BM heyeti Arakan'a gitti

Myanmar'ın batısındaki Arakan (Rakhine) eyaletindeki Rohingya Müslümanlarını hedef alan şiddet olaylarında hayatını kaybedenlerin sayısına ilişkin çelişkili bilgiler gelirken, BM heyeti bölgeye giden ilk yabancı ekip oldu

BM heyeti Arakan'a gitti

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Myanmar'ın batısındaki Arakan (Rakhine) eyaletindeki Rohingya Müslümanlarını hedef alan şiddet olaylarında hayatını kaybedenlerin sayısına ilişkin çelişkili bilgiler geliyor. Şu ana kadar olay bölgesine girebilen tek yabancı ekip olan Birleşmiş Milletler'in yardım ekipleri, ölü sayısının ne hükümetin verdiği kadar az, ne de aktivistlerin bildirdiği kadar yüksek olduğunu aktardı.

Arakan (Rakhine) eyaletinin, Myanmar'ın Bengal Körfezi'ne bakan batı kıyısı boyunca uzanan oldukça büyük bir coğrafyayı kaplaması, yaşanan insani krizin boyutlarının sağlıklı olarak tespit edilmesini güçleştiriyor.

Sağlıklı bilgi alınmasını zorlaştıran etkenlerden biri de sokağa çıkma yasağı. Myanmar yönetimi ise halen, bölgeye hiçbir medya kuruluşunun girmesine izin vermiyor.

Myanmar resmi makamları, olayın "Rohingya Müslümanları ile Budistler arasında yaşanan bir çatışma olduğunu" ve ölü sayısının 80 civarında olduğunu açıklarken, Rohingya Müslümanlarının aktivist grupları ise rakamın çok daha yüksek olduğunda ısrar ediyor.

Aktivistler rakamların binlerle ifade edilecek düzeyde olduğunu bildirirken, şu ana kadar olay bölgesine girebilen tek yabancı ekip olan Birleşmiş Milletler'in (BM) yardım ekipleri, ölü sayısının ne hükümetin verdiği kadar az, ne de aktivistlerin bildirdiği kadar yüksek olduğunu aktardı.

BM ekipleri Arakan bölgesinin ücra noktalarında çok sayıda yerleşim yeri olduğuna dikkati çekerek, can kayıplarının hemen tespit edilmesinin mümkün olmadığını ifade ediyor.

Ekipler, bölgedeki en acil sorunun barınma ve beslenme olduğunu, BM'nin acil gıda yardımında bulunmak için çalışmalarını sürdürdüğünü vurguladı.

Bölgedeki kaynaklardan alınan bilgiye göre, Myanmar yönetimi önceliğini olay bölgesindeki çatışmayı kontrol altına almak olarak belirledi.

Yerel kaynaklar ise çatışmaların nispeten yavaşladığı bilgisini doğruluyor.
Yaklaşık 100 bin Rohingya Müslüman'ın yerinden edildiği bölgede, sıkı yönetim ilan edilmiş durumda.

"Müslümanlara karşı bir öfke var"

İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH) Myanmar Sorumlusu Sait Demir ise, bölgedeki Budistlere zarar verilmediğini, şiddetin sadece Müslümanlara yöneldiğini anlattı.

Geçen hafta Myanmar'da olduğunu ifade eden Demir, Myanmar'a giremediklerini yalnızca Rohingya Müslümanlarının yaşadığı Bangladeş sınırındaki kamplara girebildiklerini anlattı. Bölgeden kaçan halkla göç yollarında görüştüklerini kaydeden Demir, "Son bir ay içerisinde bin 500 civarında Müslüman katledilince, Arakanlı Müslümanlar Bangladeş'e sığınmak istedi. Fakat Bangladeş hükümeti, siyasi şartların ve maddi imkanlarının yetersiz olması sebebiyle bunu kabul etmiyor. Bangladeş'e girmeyi başaran yaralılar da kaçak olarak gelebiliyor. Tedavi olmakta bile zorlanıyorlar. Camileri yakıyorlar. Camilerin etrafını kuşatarak Cuma namazına gidilmesini bile engelliyorlar. Saldırılar tamamen Müslümanlığa karşı" diye konuştu.

Müslüman köylerinin yakıldığını anlatan Demir, saldırılar yalnızca Müslümanlara yöneltiliyor" dedi. Rohingya Müslümanlarının çok zor şartlar altında olduğunu bildiren Demir, şöyle konuştu:

"Kendi bölgesinde hakimiyet kurmaya çalışan Myanmar hükümeti, Müslümanları katlediyor. İngilizlerin o bölgede işçiye ihtiyacı vardı ve Hindistan'dan Müslümanları buraya getirmişti. Arakanlılar şimdi dışlansalar da yüzyıllardır oradalar. Orası Arakanlı Müslümanların kendi toprağıdır. Arakan'da iki toplum yaşıyor. Yerli halk Müslümanlardan ve Rakhine Budistlerinden oluşturuyor. Müslümanlara karşı bir öfke var. Myanmar hükümeti Budizm milliyetçiliğini savunduğu için (Budist) Rakhinelere dokunmuyor. Rakhineleri kışkırtan Myanmar hükümeti, Müslümanların üzerine gidiyor. Myanmar'daki vatandaşlık yasasına göre Arakanlı Müslümanlar, 'yerleşimci halk' olarak görünüyor. Devlet dairesinde görev alamıyor. Doğan her çocuk Müslümanların başına iş açıyor. Her Müslüman, hükümetin isteği doğrultusunda ücretsiz olarak çalışmak zorunda."

Kendsinin 9 yıldır Myanmar'da görev yaptığını kaydeden Demir, olayların bir anda büyümesinin sebebinin "sosyal medya" olduğunu söyledi. Demir, Myanmar'da Müslümanların yıllardır sıkıntı çektiğini belirterek, yaklaşık 1 buçuk milyon Myanmarlı Müslüman'ın sesini sadece sosyal medya aracılığıyla duyurduğuna dikkati çekti.

İHH'dan Myanmar'a yardım

İHH'nın 1994 yılından beri bölgede çalışma yaptığının altını çizen Demir, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Arakanlılara yaptığımız yardımlar var. Kendimiz bölgeye giremiyoruz. Gitmemiz mümkün değil. Bölgede 100 bin kişinin yaşadığı kamplar var. Açlık sınırında yaşayan insanlar var. Gıda yardımı yapıyoruz, su kuyuları yapıyoruz. Muson yağmurları döneminde kamplara tadilatlar yapıyoruz. O kamplara girip yardım ediyoruz. Ramazan nedeniyle ciddi bir gıda dağıtımı yapacağız. Yaralılara yönelik çalışmalarımız olacak. Çocuklara giyim yardımı yapacağız."

Güncelleme Tarihi: 16 Temmuz 2012, 16:30
banner53
YORUM EKLE

banner39