banner39

Sibirya'nın derdi Çin değil, Kremlin

Rusya'nın uzakdoğusunda halk kendilerini unutulmuş hissediyor, uzmanlar "yeni Kafkasya" konusunda uyarıyor

Asya 09.03.2011, 13:52 09.03.2011, 13:52
Sibirya'nın derdi Çin değil, Kremlin

Dünya Bülteni/Haber Merkezi

Rus yazar Vladimir Antipin, Rusya'nın doğusunda insanların, Rus yöneticilerin ve basının gündemden düşürmediği, Çin tehditine inanmadığını, asıl sorunun Kremlin sarayı ile Sibirya vatandaşları arasında yaşanabileceğinin savundu.

Bölge insanlarının çoğunun kendisini Rus olarak değil Sibirya'lı olarak tanımladığını belirten Rus yazarın bu iddiası, son nüfus sayımında doğrulanmış, bölge halkı kendilerinin Rus olmadığını beyan etmişti. Antipin, önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde Sibirya sorununun en az Kafkasya sorunu kadar Rusya'nın gündemini meşgul edeceğini yazdı. Nitekim nüfus sayımını gerçekleştiren Rosstat kurumunun çalışanları da Tümen, Omsk, Novosobirsk, Kemerova, Krasnoyarsk, İrkutsk, Barnaul, Yakutya bölgelerinde ikamet edenlerin kendilerini kesinlikle Rus olarak görmediğini ifade ediyor.

Bölge uzmanları bir zamanlar bunun komik bulunduğunu ancak halkın kararlığının artması ile beraber durumun ciddiyetinin ortaya çıktığını öne sürdü. Özellikle de bu durumun bölge Rusları arasında yaygın olduğu, Tatarlar, Yahudiler gibi diğer milletlerin kendi kimlikleri ile öne çıkmağı tercih ettiğinin altı çizildi. "Biz-Sibiryalıyız" eylemini düzenleyen Aleksandr Konovalov ise, Rusya'dan ayrılmayı düşünmediklerini ve maksatlarının Kremlin sarayının dikkatini çekmek olduğunu beyan etti. Onun sözlerine göre şu anda bölge halkının gösteri yapması yasaklandığı için vatandaşlar tepki şekli aramakta.

Sibirya halkı kendisini 'unutulmuş' olarak görüyor ve bölgeye Kafkasya kadar değer verilmediğini düşünüyor. En önemlisi ise enerji kaynakları zengin bölgenin bu zenginlikten pay alamaması. Sibiryalılar'a göre zenginlikler Moskova tarafından hortumlanıyor ve kendilerine bunun bir faydası dokunmuyor.

 

Yorumlar (0)
25
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?