banner15

Çin'in Uygurları yargılama usulü kendi mevzuatına da aykırı

Çin'in idam cezası verdiği, şiddet olayları ile suçlanan gençleri açık yargılamayla yargılayıp mahkeme tutanaklarına sansür uygulaması eleştirilere neden oldu

Çin'in Uygurları yargılama usulü kendi mevzuatına da aykırı

Hamit Göktürk/ Dünya Bülteni

Tehdit Altındaki Millet ve Halkları Koruma Teşkilatı Asya Bölgesi Sorumlusu Dr. Ulrich Delrius, Uygur halkının açık alanda yargılanıp idam edilmesinin hem uluslar arası anlaşmalara hem de Çin mevzuatına aykırı olduğunu söyledi.

Doğu Türkistan’da ve Çin’de meydana gelen şiddet olayları ile ilgileri olduğu iddia edilerek tutuklanan 16 Uygur gencinin 16 Nisan’da daha önce verilen idam kararlarının infaz edildiği açıklanmıştı.

İnfaz edilen Müslüman Uygurların “terör eylemlerini planlamak, terör örgütü kurmak, terör örgütünü yönetmek, üye olmak, tehlikeli maddeleri imal ve kullanmak suretiyle kamusal güvenliği tehdit etmek” ile suçlandıkları bildirildi. Anılan bu suçlara iştirak ettikleri iddia edilen 11 kişinin ise, müebbet ve uzun süreli hapisle cezalandırıldıkları resmi Yeni Çin (Xinhua) haber ajansı aracılığı ile duyurulmuştu.

Çin yönetimi açık yargılamada sanıklar ile mahkeme arasındaki diyalogların kendi ana dilleri ve yazışmalarda da milli yazıları ile yürütüldüğünü ve kendilerini savunmaları için avukat tutmalarına müsaade edildiği ve bazı sanıklara avukat tahsis edildiğini iddia etti. Ayrıca, Resmi Çin medyası, yargılama safhası ile ilgili bütün konuşmalar, sanıkların ifadeleri ve tüm bilgilere sansür uyguladığı ifade edildi.

Toplu İnfazların açıklanmasından sonra ilk tepki Almanya merkezli ‘Tehdit Altındaki Millet ve Halkları Koruma Teşkilatı’ndan geldi. Teşkilat, açık yapıldığı ileri sürülen bu tür yargılamalarda Çin’in yönetimi kendi yasalarına ve uluslararası anlaşmalara aykırı hareket ettiğini bildirdi. Teşkilatın Asya Bölgesi Sorumlusu Dr. Ulrich Delrius infazlar ile ilgili verdiği demeçte şunları söyledi:

“Biz teşkilat olarak bu çeşit toplu yapılan infazlara karşıyız ve bu infazları şiddetle protesto ediyoruz. Çin yönetiminin kendi yasalarına ve imza koyduğu uluslararası anlaşmalara saygı göstermediğine olan güçlü inancımızı koruyoruz. Ayrıca, Çin’in kendi yasaları ve uluslararası adalet normları ve anlaşmalara riayet etmeden bu tür açık yargılamaların yasal teamüllere uygun, adil ve tarafsız şartlarda yapılmasının mümkün olmayacağını düşünüyoruz. Normal yasalar ve uluslararası anlaşmalara göre bu insanların kişilik haklarının, onur ve insanlık şereflerinin korunması ve insanlığa aykırı her türlü davranışlardan kaçınılması gerekirdi. Çin yönetiminden bu şartları yerine getirmesi beklenirdi. Ancak, Çin yönetimi bütün bu şartlara uygun hareket etmedi ve açık yargılama yaparak bu insanları tüm ahaliye ve şehir halkına teşhir etmek suretiyle aykırı davranışlar sergilemiştir. Onların yargılanmadan önce halka teşhir edilmesi ve kendilerinin şiddet olaylarını gerçekleştirdikleri suçlamasının yapılması ve bunun halka açıklanması durumunun kendisi, bu prensiplere tam tamına aykırı bir tutumdur. Onların yargılanmadan önce teşhir edilmeleri ve suçlanmaları uluslararası norm, teamüller ve adil yargılama prensiplerine karşı büyük saygısızlıktır. Biz teşkilat olarak bu nedenlerden dolayı bu tür açık yargılamalara temelden karşıyız.”

Güncelleme Tarihi: 18 Haziran 2014, 16:00
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48