Ruble'de kayıp sürüyor, kriz endişesi artıyor

Petrol fiyatlarındaki aşağı yönlü seyir nedeniyle Rus rublesindeki değer kaybı sürüyor

Ruble'de kayıp sürüyor, kriz endişesi artıyor

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Yaptırımların kalkmasıyla İran’ın da petrol üretimini günlük 500 bin varil arttırması ve halihazırda arz fazlası yaşanan petrol piyasalarında fiyatların daha da düşeceği yönündeki beklenti, ekonomisi büyük oranda petrol ihracatına dayalı Rusya’nın para birimindeki kan kaybını artırıyor.

Dolar/ruble paritesi, pazartesi 78,9’a kadar yükseldi. Bank of America Merrill Lynch’in araştırmasına göre, Rusya’daki bütçe açığının, petroldeki gerileme nedeniyle yüzde 3’ten aşağıda tutulabilmesi için rublenin dolar karşısında 94-95 seviyelerine kadar düşmesi gerekiyor.

Merkezi Hollanda'da bulunan finans kurumu Rabobank’ın yayımladığı bir araştırmada da dolar/ruble paritesinin 80-90 seviyelerine geleceği, 100 seviyesinin ise mümkün olduğu belirtildi.

Rus finans kurumu Opening’in Genel Müdürü Sergei Hestanov ise Rus Vestnik Kavkaza’ya verdiği röportajda, "Kudrin Formülü" kullanıldığında, rublenin yüzde 17 civarında daha zayıflayabileceğini öngördü.

Kudrin Formülü’ne göre, Brent petrolün mevcut değeri, ruble/dolar paritesi ile çarpılıp petrolün ruble bazında varil fiyatına bölünerek, rublenin olası değeri hesaplanıyor.

BÜTÇE AZALTILMALI

Bu yılın bütçesini 50 dolarlık petrol varili fiyatına göre düzenleyen Rus hükümeti, fiyatların düşmesi nedeniyle bütçesini yeniden düzenliyor.

Ayrıca Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov, geçtiğimiz günlerde Rusya’da bütçe kesintisi olacağını duyurmuştu. Karara göre Rusya’daki resmi kurumlardan, bütçelerini yüzde 10 azaltacak şekilde düzenleme yapmaları istendi.

Siluanov yaptığı açıklamada, bütçenin yüzde 10 kısılmaması halinde, Rusya’da 1998’dekine benzer bir kriz yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Rusya Ekonomi Bakanı Aleksey Ulyukayev de petroldeki düşüşle mücadele edebilmek için hükümetin, ülkenin önde gelen banka ve enerji şirketlerindeki hisselerini satması gerektiğini vurgulayarak, ülkenin ekonomik yapısında gelişebilecek önemli bir değişikliğe işaret etti.

Rus devleti, ülkenin en büyük iki bankası Sberbank'ta yüzde 51, VTB'de ise yüzde 60,9'luk hissesini elinde tutuyor. Dünyanın önde gelen ve ülkenin en büyük petrol şirketi Rosneft'in özelleştirilmesi de hükümetin gündeminde bulunuyor.

Öte yandan son rakamlara göre, Rusya'nın rezerv fonu da Aralık 2015'te yaklaşık 9 milyar dolar azalarak, ocak itibarıyla 49,95 milyar dolara geriledi.

1998 KRİZİ ENDİŞESİ

Rusya, önemli oranda düşen üretim, yüksek sabit döviz kuru ve büyük bütçe açığı gibi nedenlerle 1998 yılında ekonomik krize girmişti.

Uygulanan ekonomik reformların başarıya ulaşamaması ise ülkeden ciddi sermaye çıkışına yol açmıştı. Döviz krizini tetikleyen bu durum üzerine Rusya, borcunu ödeyemeyeceğini açıklayarak moratoryum ilan etmişti. Son ekonomik tabloya bakıldığında ise ruble, 18 yıl aradan sonra yeniden rekor düşük seviyelerden işlem görüyor.

