banner15

Yeni Küresel Gücün Ayak Sesleri

ABD ve AB'ye karşı Asya'dan yeni bir küresel gücün ayakları sesleri işitiliyor. Asya'daki yeni ittifakın ABD'yi rahatsız ettiği belirtiliyor. Sovyetlerin çökmesinin ardından ABD'nin tek süper güç olarak kalması özellikle Asyalı güçlü ülkeler arasında

Yeni Küresel Gücün Ayak Sesleri

İngiltere'de yayımlanan The Financial Times gazetesi bugünkü sayısında, dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileri Çin ve Hindistan'ın petrol alanında "aptalca" diye niteledikleri rekabete son vermek üzere ittifak kurduğunu yazdı. Gazete, "Dünyanın en büyük iki petrol tüketicisi uzun yıllardır süren rekabeti bir kenara bırakıp, başka kıtalarda petrol kaynakları temin etme yolunda işbirliğine gitme kararı aldılar" dedi. Haberin devamında şunlara yer verildi; "Anlaşmaları, rekabetleri sonucu fiyatların yükselmesini önlemeye yönelik. Hindistan ve Çin devlet petrol şirketlerinin Suriye'deki petrol sahalarında ortak hisse alması, gelecekteki işbirlği için örnek olarak gösteriliyor. Ayrıca bundan böyle, olası bir ihale hedefi konusunda da, önce iki ülke haberleşecek."

İKİNCİ KUTUP İÇİN İŞBİRLİĞİ  Mİ?

Sovyetlerin çökmesinin ardından ABD'nin tek süper güç olarak kalması özellikle Asyalı güçlü ülkeler arasında işbirliği arayışlara neden olmuştu. ABD faaliyetlerinin arttığı bu dönemde dikkat çeken gelişmeler de yaşanıyor. Asya İşbirliği Diyalogu toplantısında ortak para birimi, siyasi sorunların çözümü için ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi, Keşmir sorununun; Hindistan-Pakistan arasında; sınır sorununun da Çin-Hindistan arasında barışçı yollardan çözümü için kararlar alındı.

Çin Başbakanı Jiabou'nun geçtimiz aylarda Hindistan'a yaptığı resmi ziyaret herkesin dikkatini çekmişti . İki ülke ilişkileri yeniden canlanırken, Çin, Pakistan merkezli Güney Asya politikasını Çin-Pakistan-Hindistan bölgesel işbirliği şekline dönüştürmek istiyor. 2020 yılında Dünyanın 2 ve 3. ekonomileri olacak Çin ve Hindistan'ın işbirliği yapması, ABD, AB ve Japonya'nın karşısına ciddi rakipler çıkaracak gibi görünüyor. Pekin-Yeni Delhi yakınlaşmasından rahatsız olan ABD, bu birlikteliğin ilerlemesindense, Hindistan'ın Çin'e karşı denge unsuru konumuna gelmesini istiyor.

İstikrarlı-güvenli veya istikrarsız-kaotik bir dünya yaratmak açısından tek kutuplu ve çok kutuplu düzenin beraberinde getirdiği avantajlar ve dezavantajlar bulunuyor. Tek kutuplu dünya sistemindeki adil bir merkezi güç istikrarlı bir dünya, adil olmayan politika izleyen bir merkezi güç ise istikrarsız bir dünya miras bırakacaktır. Çok kutuplu dünya sisteminde askeri, ekonomik, kültürel, siyasi ve sosyal bakımdan birbirini dengeleyen güçlerin çokluğu istikrarlı bir dünya, güçler dengesindeki boşluk ise otorite mücadelesini ve ardından istikrasız bir dünya sistemini miras bırakacaktır.

Bu teori, günümüzün dünya sistemine hemen hemen uygundur. Tek kutuplu dünya sisteminin merkezinde bulunan ABD, diğer Batılı güçlerin desteğini almaya çalışmakta ve kendi güvenlik endişelerini ön planda tutarken diğer güçlerin çıkarlarını hesaba katmamaktadır. Öte yandan da Çin, Hindistan, İran ve Rusya gibi Asyalı güçlerin ABD merkezli tek kutuplu dünya düzenini değiştirme çabaları sürmektedir. Çok kutuplu dünyanın daha istikrarlı ve güvenilir bir düzen sağlayacağı düşüncesinde olan Asyalı güçler, her türlü sorunlarını çözerek siyasi, ekonomik ve askeri imkanlarını birleştirmenin yolarını aramakta ve bu şekilde ABD hegemonyası ile mücadele etmeyi hedeflemektedir. Yaklaşık 60 yıldır savaş beşiği olan Güney Asya'da son bir ay içinde barış rüzgarlarının esmesi ve anlaşmaların imzalanması, merkezinde ABD bulunan tek kutuplu dünya düzenine karşı çok kutuplu dünya düzeni oluşturma girişimleri olarak algılanabilir.

