Zorunlu kremasyon: Sri Lanka Müslümanları için bir kabus

Dünya Sağlık Örgütü mezarların Covid-19 kurbanları için güvenli olduğunu söyledi. Öyleyse Sri Lanka hükümeti neden tüm bedenleri yakmakta ısrar ediyor?

Zorunlu kremasyon: Sri Lanka Müslümanları için bir kabus

Sri Lanka Eski Toplumsal Kalkınma Bakanı ve Milletvekili Seyid Ali Zahir Mevlana, ülkede yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle hayatını kaybeden Müslümanların cesedinin zorla krematoryumda yakılmasına ilişkin, "Virüsten ölen Müslüman vatandaşlarımızın dini usullerince defnedilmesini istiyoruz." dedi.

Ülkenin başkenti Kolombo'da 21 Nisan 2019'da düzenlenen ve 253 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırıları sonrası bakanlıktan istifa eden Mevlana, Sri Lanka'daki Müslümanların durumu, hükümetin Kovid-19 politikaları ve ülkede virüsten ölen her dine mensup vatandaşın cesedinin zorunlu olarak yakılması uygulamasına dair AA muhabirine konuştu.

Mevlana, Sri Lanka Müslümanlarının asırlardır bu ülkede barış ve huzur içinde yaşadığını belirterek, "Sri Lankalı Müslümanlar son derece kanunlara itaat eden, vatansever ve birlikte yaşama kültürüne sahip insanlardır. Sinhala Budistleri, Hindular ve Hristiyanlarla uyum içinde yaşıyoruz. Ülkemizin egemenliğini korumak için yaptığımız katkılar muazzamdır. Ülkede demokratik rejim devreye girdiğinden bu yana siyasette aktif olarak varız. Müslümanlar çoğu zaman iktidarı belirleyen kitle olmuştur." diye konuştu.

1983 ila 2009'daki iç savaş ve sonrasında da Sri Lanka'nın birliği için Müslümanların büyük çabalar gösterdiğini anlatan Mevlana, "Çatışmalar sonlandıktan sonra ülkedeki bütün dini ve etnik topluluklarla bir araya gelerek milletimizin yeniden inşasını başlattık. Ekonomik ve demokratik kalkınmada bilfiil rol oynadık." ifadelerini kullandı.

"2019 terör saldırıları, Müslümanlara karşı ayrımcılığı tırmandırdı"
Mevlana, ülkede Müslümanlara karşı nefret söylemlerinin ilk olarak 2012 ve 2013'te birtakım radikal gruplar tarafından başlatıldığının altını çizerek, şöyle devam etti:

"2015'te başa gelen hükümet, Müslüman karşıtı radikal grupları bastırma ve ülkede birliği sağlama yolunda önemli adımlar attı. Ben dahil ülkedeki Müslüman partiler ve siyasetçiler, hükümetin bu yöndeki faaliyetlerini destekledi. 2018'de meydana gelen ve eski Cumhurbaşkanı Maithripala Sirisena'ya suikast girişimiyle sonuçlanan anayasa krizi barış ortamını bozdu ve radikal gruplar krizi fırsat bilerek ülkedeki azınlıklara, özellikle Müslümanlara nefret söylemlerini körükledi. En nihayetinde 2019'daki terör saldırıları, Sri Lanka Müslümanlarına yönelik ayrımcılık ve nefret söylemlerini doruğa çıkarttı."

"Salgın aylar öncesinden önlenebilirdi"
İktidara 2019 seçimlerinde gelen Cumhurbaşkanı Gotabaya Rajapaksa liderliğindeki hükümetin Kovid-19 tedbirlerine değinen Eski Bakan Mevlana, "Hükümet azınlıkları hedef alan bir seçim kampanyasıyla iktidara geldi. 3 Mart'ta parlamento feshedildi ve tam bu tarihlerde salgın ülkede patlak verdi. Aylar öncesinden salgının ülkeye gelmesi önlenebilirdi. Zira burası bir ada ülkesi. Fakat hükümet Kovid-19'a odaklanmak yerine kendi siyasi gündeminin peşinden koştu. 20 Haziran'daki parlamento seçimlerinde çoğunluğu elde ederek yasama ve yürütmedeki gücünü sağlamlaştırmayı hedefliyorlar." şeklinde konuştu.

Mevlana, Sri Lanka hükümetinin yetersiz kriz yönetimine rağmen bu süreçte siyasi farklılıkları bir kenara bırakıp hükümetin Kovid-19 tedbirlerine sonuna kadar destek verdiklerinin altını çizdi.

