banner39

Çinli aydınlar ülke yönetimini uyardı

Taypi'de bir basın toplantısı düzenleyen Tibet Dostluk Derneği ve Çinli muhalif aydınlar, Çin'den Doğu Türkistan, Tibet ve İç Moğolistan sorunlarını çözmesini istedi

Asya 08.03.2012, 11:16 08.03.2012, 11:16
Çinli aydınlar ülke yönetimini uyardı

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Tayvan'da faaliyet gösteren Tibet Dostluk Derneği başkent Taypi'de bir basın toplantısı düzenleyerek Çin Halk Cumhuriyeti yönetiminden Doğu Türkistan, Tibet ve İç Moğolistan'da uygulamakta olduğu baskıcı politikasını değiştirmesini istedi.

Toplantı'da Tibetli rahiplerini kendilerini yakması, Doğu Türkistan'da  ise,  etnik çatışmalar meydana gelmesinin, bu bölgelerde uygulanan baskıcı  politikaların neden olduğu ve bu olayların esas sorumlusunun Çin yönetimi olduğu dile getirildi.

Toplantı'da konuşan Tibet Dostluk Derneği Eşbaşkanı Cao Mei Li durumun geçen yıl mart ayından beri 25 Tibetli rahibin kendilerini yakması ve bunlardan 15'nin ölmesi ile Doğu Türkistan'da Çinliler ile Uygur Türkleri arasında şiddet olaylarının meydana gelmesi Tibet ve Doğu Türkistan'daki durumun ciddiyetini  ortaya koyduğunu belirtti. Çin Yönetiminin bu bölgelerdeki protesto ve şiddet olayları için Doğu Türkistan'ı ve Tibet'in dini Lideri Dalay Lama'yı suçlamasının  gerçeklerle ilgisinin bulunmadığını, bu olaylara yönetimin baskıcı uygulamalarının sebep   olduğunu ifade etti.

Çinli siyaset bilimci Lin Bao Hua ise Çin yönetiminin bu bölgelerdeki politikasını  müspet yönde değiştireceğinden umutlu  olmadığını, ancak son olayların bu uygulamaları  ileride  en azından yumuşatabileceğinin sinyallerini aldığını ifade etti.

Uygur Türklerinin ciddi asimilasyon ile karşı karşıya bulunduğunu, son Kargalık olaylarının Uygurların Pekin'e güçlü bir uyarısı olduğunu, bunun "Milli Asimilasyonu kabul etmiyoruz." anlamına geldiğini  ifade eden Hua 1949'daki Komünist işgal öncesinde, ülkede yaşayan Uygurların  toplam nüfusun % 7'i5 olduğunu,  1976'da bu oranın % 60 ve 2000 yılında ise % 40'e gerilediğini söyledi. Bölgede huzursuzluğun ve gerilimin en önemli sebeplerinden birinin ekonomik adaletsizlik ve paylaşımdaki dengesizlik olduğunu belirten Hua sözlerini şöyle sürdürdü:

"Müslüman Türklerin hakkı olan  zenginliklerin Çin Hükümeti ve Çinli göçmenlerin  talan etmesine  ve zorla el konulmasına son verilmedikçe bu mesele  çözüme kavuşmayacaktır. Bu meselenin çözümü ise, rejimin demokrasiye  dönüşmesi ile mümkündür. Çin  demokratik ve insan haklarına dayalı bir rejime kavuşmazsa Doğu Türkistan ve Tibet meselesi  çözüme kavuşturulamaz. Çin demokrasiye geçerrse, bu mesele ekonomik değişim ile hal yoluna girebilir Tıpkı Kazakistan'ın Rusya'ya petrol satarak ekonomisini iyileştirdiği gibi. Uygurlar da kendi topraklarından çıkan doğal zenginliği Çin'e satarak gelir elde edersesorun çözülür. Şimdiki durum ise çok vahimdir. Çin Komünist Partisi yönetimi bu ülkenin zenginliklerini  zorla talan etmekte ve el koymaktadır. Onun için Çin'de rejim demokrasiye dönüşmeden  bu meselenin halli mümkün değildir."

4 Mart günü başkent Tayvan'ın başkenti Taypi'de yapılan bu basın  toplantısı, diasporada yaşayan Çinli rejim  karşıtları ile Çinli aydınların Doğu Türkistan ve Tibet ile ilgili ilk faaliyeti oldu.

 

Yorumlar (0)
23
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?