Eş zamanlı gelişen olaylar hiçbir zaman tesadüf değildir. Bu bağlamda ABD faaliyetlerinin Asya'da arttığı dönemde aşağıdaki gelişmeleri alt alta sıralarsak olayların birbirinin tamamlayıcısı olduğunu görürüz:

- Asya İşbirliği Diyalogu'nun 5 Nisan 2005 tarihli İslamabad toplantısında, Asya'da Ortak Para Birimine geçiş konusu tartışmaları,

- Yine, Asya İşbirliği Diyalogu'nun aynı tarihte düzenlediği "Asya'da Ekonomik İşbirliği" konulu toplantıda Diyalog'a üye Asyalı ülke temsilcilerinin tamamının bölgedeki siyasi sorunların ekonomik işbirliğine engel oluşturduğu konusunda hem fikir olması ve siyasi sorunların çözümü için ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi teklifinde bulunması,

- Son elli yılda dört savaş yaşayan Pakistan ve Hindistan'ın Keşmir Sorunu'nu barışçıl yolla çözme ve ticari ilişkilerini geliştirme arayışları,

- Hindistan ve Çin'in toprak sorunlarını siyasi yolla çözmek için imzaladıkları ön anlaşma ve Serbest Ticaret ve Kapsamlı Ekonomik İşbirliği çalışmalarının sürmesi,

- Batının baskılarına rağmen devam eden Rusya-İran Nükleer İşbirliği,

- ABD muhalefetine rağmen İran gazını Hindistan hatta Çin'e kadar götürecek İran-Pakistan-Hindistan doğalgaz hattının görüşülmesi.

Bu seçeneklerden bazıları devletlerin bağımsız dış politika izleme isteğinden bazıları ise Asya'da işbirliğini geliştirme isteğinden kaynaklanmaktadır. Gelişmelerden özellikle ikisinin yakın tarihte Güney Asya'nın, Asya'nın ve dünyamızın kaderini belirleyecek veya değiştirebilecek nitelikte olduğu söylenebilir.

HİNDİSTAN-ÇİN SERBEST TİCARET ANLAŞMASI

Çin-Hindistan yakınlaşması Güney Asya, Asya ve dünyadaki askeri, siyasi ve ekonomik gelişmelerin yönünü değiştirebilecek bir yakınlaşmadır. Çin Başbakanı Wen Jinbaou'nun 4-11 Ağustos 2005 tarihindeki Güney Asya ziyareti hem Çin-Pakistan işbirliğini bütün alanlarda pekiştirmiş ve hem de Çin-Hindistan toprak sorunun siyasi çözümü için ön adım olmuştur.

1962 yılında yaşanan savaş sonrasında Çin-Hindistan arasında 1998 yılına kadar sönük süren ekonomik ilişkiler daha sonra giderek canlanmış ve Jinbaou'nun ziyareti de politik diplomatik ilişkiler için yeni fırsatlar sağlamıştır. Çin Başbakanı Wen Jiabou'nun 7-12 Nisan 2005 tarihli Hindistan ziyaretinde iki önemli anlaşma imzalanmıştır:

1. Serbest Ticaret ve Ticari İlişkilerin Genişletilmesi Anlaşması.

2. Çin-Hindistan arasındaki toprak sorunun siyasi çözümü için ön anlaşma. Bu anlaşmalar hem Çin'in hem de Hindistan'ın bölge politikasındaki değişikliği göstermektedir. Hindistan Başbakanı Manmohan Sing'in "Hindistan ve Çin dünya düzenini yeniden şekillendirmelidir" açıklaması aslında bu işbirliğinin diğer boyutunu göstermektedir.

Özellikle anlaşma tekliflerinin Çin'den gelmesi Çin'in bölgeye yönelik politika ve diplomasisindeki değişimi göstermektedir. Çin'in Pakistan merkezli Güney Asya siyaseti değişmekte ve Çin-Hindistan-Pakistan üçlü entegrasyonuna gitmektedir. Böylece Hindistan'ın güvenliğine tehdit olarak gördüğü Çin-Pakistan işbirliği de nitelik değişerek Çin-Hindistan-Pakistan bölgesel işbirliğine dönüşebilir. Yapılan hesaplamalara göre 2020 yılında dünyanın 2. ve 3. büyük ekonomileri olacak Çin ve Hindistan'ın işbirliği AB, ABD ve Japonya için yeni fakat çok daha güçlü bir ekonomik rakibin ortaya çıkması anlamına gelmektedir.