"Virüsten ölenlerin gömülmesinin sağlık riski taşıdığı iddiası yalan"
Sri Lanka Sağlık Bakanlığının talimatıyla, Kovid-19'dan ölenlerin cesedinin din farkı gözetmeden krematoryumlarda yakılmasına değinen Mevlana, "30 Mart'ta ülkedeki ilk Kovid-19 ölümü gerçekleşti. Yaşamını yitiren kişi Müslüman bir vatandaştı. Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) Kovid-19'dan ölenlerin gömülmesine dair yayımladığı kılavuzdaki şartlar apaçık ortadayken bu talimatlar görmezden gelinerek Müslüman vatandaşın cesedi, cenaze namazı dahi kılınmadan krematoryumda yakıldı." dedi.

Mevlana, virüsten ölen Müslüman vatandaşın krematoryumda yakılması konusunu gündeme getirdiğini ve konuya ilişkin Cumhurbaşkanı ve diğer hükümet yetkilileriyle irtibat kurmaya çalıştığını anlatarak, "Maalesef hükümet ve sağlık yetkilileri bu konudaki endişelerimizi dinlemedi ve cesetleri gömmenin sağlık riski oluşturacağını bahane ederek virüsten ölen her vatandaş için krematoryum uygulamasını sürdürdü. Kısa süre sonra bir Müslüman vatandaş daha Kovid-19'dan hayatını kaybetti ve derhal cesedini yaktılar. Hükümetin yaptığı şey tamamen Müslümanların hassasiyetine zarar vermekten ibaret." değerlendirmesinde bulundu.

Dünya genelinde 180'den fazla ülkede Kovid-19'den ölenlerin cesedinin gömüldüğünü hatırlatan Sri Lankalı siyasetçi, "İngiliz hükümeti, gelen talepler üzerine Kovid-19'dan ölen Müslüman ve Yahudilerin cesetlerinin gömülmesine müsaade etti. Kanada ve İtalya gibi ülkelerin de bu uygulamayı yaptığını biliyoruz. Zira virüsten ölenlerin gömülmesinin sağlık riski taşıdığı iddiası tamamen bir efsane. DSÖ'nün sağlık talimatlarında da böyle bir ifade yer almıyor." diye konuştu.

"Kendi dinimize göre cenaze töreni yapabilmek istiyoruz"


Mevlana, "Müslümanlar olarak şimdiye kadar ülkedeki her türlü sağlık tedbirlerine uyum sağladık. Cuma namazı ve teravihler için camilere bile gitmedik. Diğer din mensuplarının kendi usullerine göre cesetlerini defnetmesine de saygılıyız. Buna karşılık bizler de Müslüman vatandaşlarımızın dini usullerince şerefli bir cenaze töreniyle defnedilmesini istiyoruz." dedi.

Sri Lanka hükümetinin Müslümanlara yönelik hukuksuz uygulamaları karşısında dünya ülkelerinden destek beklediklerini vurgulayan Mevlana, "Dünyanın neresinde insan hakları ihlal ediliyorsa buna karşı ses çıkartmak bizim görevimizdir. Bu konuya dair dünya ülkelerinin, özellikle Türkiye'nin desteklerini bekliyoruz. Uluslararası bir dayanışmanın sergilenmesi gerekir ki Sri Lanka hükümeti, bizim taleplerimizin siyasi amaç taşımadığını, sadece İslam hukuku ve gelenekleriyle alakalı olduğunu anlasın." ifadelerini kullandı.

"Türkiye demokrasinin yanında durmuş etki sahibi bir ülke"
Mevlana, Türkiye'nin uluslararası siyasetteki rolünü takdirle karşıladığını ifade etti ve "Türkiye, dünya genelinde demokrasinin her zaman yanında durmuş etki sahibi bir ülke. Dünyanın her yerinde ayrımcılığa maruz kalan insanlarla dayanışma içinde oldu. Bu meselede de Türkiye'nin diğer ülke liderlerinin bir araya gelip Sri Lanka hükümetinin, DSÖ'nün sağlık güvenliği talimatlarına uyulması tavsiyesinde bulunmalarını umuyoruz." diye konuştu.

Ülkede virüsten ölen 4 Müslümanın yanı sıra 2 Hıristiyanın da cesetlerinin zorla krematoryumda yakıldığının altını çizen Mevlana, "Görüldüğü üzere bu uygulama sadece Müslümanları değil, Hristiyanları da rahatsız ediyor. Başpiskopos ve bazı rahipler, cesetleri yakılan Hristiyan vatandaşlar için hukuki süreç başlatmış durumda. Bunun yanı sıra ülkedeki Katolik ve Metodist kiliseleri de hükümetin DSÖ'nün sağlık talimatlarına uygun davranmamasına ilişkin endişelerini dile getiren açıklamalarda bulundu." dedi.

Kaynak: AA

Güncelleme Tarihi: 15 Mayıs 2020, 16:10
banner53
YORUM EKLE

banner39