banner39

Türkiye ile Pakistan tren ile birbirine bağlanacak

Pakistan Başbakanı Navaz Şerif, Pakistan'da Türk yatırımcılar için enerji, altyapı, kalkınma ve ticaret alanlarında önemli fırsatlar olduğunu belirterek, "Pakistan ve Türkiye arasında tren yolu inşa etmek için anlaştık" dedi

Asya 17.02.2015, 20:17 04.04.2015, 11:40
Türkiye ile Pakistan tren ile birbirine bağlanacak

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Pakistan'ın başkenti İslamabad'daki Serana Otel'de düzenlenen Türkiye Pakistan İş Forumu'nda konuşan Şerif, Pakistan ve Türkiye'nin zor zamanlarında birbirine yardım eden iki kardeş ülke olduğunu söyleyerek, "Türkiye benim birinci vatanım derdim. Bugün sayın Ahmet Davutoğlu, 'Pakistan benim birinci vatanım' diyerek, beni sevindirdi" ifadelerini kullandı.

Şerif, Türkiye'nin Pakistan'daki Aşiretler Bölgesi'nden göç edenlerin rehabilitasyonu için 20 milyon dolarlık yardımda bulunduğunu anımsatarak, Davutoğlu'na teşekkür etti.

Görüşmelerde ekonomi ve ticaret alanında önemli işbirliği konularının değerlendirildiğini belirten Şerif, "Pakistan ve Türkiye arasında tren yolu inşa etmek için anlaştık. Böylece bölgesel bağlantıyı, rüyadan gerçeğe dönüştürmekte kararlıyız" dedi. Şerif ayrıca Pakistan-Çin ekonomik koridorunun da hayat geçirileceğini ifade etti.

ŞERİF: SUUDİ ARABİSTAN'IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ SAVUNUYORUZ

Navaz Şerif, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Suudi Arabistan'ın ve liderliğinin arkasında durmak ve Suudi Arabistan'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmak için mümkün olan tüm desteği vermek konusunda görüş birliği içinde olduklarını söyledi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Pakistanlı mevkidaşı Navaz Şerif, Başbakanlık Çankaya Köşkü'nde yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Şerif, burada yaptığı konuşmada, Davutoğlu'nun yakın zamanda Pakistan'a yaptığı ziyareti hatırlattı ve iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlenerek devam edeceğini dile getirdi. İlişkiler açısından karşılıklı ziyaretlerin son derece önemli olduğunu kaydeden Şerif, görüşmelerde Pakistan-Türkiye ilişkilerinin yanı sıra Yemen konusunu da detaylı şeklide görüştüklerini söyledi.

YEMEN'LE İLGİLİ ORTAK ENDİŞE TAŞIYORUZ

Yemen ile ilgili ortak endişeleri taşıyor olmaktan memnuniyet duyduklarını ifade eden Şerif, Yemen'deki durumun giderek daha kötüleştiğini belirtti.

Navaz Şerif, Yemen'deki meşru hükümetin devlet dışı güçler tarafından kuvvet yoluyla devrilmeye çalışılmasının son derece endişe verici olduğunu kaydederek, durumun endişe verici ve Müslüman toplumun birliğini tehdit eder nitelikte olduğunu söyledi. Durumun bölge için önemli sonuçlar doğuracağına işaret eden Şerif, Yemen konusunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la yaptıkları telefon görüşmesinde de konuştuklarını ve Yemen ile ilgili meseleleri ikili görüşmelerde ele almaya karar verdiklerini dile getirdi.

Davutoğlu ile yaptıkları görüşmede Yemen'deki krizin tüm bölgeyi karışıklığa sokacağı konusunda aynı fikirleri beyan ettiklerini vurgulayan Şerif, Yemen'deki taraflara anlaşmazlıklarını barışçıl şekilde çözmeleri için çağrıda bulunmak konusunda görüş birliğine vardıklarını ifade etti. Şerif, Yemen'deki krizin çözümü için birlikte çalışmak konusunda da anlaştıklarını bildirdi.

Navaz Şerif, Pakistan ve Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın yakın dostu olduğunun altını çizerek, iki ülkenin Suudi Arabistan'ın ve liderliğinin arkasında durmak konusunda anlaştığını söyledi.

