Myanmar'daki zulmün bir diğer mağdurları da 'Meiktila Müslümanları'

Arakanlı Müslümanlara yönelik zulümle son zamanlarda adından sıkça söz ettiren Myanmar'da fanatik Budistlerin zulmüne ve ayrımcılığına maruz kalan bir başka azınlık da Meiktila Müslümanları. Olayların üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen Meiktila'daki Müslümanların yaşadığı zulüm sona ermedi.

Myanmar'daki zulmün bir diğer mağdurları da 'Meiktila Müslümanları'

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Birçok etnik grubun yaşadığı Myanmar'da halkın çoğunluğunu oluşturan Budistlerin fanatikleşerek azınlıklara karşı sergilediği ayrımcı tavır ve zaman zaman dozunu artırarak uyguladıkları şiddet, ülkede ciddi sorunlara yol açıyor.

Özellikle Arakanlı Müslümanlara yönelik sistematik etnik temizlik ve soykırımın sorumlusu fanatik Budistler, 2013'te de Meiktila bölgesinde yaşayan Müslümanlara da saldırmıştı.

Meiktila, Arakan'ın aksine Myanmar'ın neredeyse kalbi sayılabilecek bir konumda bulunuyor.

Başkent Nepido'nun yaklaşık 150 kilometre güneyindeki Meiktila, ülkenin ikinci büyük kenti Mandalay'ın da güneyinde yer alıyor.

Stratejik konumu nedeniyle Myanmar Hava Kuvvetleri Merkezi Komutanlığı da Meiktila'da bulunuyor.

Bölgenin sınırları içindeki göl de önemli bir cazibe noktası kabul ediliyor.

Meiktila'da yaklaşık 50 bin Müslüman yaşıyor.

2013'TEKİ ŞİDDET OLAYLARININ İZLERİ SİLİNMİŞ DEĞİL

Bölgede 20 Mart 2013'te Budist rahibin bir Müslüman'a ait kuyumcuda olay çıkarması sonrası iki topluluk arasında şiddet olayları patlak verdi.

En az 43 kişinin hayatını kaybettiği ve 61 kişinin yaralandığı olaylarda Müslümanlara ait evler, iş yerleri ve camiler fanatik Budistlerin hedefi oldu.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), o dönemlerde yayımladığı uydu görüntüleriyle bölgede 828 binanın tamamen, 35'inin de kısmen yok edildiğini açıkladı.

12 binden fazla Müslüman evlerini terk etmek zorunda kaldı

Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, şiddet olayları nedeniyle 12 binden fazla Müslüman evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Olaylara zamanında müdahale etmemekle suçlanan dönemin Myanmar Devlet Başkanı Thein Sein, bölgede olağanüstü hal ilan etti.

Her ne kadar kanlı 2 günün ardından 22 Mart'ta olaylar sona ermiş gibi görünse de Müslümanların maruz kaldığı zulüm sona ermedi.

BÖLGEDEKİ 13 CAMİDEN 7 'SİNDE İBADETE HALA İZİN VERİLMİYOR

Evini terk etmek zorunda kalan Müslümanlardan bir bölümü hala geçici kamplarda kalıyor. Kamplara ulaşan yardımlarla ayakta kalan Müslüman topluluk, özellikle yağmur mevsimlerinde suyla dolan barınaklarında yaşama tutunmaya çalışıyor.

Olayların üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen bölgedeki 13 camiden 7'sinde ibadete hala izin verilmiyor. Birbirine güvenini kaybeden Budist ve Müslümanlar arasında en küçük kıvılcımda bile patlak veren şiddet ise toplumsal huzuru yok etmiş durumda.

MEDRESELERDE EĞİTİME HALA İZİN YOK

Yangon'da yaşayan Arakanlı Müslüman gazeteci Muhammed Yunus, yaptığı açıklamada, 2013'teki olayların ardından bölgede İslami eğitim veren tüm medreselerin kapatıldığını belirtti.

Bölgedeki Müslüman toplum temsilcilerinin bu konuda yerel yönetimle görüştüğünü söyleyen Yunus, yöneticilerin çözüm bulmak yerine Müslümanlara hakaret ettiğini dile getirdi.

İnsan hakları örgütü Uluslararası Özgürlük ve Onur için İttifak (Alliance for Freedom and Dignity) Asya Pasifik Direktörü Mustafa Akoub da yaptığı açıklamada, bölgedeki sorunların hala devam ettiğini kaydederek, yetkililere durumu normalleştirmek için çaba harcamaları çağrısı yaptı.

ARAKANLI MÜSLÜMANLARA SOYKIRIM

Arakan'da 1970'lerde yaklaşık 2 milyon Müslüman'ın yaşadığı tahmin ediliyor. Myanmar yönetiminin uyguladığı sistematik şiddetle ortaya çıkan göç dalgaları nedeniyle Arakanlı Müslümanların sayısı 300 binin altına geriledi.

BM'ye göre, yalnızca 25 Ağustos 2017'den sonra Arakan'dan kaçmak zorunda kalıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 700 bini aştı. Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayınladıkları uydu görüntülerinde yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtladı.

Arakanlıların topraklarına dönüşü için Myanmar ve Bangladeş hükümetleri arasında imzalanan anlaşma, yerinden edilenlerin durumlarını belgelendirmesi mümkün olmadığı için uygulamada işlevsiz kalıyor.

BM yetkilileri ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti "etnik temizlik" ya da "soykırım" olarak adlandırıyor.

 

Güncelleme Tarihi: 10 Nisan 2018, 13:59
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER