ülke arasındaki ticaret hacmi geçtiğimiz yıl iki yüz milyar doları aştı.

Japonya'nın savaş dönemine ilişkin tutumu nedeniyle donma noktasına gelen siyasi ilişkilerde de, geçen yıldan bu yana bir kıpırdanma dikkati çekiyor.

Çinli liderler, Tokyo'daki yeni yönetim ile temas kurabileceklerini düşünüyor.

Bu nedenle de Başbakan Wen Jiabao'nun ziyaretine büyük önem veriliyor.

Anlaşılan o ki, Pekin geçmişin sorunlarını bir kenara bırakıp, Japonya ile ilişkilerini onarmak istiyor.

Bunun kolay olmayacağı açık. Ancak yine de, başlangıç için önemli bir adım olduğunda herkes hemfikir.

Tokyo, Pekin ile enerji işbirliği ve çevre koruma konularında anlaşmalar imzalamak istiyor. Hedef Çin'e teknoloji satmak ve ülkedeki hava kirliliğini azaltmak.

Ancak enerji işbirliği konusundaki en önemli proje olan, ciddi petrol ve doğalgaz kaynaklarına sahip olduğu düşünülen Doğu Çin Denizi'nde ortak arama projesinin kolay kolay hayata geçmeyeceği düşünülüyor.

Uzmanlar, iki ülkenin henüz böylesine büyük bir projeye birlikte girişecek kadar birbirine güvenmediğinin altını çiziyor.

banner53
Yorumlar (0)
21
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?