banner39

Pekin: Orta Doğu'dan ders almalıyız

Çin yönetimi, isyan dalgasının Doğu Türkistan'ı etkilememesi için gereken önlemlerin alınacağını duyurdu, ancak baskılara son verileceğinin işareti yok..

Asya 08.03.2011, 13:35 08.03.2011, 16:25
Pekin: Orta Doğu'dan ders almalıyız

Dünya Bülteni/Haber Merkezi

Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da yaşanan halk ayaklanmaları, geçtiğimiz yıllarda barışçıl bir protesto gösterisini katliama dönüştüren ve Uygur halkı üzerindeki baskısını sürdüren Çin yönetimi tarafından da dikkatle izleniyor.

Doğu Türkistan'daki Komunist Parti başkanı Zhang Chunxian, Orta Doğu'daki huzursuzluktan ders almaları gerektiğini, ancak bölgenin istikrarını kaybetmeyeceğine inandığını söyledi.

Zhang Chunxian, Uygurlara karşı ayrımcılık sorununun ele alınması gereken bir sorun olduğunu kabul ederek, göreve başlayalı bir yıldan az bir süredir bölge halkından çok etkilendiğini ve bölge insanının çok iyi olduğunu ifade etti.

Komünist Parti başkanına göre, istikrar ülkenin dev ekonomik büyümesinden herkesin eşit pay almasına bağlı.

Bölgede istikrarın korunacağına güveninin tam olduğunu söyleyen Zhang, "hiç endişem yok. Ama teknik düzeyde, Ortadoğu'dan dersler alınmalı" derken, bu derslerin ne olduğunu söylemedi.

Zhang gazetecilerin sorularını cevaplarken şöyle konuştu:

"Hangi ülke, hangi bölge olursa olsun, her hükümetin halkına karşı belli sorumlulukları bulunuyor. Biz de hükümet olarak ilk başta o bölgede bulunan vatandaşlarımızın yaşam seviyelerini yükseltmemiz gerekiyor. Eğer halkımızın yaşam seviyelerini geliştirirsek, yaşadıkları alanları geliştirirsek, kazançlarını, yararlandıkları hizmetleri geliştirirsek var olan sorunlar da kendiliğinden basitçe çözüme kavuşacaktır. Benim bölge ile ilgili hayallerim: ekonomik alanda her yönden tam olarak faydalanabilen, halkın günümüz şartlarına daha uygun yerlerde yaşaması ve sosyal toplumun devamlı olarak ilerlemesidir.
Şincan bölgesi ülkemizin en zengin yer altı ve yer üstü kaynaklarına sahip olan bir yeridir. Bölgenin iyi olan kısmı: zengin ve tarihi bir kültürü, geniş mutfağı, saygı, sevgi ve misafirperverlikleri... bölge sınırsız bir potansiyele sahip olmasına rağmen, yaşam standartları ve ekonomik denge oldukça kötü. Bölgenin kuzey ve güney kısmı arasındaki gelir uçurumu oldukça fazla. Güney kısmında yaşayan halkın aylık gelirleri 1000 yuan, güney kısmında trafik oldukça geri kalmış, bölge halen birçok sorunu içinde barındırıyor.

GİZLİ YARGILAMALAR SÜRÜYOR

Tunus'taki isyan ateşinin ardarda çok sayıda ülkeyi etkilemesinin ardından Pekin yönetimi demokrasi yanlısı gösterileri önlemek için vakit kaybetmeden önlemler almıştı. Polis, eylem çağrısı yapan onlarca kişiyi gösteri yapmalarına fırsat verilmeden tutukladı.

Uluslararası Af Örgütü, Çin'in Doğu Türkistan'daki muhalefet üzerinde baskıyı sürdürdüğünü açıklamış, özellikle hükümet politikalarına karşı internetten seslerini yükseltenlerin "gizli mahkemelerde" yargılandığını belirtti.

Uluslararası Af Örgütü Asya sorumlusu Catherine Baber, Uygur yazarların hapsedilmeye devam edildiğini, "gizli yargılamalarla Uygur aydınlar ve yazarlar için terör atmosferi yaratıldığını" belirtti.

PEKİN'E GÖRE SORUN EKONOMİK

Doğu Türkistan'daki Müslüman Uygur halkı, 2009 yılında binlerce kişinin öldüğü ya da ortadan kaybolduğu katliamın ardından, her geçen gün artan bir baskı altında yaşamaya devam ediyor.

Urumçi'de yaşanan bu katliamın ardından Doğu Türkistan Komunist Parti başkanlığına atanan Zhang, "Biz uzun süreli istikrar istiyorsak, insanların gerçekten  reform ve açılımın keyfini sürmeli, ve yararlanmalı" dedi.

Zhang, Doğu Türkistan'ın yaklaşık 22 milyonluk nüfusunun Çin toplumuna daha fazla adapte olması gerektiğini belirtti.

İnsan hakları grupları, Uygur vatanında en büyük problemlerin başında Çin'in dini baskı altına alması ve ana dili zayıflatma politikaları geldiğine dikkat çekiyor.

 

Yorumlar (1)
Abdurrahman 12 yıl önce
Doğu Türkistan mefhumu üzerinde gösterdiğiniz hassasiyetten ötürü teşekkürler.İnşaAllah Doğu Türkistan ile ilgili hiçbir haberde sincan kelimesini görmeyiz.
16
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?