Rusya'da 1998'de yaşanan krizin de ana nedeni, varil başına yaklaşık 18 dolara kadar düşen petrol fiyatlarıydı. Ancak uzmanlar, ülkenin mevcut döviz rezervleri 1998'e göre yaklaşık 9 kat daha fazla olduğu için ekonominin o yıllara kıyasla daha dirençli olduğunun altını çiziyor.

Ukrayna krizinden sonra uluslararası alanda ticari bağları zayıflayan Rusya, petrol fiyatlarındaki önlenemeyen düşüş nedeniyle zor zamanlar yaşıyor. Moskova yönetimi, krizin önüne geçebilmek için attığı adımlarda da birçok sorunla karşı karşıya. Zira ülkeyi krize sürükleyen mevcut koşullardan çekinen yerli yatırımcılar da yabancıların izinden giderek girişimde bulunmuyor. Bu durum, piyasaların canlanmasını engelliyor.

İLK SİYASİ KARIŞIKLIK KAFKASLAR'DA BEKLENİYOR

Siyasi gözlemciler, ekonomik gidişatın Kremlin'i yeni sorunlarla karşılaştıcağı uyarısında bulunuyor. Başta Kafkaslar olmak üzere içeride de birçok bölgenin ekonomiden kaynaklı huzursuzluk nedeniyle muhalif bir çizgiye yönelebileceğine dikkat çekiliyor.r.

ULUSLARARASI ÖRGÜTLERDE RUSYA'NIN ROLÜ AZALACAK

Brics ve Avrasya Birliği başta olmak üzere lokomotif görevini üstlendiği birçok yabancı örgütte Rusya'nın rolünün azalması bekleniyor. Ekonomistlere göre bu boşluğun Pekin hükümeti tarafından doldurulması durumunda bunun ilk siyasi sonuçları, Orta Asya çekişmesinde yaşanabilir.

Ayrıca uzmanlar, Rusya'nın uluslararası alanda yaşadığı güçlüklerin Orta Asya ile sınırlı kalmayacağı görüşünde. Zira krizin başlangıcından bu yana dövizde büyük dalgalanmalar yaşayan ülkeye son darbe de İran'a dönük yaptırımların kaldırılmasıyla geldi. Otuz dolar altına düşen petrol fiyatlarına rağmen 80 ruble altında tutulmaya çalışılan dolar ve 100 ruble sınırından uzak olması istenen euro haftanın ilk günüyle birlikte yeni bir patlama yaşadı. 

PETROLDE DÜŞÜŞ BİR SENE SÜREBİLİR

Petrolde düşüş eğiliminin 3 ila 12 ay devam edebileceği tahmininde bulunan hükümet üyeleri söz konusu öngörülerine destek bulamıyor. Sıkıntının uzun yıllar sürebileceği gerçeği artık halktan gizlenemiyor. 

Son olarak Rusya Başbakanı Dmitri Medvedev, başta İran olmak üzere petrol piyasasına giren yeni oyuncuların fiyat riski oluşturduğunu ifade ederken, petrol fiyatlarındaki düşüşün uzun yıllar devam edebileceğini itiraf etmek zorunda kaldı. Hükümet üyeleriyle 2016 bütçesini değerlendiren Medvedev, her türlü gelişmeye karşı hazır olmaları gerektiğini belirtti, 

PETROL 10 DOLARA KADAR GERİLEYEBİLİR

Petrol varil fiyatının daha da büyük bir düşüşle 10 dolara kadar gerilemesi durumunda Rusya ekonomisini nasıl bir geleceğin beklediği soRusu da sık sık gündeme geliyor. Merril Lynch şirketinin verilerine göre, petrolün varil fiyatının 10 dolara kadar düşmesi halinde Rusya’da dolar kurunun 115-130 ruble arasında olacağı, enflasyonun yüzde 20-23’e yükseleceği, ülkenin sıkıntılı zamanları için saklanan devlet fonlarının da en fazla beş ay içerisinde bitebileceği tahmin ediliyor. 