KEŞMİR SORUNU'NA BARIŞÇIL YAKLAŞIM

Hindistan-Pakistan barış görüşmeleri doğrudan Güney Asya dengelerini, dolaylı olarak ise dünyadaki ekonomik ve siyasi gelişmeleri etkileyebilecek Çin-Hindistan işbirliğinin devamı olması açısından önemli bir gelişmedir. 15 Şubat 2005 tarihinde alınan kararla Hindistan kontrolündeki Keşmir'in başkenti Srinagar ile Pakistan kontrolündeki Muzaffarabad arasında 7 Nisan'da başlatılan otobüs seferleri ve Hindistan-Pakistan takımları arasındaki kriket turnuvası meyvelerini vermeye başladı. 17 Nisan'da kriket turnuvasına katılan Pervez Müşerref, Keşmir sorununda da olumlu sonuçlarla döndü. Yaklaşık altmış yıldır süren ve tarafları nükleer savaşın eşiğine getiren Keşmir Sorunu, bölgenin kaderini belirleyici özelliktedir. Taraflar, sorunun barışçıl yolla çözülmesi için öneriler sunmuş ve ticari ilişkilerin gelişmesi için de görüşmelerde bulunmuşlardır. Pervez Müşerref'in Hindistan ziyaretinin olumlu sonuçlanması devletler arasındaki sorunların çözüldüğü anlamına gelmese de Keşmir Sorunu üzerine yapılan görüşmelerin en olumlusu gerçekleştirilmiştir. Bu durum, her an savaşın patlayabileceği bir bölgenin güvenli ve istikrarlı bir bölgeye dönüşeceği sinyallerini vermektedir. Ayrıca ABD, Rusya ve Çin gibi küresel güçlerin de kendi çıkarları nedeniyle sorunun barışçıl yolla çözülmesine destek vermeleri barış fırsatını artırmaktadır.

GÜNEY ASYA'DA- ABD- ÇİN REKABETİ

Güney Asya'da ABD Yönetimi ile Çin Yönetimi arasında bir yarış yaşandığını söylemek mümkündür. Son iki ay içinde ABD'nin dışişleri bakanlığı ve savunma bakanlığı, Çin'in ise başbakanlık seviyesindeki ziyaretleri bu yarışın bir göstergesini oluşturmaktadır. Her iki taraf da Uzak Doğu, Ortadoğu, Orta Asya ve Hint Okyanusu'ndaki gelişmeleri etkileyebilecek coğrafi konuma sahip Güney Asya bölgesindeki etkinliğini bir ölçüde artırmaya çalışmaktadır.

Pakistan-Hindistan arasındaki gelişmeler Çin ve ABD'yi de yakından ilgilendirmektedir. Güney Asya, Çin için bir arka bahçe olarak tanımlanabilir. Bölge devletleri ile olan askeri, ekonomik ve siyasi ve coğrafi bağlarından dolayı her türlü gelişmeden etkilenmektedir. Hindistan-Pakistan yakınlaşması ve bölgesel çatışmanın ortadan kalkma ihtimali Çin'in bölgesel politikalarına uygundur. Keşmir Sorunu'nun çatışmaya dönüşme ihtimali Pakistan Hindistan görüşmelerini aksatarak bölgede oluşabilecek bir birlik mekanizmasını engellemiştir. Ayrıca Keşmir sorunu, bölge dışı güçlerin -özellikle herhangi bir yerde ortaya çıkan çatışmaları kendi ulusal güvenliğine tehdit olarak gören ABD'nin- taraflara baskı veya destek uygulayarak bölgede etkisini artırması ve Çin'i dengeleme olasılığı Pakistan ve Hindistan'ı bir nevi dış güçlere bağımlı duruma düşürmüştür.

ABD'nin Güney Asya politikası, Hindistan'a askeri, siyasi ve ekonomik destek vererek bölgesel ve hatta küresel rakip olarak gördüğü Çin'i dengelemeye çalışmak şeklindedir. Hindistan'ı desteklemesi, onu müttefik olarak algılamasından kaynaklanmamaktadır. Nitekim ABD'nin Pakistan yönetimine verdiği askeri destek de bunun bir göstergesidir. Terörizme karşı savaş kapsamında Pakistan'a silah vermeyi planlayan ABD yönetiminin hedefleri arasında Hindistan'ı dengelemek de bulunmaktadır. Böylece bölgede küçük çaplı bir "çok kutuplu dünya" oluşturarak dengelerin kendi aleyhine dönüşmesini engellemeye çalışmaktadır. Şu ana kadar Çin-Hindistan yakınlaşmasını hoş görmeyen ABD yönetimi, bundan böyle de Pekin-Yeni Delhi işbirliğinin gelişmesini engellemeye çalışacaktır.

ASYALI GÜÇLER İTTİFAKI

Bu güne dek bir birlik oluşturamamanın acısını çeken Güney Asya devletlerinin sorunlarını çözme arayışları önümüzdeki dönemde bölgede ekonomik, askeri veya siyasi bir birliğin ortaya çıkması ihtimalini güçlendirmektedir. Çin-Hindistan ve Hindistan-Pakistan arasında imzalanan anlaşmalar pratiğe geçerse bölge devletleri arasında bir ittifak oluşması ihtimali kuvvetlenir. Dünya nüfusunun 1/3'ni oluşturan, ekonomik ve siyasi geleceği parlak görünen devletlerin oluşturacağı bir ittifak, Güney Asya küçük devletleri ve ABD hegemonyasına karşı mücadele edenler için bir cazibe merkezine dönüşebilir. Hindistan ve Çin'le üst düzey enerji ve silah ticareti olan, tek kutuplu dünya düzenine karşı çıkan İran ve Rusya'nın olası Hindistan-Çin ittifakına katılması Batı'ya seçenek olabilecek sağlam bir Asyalı Güçler İttifakı'nı ortaya çıkaracaktır.

Kaynak: Dünya Bülteni ve Tusam

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2018, 09:31
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48