"Suudi Arabistan'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmak için mümkün olan tüm desteği vermek konusunda görüş birliğine vardık" diyen Şerif, bölgedeki diğer ülkelerle de dostane ve kardeşçe ilişkiler içinde olduklarını, bu ülkelerin güvenliği ve toprak bütünlüğüne de büyük önem verdiklerini dile getirdi. Şerif, Suudi Arabistan ve bölgedeki diğer ülkelerle konuyu görüşmeye devam edeceklerini belirtti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Yemen'deki gelişmeler konusunda Türkiye'nin tutumunu açık ve net şekilde ortaya koyduğunu belirterek, "Bu tutum anayasal düzenin Yemen'de tekrar inşası yönünde atılacak her adıma Türkiye olarak destek verdiğimiz yönündedir. Bu çerçevede de operasyonel desteğimizi ifade ettik. Ancak bu destek, bölgenin bütününde de mezhep çatışmalarına yol açmayacak tedbirlerle birlikte düşünüldüğünde, son derece anlamlı ve önemlidir" dedi.

Türkiye ve Pakistan ilişkilerinin, diplomasi tarihinin ender gördüğü ilişkiler arasında bulunduğunu vurgulayan Davutoğlu, ilişkilerin sadece dostluk ve kardeşlik bağları, tarihi çerçevedeki ortak perspektif değil aynı zamanda halklar arasındaki derin manevi bağlar dolayısıyla başka herhangi iki ülke arasında olmayan özellikler taşıdığını söyledi.

Bir Pakistanlının ayağına bir diken batsa Türkiye'deki kardeşlerinin, onu yüreğine saplanmış bir hançer gibi hissedeceğini söyleyen Davutoğlu, aynı şekilde Türkiye'de İstiklal Harbi'ndeki gibi bir olumsuzluk yaşansa büyük şair Muhammed İkbal'in deyişlerinde görüldüğü gibi Pakistanlı herkesin onu yüreğinde duyacağını dile getirdi.

Bu dönemde de her iki hükümet arasında çok iyi geliştirilmiş, kurumsallaşmış stratejik işbirliği bulunduğuna işaret eden Davutoğlu, bu ikili ilişkilerdeki yoğunlaşma ve derinleşmenin ötesinde, iki ülke arasında bölgesel konularda da tam bir uyum, işbirliği ve ortak perspektifin bulunduğunu bildirdi.

Davutoğlu, Şerif'in ortak konuları görüşmek ve bölgedeki son gelişmeleri ele almak için Türkiye ziyaretinin zamanlamasının önemli ve doğru olduğunu söyleyerek, görüşmede bu konuları detaylı şekilde ele almaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.

BÖLGE TARİHİ DÖNÜŞÜM İÇERİSİNDE

Bölgenin tarihi bir dönüşümün içerisinden geçtiğine ve çok büyük risklerle karşı karşıya olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, Ortadoğu'da, Körfez Bölgesi'nde, Afganistan'da ve Orta Asya'da yaşanan olayların, Türkiye ve Pakistan'ı doğrudan ilgilendirdiğinin altını çizdi.

Bu kritik süreçte, bölgenin Türkiye ve Pakistan gibi iki demokratik ve aynı perspektife sahip iki ülkesinin, ortak bir anlayış geliştirme ve sorunların çözümüne birlikte katkıda bulunma konusunda istişareler yapmasının önemine işaret eden Davutoğlu, bu çerçevede görüşmede, bölgesel konuların, İran nükleer müzakerelerinde gelinen son aşamanın, Türkiye ve Pakistan'ın bölgesel istikrar ve düzeni korumak için neler yapacağının ele alındığını aktardı.

Her iki ülkenin de ortak perspektifinin, bölgede barış ve istikrarın, düzenin korunması olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, bölgede, herhangi bir mezhep çatışmasının yaşanmaması, mezhepler, dinler, kültürler arasında uyum ve anlayış içerisinde bir arada yaşama kültürünün yaygınlaşmasının da ortak prensipler arasında olduğunu söyledi.