2016 federal bütçesinde ortalama petrol fiyatını 50 dolar olarak hesaplayan hükümet, dövizdeki sarsıntının şu an ulaştığı noktayı "en kötü senaryo" olarak niteliyordu. Ardı ardına gidilen revizyona rağmen öngörülemeyen döviz rakamlarının yatırımlardan ithalata kadar birçok başlığa etki etmesi bekleniyor.

ÜLKEDE PAHALILIK ARTIYOR

Ekonomisi darboğazdan geçen Rusya'da hayat pahalılığı artmaya devam ediyor. Rus halkı zor günler geçiriyor. Yeni yılın ilk 15 gününe dair ekonomik göstergeler ve piyasalardaki gelişmeler, halkın durumunun daha da kötüye gideceğini gösteriyor. Olumsuz tablonun ilk etkileri sebze reyonlarına yansıdı. 

Sebze ve meyve fiyatlarında astronomik yükselme Rus halkında tepkiye neden oluyor. Yazılı ve görsel basında Putin eleştirileri artmaya başladı. Özellikle Moskova’daki bazı süpermarketlerde fiyatlar yüzde 15 ila 20 oranında yükselmiş durumda. Rus halkının çok rağbet gösterdiği salatalık 990 rubleye yani yaklaşık 39 lira'ya, domates 720 rubleye yani 29 liraya, havuç da 551 rubleye yani 21 liraya kadar yükseldi. 

SİLAHLANMA İSE SON SÜRAT DEVAM EDİYOR

Rusya'da 2000'li yıllarda başlatılan orduda modernizasyon çalışmaları, 2015 yılında hız kazandı. Rusya devlet başkanı Vladimir Putin, 2012'de, ordunun modernizasyonu için 2020'ye kadar 500 milyar dolar harcama yapacaklarını açıklamıştı. 2015 için savunma bütçesi, rekor bir düzeye çıkartılarak, 81 milyar dolar olarak belirlendi.

Bu rakam, ülkenin gayri safi milli hasılasının yüzde 4,2'sine denk geliyor. Ordudaki yeniden yapılanma kapsamında; Rus hava kuvvetleri bu yıl 113 uçak, 39 helikopter, 117 radar istasyonu, 5 askeri uydu, ve 600 uçaksavar füzeye sahip oldu. Rus kara kuvvetleri ise en çok genişleyen birim. 

RUSYA KATAR’A YANAŞIYOR

Ambargolar ve yaptırımlar nedeniyle ekonomisinde zor günler yaşayan Rusya, uluslararası alanda destek arayışını sürdürüyor. Son olarak Katar Emiri Hamad Bin Halife El Tani, Putin'in davetlisi olarak Rusya'daydı. El Tani ilk kez ziyaret ettiği Rusya'nın başkenti Moskova'da, Rus Parlamentosu'nun alt kanadı Duma'nın Başkanı Sergey Narışkin ile bir araya geldi. Suriye krizinin de ele alındığı görüşme sırasında El Tani, Rusya'ya büyük umutlar bağladıklarını söyledi.

Rusya'nın Suriye başta olmak üzere Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki sorunların çözümüne yardım edileceğinden umutlu olduğunu kaydetti. Narışkin ise ülkesi ve Katar arasındaki görüşmelerin Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki sorunların çözümüne yardımcı olacağına inandığını belirtti. 

Narışkin, "Rusya ve katar arasındaki siyasal işbirliğinin hedefi, çok büyük ve önemli bölgeler olan Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki tehlikeli durumu normale döndürmek" ifadelerini kullandı. 

Rusya ziyareti devam eden Katar Emiri El Tani'nin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le görüşmesinin gündemi de, iki ülke ilişkilerinin yanı sıra Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki gelişmeler. Görüşmenin bir diğer başlığı da, Katar ve Rusya arasında ekonomik alanda işbirliği yönünde bilgi alışverişi.

Güncelleme Tarihi: 19 Ocak 2016, 18:10
banner53
YORUM EKLE

banner39