banner15

Hindistan için anayasal kriz uyarısı

Harsh Mander, Hindistan vatandaşlığını ispat edemeyen kişiler için oluşturulan gözaltı merkezlerinin "cehennem gibi yerler" olduğunu bildirdi

Hindistan için anayasal kriz uyarısı

Hindistan'da insan hakları aktivisti Harsh Mander, "vatandaşlık" ile ilgili yaşanan son gelişmelerin ülkede anayasal bir krize yol açacağını bildirdi. 

Hindistan'da engelli kişilerin onuru, yerel kabile halkları, ezilenlerin gıda ve korunma hakkı gibi çeşitli konularda mücadele eden insan hakları aktivisti Mander, gözaltı kamplarındaki tutuklulara ve ülkede yaşanan yasa değişikliğine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Hindistan'ın resmi Ulusal İnsan Hakları Komisyonunca toplumsal ayaklanmalar ve azınlıklarla ilgili meseleleri incelemek için özel monitör olarak atanan Mander, Assam eyaletinde inşa edilen gözaltı kampını ziyaret ettikten sonra burasının koşullarına ilişkin komisyona sunduğu rapora cevap verilmemesi sebebiyle görevinden istifa etti. 

Yeni Delhi merkezli araştırma kuruluşu Eşitlik Çalışmaları Merkezinin yöneticiliğini yürüten Mander, eyaletlerin Ulusal Vatandaşlık Sicili (NRC) ve Ulusal Nüfus Sicili (NPR) uygulamalarını reddetme konusunda baskıya maruz kalacağını ve bu durumun anayasal krize yol açacağını söyledi.

- "Cehennem gibi yerler"

Assam'daki Ulusal Vatandaşlık Sicili uygulaması süreciyle yasa dışı veya göçmen ilan edilen kişilerin Bangladeş'e dönmeleri için bir plan olmadığını savunan Mander, Bangladeş hükümetinin, bu ülkeden olduğunu iddia etmeyenleri asla kabul etmeyeceğini belirtti.

Mander, gözaltı merkezlerinin "cehennem gibi yerler" olduğuna işaret ederek, bu merkezlerin hapishane içinde hapishanelere sahip bulunduğunu ve tutuklulara bir cinayet hükümlüsüne verilen hakların dahi tanınmadığını kaydetti. 

Gözaltı merkezinde tutulan kişilerin şartlı tahliye haklarının bulunmadığı ve avlu etrafında hareket etmelerine izin verilmediği bilgisini paylaşan Mander, aile üyelerinin birbirinden ayrılarak farklı yerlerde tutulduğunu ifade etti. 

Mander, anne ve babaları gözaltına alınan çocukların durumunu hükümetin umursamadığını dile getirdi.

- "Polisler isyancıya dönüştü"

Uttar Pradeş eyaletinde yasa karşıtı protestolarda yaşanan şiddet eylemlerine değinen Mander, eyalette uzun bir nefret söylemi geçmişine sahip ve Hindu militanları yetiştiren bir başbakanın (Yogi Adityanath) görev yaptığını anımsattı. 

Mander, Adityanath'ın protestoculara karşı intikam almaktan bahsettiğini hatırlatarak, Müslümanların toplumsal hedef haline geldiğini ve bu durumun kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Eyaleti ziyaretinde Müslümanların evlerine zarar verildiğini gördüğünü anlatan Mander, 1984 ve 2002'deki toplumsal ayaklanmalarda benzer durumlarla karşılaşıldığını ancak bu sefer hasarın isyancılarca değil üniformalı polis tarafından verildiğine işaret etti. 

Mander, polisin "isyancıya dönüştüğünü" belirterek, polis güçlerinin bu tür toplumsal hedeflerinin (Müslümanlar) hukukun üstünlüğü ve laik demokrasinin ayakta kalması açısından son derece tehlikeli olduğunu kaydetti.

Hükümetin, ne pahasına olursa "yıkıcı gündemini sürdürmek için kibirli ve inatçı" bir kararlılık sergilemesinden korktuğunu ifade eden Mander, yönetimin protestoları görmezden gelmekte ısrar ettiğini bildirdi.

- Hindistan fikrinin özü 

Hindistan fikrinin özünü, "çeşitli kimliklere sahip insanlara eşit haklar sağlayacak bir ülke inşa etmek" olarak nitelendiren Mander, Vatandaşlık Yasası'ndaki değişiklik, Ulusal Vatandaşlık Sicili ve Ulusal Nüfus Sicili kombinasyonun, farklı dini kimliklere sahip kişiler için farklı haklar yarattığını söyledi.

Mander, protestoların kimse tarafından organize edilmediğini ve gösterilerin devam edeceğini düşündüğünü kaydetti.

- Müslümanlar yasa kapsamının dışında kalıyor

Ülkenin çeşitli eyaletlerinde 31 Aralık 2014'ten önce ülkeye giren gayrimüslim göçmenlere vatandaşlık verilmesine imkan tanıyan ancak aynı durumdaki Müslümanları bu kapsamın dışında tutan yasa, 9 Aralık'tan bu yana protesto ediliyor.

Vatandaşlık Yasası'ndaki değişikliğe karşı ülke çapında düzenlenen gösterilerde, protestocularla polis arasında çıkan çatışmalarda 19'u Uttar Pradeş'te olmak üzere, 25 kişi hayatını kaybetmişti.

Yürürlüğe giren kanun kapsamında özellikle Pakistan, Bangladeş ve Afganistan'da dini baskıdan kaçan Budist, Sih, Jain, Parsi, Hindu ve Hristiyanlar kimliklerini ve Hindistan'da 6 yıldan uzun süredir yaşadıklarını kanıtlamaları halinde vatandaşlık elde edebilecek, aynı pozisyondaki Müslümanlar ise kapsam dışında tutulacak.

Yasa, dünyada en çok Müslüman nüfusa sahip ikinci ülke Hindistan'da, 200 milyon Müslüman'ı ikinci sınıf vatandaş haline getirmek ve birçoğunu vatansız bırakmak için atılan bir adım olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: AA

YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48