MEZHEP AĞIRLIKLI PARÇALANMALARIN TÜMÜNE KARŞIYIZ

Davutoğlu, Suriye'de, Irak'ta, Lübnan'da ve Yemen'de son dönemlerde yaşananların Türkiye'yi de Pakistan'ı da derinden etkilediğini ve kaygıya sevk ettiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Her şeyden önce Türkiye olarak biz, mezhep veya etnik ağırlıklı gündemin ve mezhep ağırlıklı parçalanmaların tümüne karşıyız. Bu parçalanmaların bölgede, devletlerinin iç yapılarını bozduğunu, devlet-kamu düzenini sarstığını ve bölgede geniş çaplı gerilimlere ve terör tehditlerine zemin hazırlandığını görüyoruz. Bu çerçevede de son dönemde özellikle de Yemen'de yaşanan gelişmeler hepimiz için kaygı verici olmuştur. Irak ve Suriye’de de terör tehdidi dışında yaşanan mezhep ağırlıklı kutuplaşmalar... Yemen konusunda Türkiye tutumunu açık bir şekilde ortaya koymuştur. Pakistan ile bugün bu istişarelerde de bazı ortak perspektiflerimizin parametrelerini görmekten de memnunuz."

ÜLKENİN GELECEĞİNİ SADECE YEMEN HALKI BELİRLEMELİ

Yemen'de seçilmiş ve halktan meşruiyetini almış cumhurbaşkanın, meşruiyetini koruduğunu belirten Davutoğlu, "Sayın Hadi, seçimlerle işbaşına gelmiştir ve herhangi bir şekilde bu meşruiyet zemini sarsılmamalıdır" dedi.

Davutoğlu, son yıllarda Yemen'de yürütülen ulusal uzlaşı çalışmalarına ağırlık verilmesi, ulusal uzlaşı üzerinden Yemen’de bütün tarafların katıldığı, barışçıl bir süreçte ülkenin geleceğinin sadece Yemen halkı tarafından belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bu kamu düzeninin korunması, Yemen'de istikrarın ve anayasal düzenin ihdası yönünde atılan adımları destekledik" diye konuştu.

TUTUMUMUZU AÇIK VE NET ŞEKİLDE ORTAYA KOYDUK

Yemen'de meşru yönetime karşı yürütülen bazı milis faaliyetleri, çalışmaları ve çatışmaları Türkiye'nin de Pakistan'ın da kaygıyla izlediğini dile getiren Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Geçtiğimiz günlerde Suudi Arabistan öncülüğünde yapılan çalışmalar ve müdahaleler konusunda da tutumumuzu açık ve net şekilde ortaya koyduk. Bu tutum anayasal düzenin Yemen'de tekrar inşası yönünde atılacak her adıma Türkiye olarak destek verdiğimiz yönündedir. Bu çerçevede de operasyonel desteğimizi ifade ettik. Ancak bu destek, bölgenin bütününde de mezhep çatışmalarına yol açmayacak tedbirlerle birlikte düşünüldüğünde son derece anlamlı ve önemlidir."

BÖLGE MEZHEP ÇATIŞMALARINDAN SÜRATLE UZAKLAŞTIRILMALI

Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gelecek salı İran'ı, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun da ilerleyen günlerde Pakistan'ı ziyaret edeceğini anımsattı.

 Suudi Arabistan ve İran ile temas halinde olduklarına işaret eden Davutoğlu, "Bu yoğun gündem içinde hepimizin özen göstermesi gereken husus, bölgenin mezhep çatışmalarından süratle uzaklaştırılması ve Yemen'de kalıcı düzenin ihdası üzerinden gerilimlerin, çatışmaların azaltılması yönündedir. Tutumumuz da bu şekilde son derece açık, ilkesel bir zemine dayanmaktadır" şeklinde konuştu.

Davutoğlu, Suriye ve Irak ile bölgedeki diğer gelişmeleri de ele aldıklarını, Körfez güvenliğinin, Pakistan ve Türkiye için ne kadar büyük önem taşıdığını gözden geçirdiklerini bildirdi.

Bölgesel düzen, denge ve istikrarın korunması için ne yapılması gerekiyorsa Türkiye ve Pakistan olarak yapmaya hazır bulunduklarının altını çizen Davutoğlu, ülke olarak da her zaman ilkesel politikalarını bu çerçevede sürdüreceklerini aktardı.

banner53
Yorumlar (0)
29
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?