Rusya Hazar Denizi zirve öncesi şartlarını açıkladı

Önümüzdeki hafta yapılacak olan Hazar Denizi statüsü zirvesi öncesinde Rusya anlaşma detaylarını kamuoyu ile paylaştı

Rusya Hazar Denizi zirve öncesi şartlarını açıkladı

Rusya Devlet Başkanlığı, 1996'dan beri üzerinde çalışılan ve 12 Ağustos'taki liderler zirvesinde imzalanacak Hazar Denizi'nin statüsüne yönelik anlaşmanın detaylarını kamuoyuyla paylaştı.

Hazar Denizi'ne kıyısı olan Rusya, İran, Kazakistan, Azerbaycan, ve Türkmenistan liderlerinin Kazakistan'ın Aktav kentinde 12 Ağustos'ta yapılacak Hazar Beşlisi zirvesinde Hazar Denizi'nin hukuki statüsünü belirleyen anlaşmayı imzalayacağı duyurulmuştu.

Kremlin'den yapılan açıklamaya göre söz konusu anlaşma, Hazar Denizi'nin su yüzeyinin ortak kullanıma açık olmasını, dip ve toprak altı bölümlerinin ise kıyıdaş ülkeler arasında paylaşılmasını öngörüyor.

Göl Esasına Göre Paylaşım       Ortak kullanım esasına göre paylaşım

DENİZ DİBİNİN BÖLÜNMESİ

Hazar'ın dibinin ne şekilde bölüneceğine yönelik şimdilik bir detay veremeyeceğini söyleyen Halefov, "Deniz dibinin bölünmesi konusunda uluslararası hukuk kuralları mevcuttur. Burada ülkenin kara sahası ve kara sahasının devamı olarak adalar da dikkate alınır. Ülke sınırlarının uzunluğuna bağlı olarak, üzerinde mutabık kalınan yöntemle paylaşım yapılacak. Boru hatları konusunda ise hatlar hangi ülkelerin bölgesinden geçecekse o ülkeler karşılıklı olarak anlaşma sağlayacak." şeklinde konuştu.

Daha önce Azerbaycan, Rusya ve Kazakistan arasında Hazar'ın dibinin bölünmesi konusunda mutabakat sağlandığını hatırlatan Halefov, Azerbaycan olarak İran ve Türkmenistan ile bu konudaki müzakereleri sürdüreceklerini kaydetti.

Yıllar süren müzakere sürecinin kolay geçmediğini aktaran Halefov, "Birçok alanda büyük fikir ayrılığı oldu. Nihayet 21 yıl sonra anlaşma taslağı üzerinde uzlaşı sağlandı. Anlaşma süresiz olacak. Anlaşma taslağı hiçbir devlete hiçbir alanda üstünlük sağlamıyor. Herkes eşit haklara sahip olacak." ifadelerini kullandı.

Halefov, nihai anlaşmanın 2018'in ilk yarısında Kazakistan'da yapılacak devlet başkanları zirvesinde onaylanabileceğini bildirdi.

Konunu önemli tarafı denizden geçecek boru hatları konusunda hatların geçeceği devletlerin onayı gerekecek. Böylelikle Trans Hazar boru hattının gerçekleşmesine sorun kalmamış olacak.  Trans Hazar Doğalgaz Boru Hattı Projesi ile Türkmenistan'ın güney bölgelerinde üretilen doğal gazın, Türkiye'ye ve Avrupa'ya taşınması amaçlanmaktadır.

ALEV VE KEPEZ DOĞALGAZ YATAKLARI

Hazar'ın dibinin paylaşılması, zengin petrol ve doğalgaz yataklarının işletilmesi açısından önem taşıyor. Azerbaycan ile İran arasında olası sınır bölgesinde bulunan ve henüz işletilmeyen Alev doğalgaz yatağı ile Azerbaycan ve Türkmenistan arasındaki Kepez (Serdar) doğalgaz yatağı eksenindeki anlaşmazlıkların, Hazar'ın dibi paylaşıldığında çözüme kavuşması bekleniyor.

Taslağa göre, ülkeler, Hazar'da askeri dengeyi koruyacak, biyolojik kaynakların korunması, acil durum ve olağanüstü hallerde iş birliği yapacak.

Petrol ve doğal gaz boru hatları hangi ülkelerin bölgesinden geçecekse o ülkeler karşılıklı olarak anlaşma sağlayacak. Bu madde, Türkmenistan doğalgazının Hazar'dan geçerek Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınmasını öngören Trans Hazar Doğalgaz Boru Hattı Projesinin de önünü açıyor.

Toplam uzunluğu 7.000 km civarında olan Hazar’a kıyıdaş ülkeler, kıyı uzunlukları sırasıyla; Kazakistan (2320km), Rusya (1930km), Türkmenistan (1200km), Azerbaycan (825km) ve İran (740km)’dır.

ULUSAL STATÜ

1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin 122. maddesine göre: “kapalı veya yarı-kapalı deniz”, iki veya daha fazla devlet tarafından etrafı çevrilmiş ve başka bir denize, okyanusa dar bir çıkışla bağlanan, tamamen veya esas itibariyle iki ya da daha fazla sayıdaki kıyı devletinin karasuları ve münhasır ekonomik bölgesinden oluşan bir körfez, havza veya deniz anlamına gelir.

Tanıma göre, denizin “kapalı” veya “yarı-kapalı” olma özelliği, diğer bir deniz alanına dar geçitle bağlı bulunup bulunmadığına göre belirlenmektedir. Eğer dar bir geçit bulunuyorsa “yarı kapalı”, bulunmuyorsa “kapalı” deniz kabul edilecektir. Bununla birlikte, her ikisi arasında hukuki statü bakımından bir farklılık olmayacaktır. Don ve Volga kanallarının varlığı, yarı-kapalı deniz olduğu değerlendirmesine yol açmıştır. Bir görüşe göre Hazar, “kıyıdaş devletler tarafından belirlenen ve uluslararası toplum tarafından tanınan kapalı (hukuki açıdan) kıta içi deniz statüsüne sahiptir”

1982 BM Deniz Hukuku sözleşmesine göre Hazar’ın açık deniz statüsünde değerlendirilmesi durumunda 5 ülkenin dışındaki tüm ülkelerin de buradan yararlanması hakkı doğmaktadır. Oysa Hazar havzası uygulamada uzunca bir süredir 3. ülkelerin kullanımına kapalıdır. 

YORUM EKLE

banner33

banner37