banner39

AP seçimlerinde katılım az, gündemde göç var

Avrupa'da dün başlayan AP seçimlerine yüksek katılım beklenmezken seçim öncesi en önemli gündem yine işsizlik ve göç oldu

Avrupa Birliği 23.05.2014, 15:21 23.05.2014, 15:50
AP seçimlerinde katılım az, gündemde göç var

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Avrupa Birliği çapında dün başlayan ve Pazar günü sona erecek Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri, birliğin gücü ve rolü konusunda şimdiye dek görülmemiş bir mücadeleye sahne oluyor. Avrupa'daki aşırı sağın yükselişi bu seçimlerde de etkisini gösterirken işsizlik ve göç seçim öncesi en önemli gündem maddeleriydi. Üç ülke dışında katılım zorunlu olmadığı için seçimlere ilgi de beklenenin altında kalıyor.

İlk kez Avrupa Birliği (AB) karşıtı partiler pek çok ülkede önemli bir güç olarak ortaya çıktı. Seçmenler 28 ülkedeki 500 milyon AB vatandaşını temsil edecek 751 parlamento üyesini seçecek.

Avrupa Parlamentosu AB'de üyeleri doğrudan halkoyuyla seçilen tek kurum. Dolayısıyla beş yılda bir yapılan bu oylama, seçmenler için Brüksel'de kendilerini kimin temsil edeceğini belirlemek için tek şans.

SEÇİMİN GÜNDEMİNDE İŞSİZLİK VE GÖÇ VAR

Göç, pek çok seçmenin gündeminde ön sıralarda. Birçok siyasetçi AB içindeki serbest dolaşım ilkesini eleştiriyor, çünkü AB'nin genişlemesi göçmen işçi akınını büyük ölçüde arttırdı.

Seçmenin kaygısı ise işsizlik. Dolayısıyla kampanya döneminde istihdam ve büyüme yoğun bir şekilde işlendi. Kamuoyu yoklamaları borç kriziyle mücadelenin birçok ülkede AB'ye düşmanlığı arttırdığını gösteriyor.

Ülkelere göre işsizlik oranları:

SEÇİM SİSTEMİ VE PARLAMENTO

Parlamenterler nisbi temsille seçiliyor. Bu sistem özellikle küçük partilere avantaj sağlıyor. Her üye ülke açık ya da kapalı liste sistemini tercih edebiliyor. Açık liste sisteminde seçmenler bir ya da iki adayı tercih edebiliyorlar. 16 ülke bu sistemi uyguluyor.

Her ülke kendi seçim tarzını belirleyecek; fakat genel kural, seçmenlerin kendi vatandaşı oldukları ülkede oy kullanması.

Kapalı listedeyse seçmenler bir partiyi seçiyor ve partiler aday listesindeki sırayı kendileri belirliyor. Fransa, Almanya ve İngiltere'de bu sistem uygulanıyor.

Üye ülkelerden 400 milyon seçmen sandık başına gidecek. Seçmenlerin oy kullanabilmesi için en az 18 yaşında olması gerekli. Avusturya’da ise bu rakam 16.

Seçimlerde belirlenecek parlamentonun 751 üyesi, 5 yıl boyunca görev yapacak.

AB üyesi ülkeler nüfuslarına göre AP’de temsil ediliyor. Parlamentoda, AB’nin en kalabalık ülkesi olan Almanya’dan 96 parlamenter bulunurken, en az parlamentere sahip olan AB’nin en küçük üyesi Malta ise sadece 6 temsilci gönderiyor. Almanya’yı 74 sandalye ile Fransa, 73 ile de İngiltere takip ediyor.

Parlamentoda ülke başına ayrılan sandalye sayısı nüfusa göre belirleniyor. Almanya 96, Fransa 74, İtalya ve İngiltere 73'er sandalyeye sahip. Kıbrıs, Estonya, Lüksemburg ve Malta ise altışar parlamenter gönderebiliyor.
 
Seçimin ardından çoğu ulusal parti, parlamentoda benzer düşüncedeki uluslararası bloklara katılıyor. Grup kurabilmek için yedi farklı ülkeden en az 25 parlamenter olması gerekiyor. Böyle gruplara katılmak parlamenterlerin yasal düzenlemelerde daha çok etki sahibi olmasını ve parlamentodan ödenek alabilmelerini sağlıyor.

Aşırı sağdan aşırı sola tüm siyasi yelpazede gruplar bulunuyor. Ancak en büyükleri merkez sol, merkez sağ ve liberal gruplar. Şimdiye dek hiçbir grup mutlak çoğunluğu sağlayamadı.

KATILIM ORANI

Avrupa Parlamentosu seçimlerinde katılım oranı ülkeden ülkeye değişiyor. Belçika ve Lüksemburg'da 2009'daki seçimlere katılım oranı yüzde 90 iken Slovakya'da yüzde 19,6; Litvanya'da yüzde 20,98; Polonya'da yüzde 24,53 olmuştu. 2009 seçimlerinde AB genelindeki katılım oranı ise yüzde 43'te kalmıştı.

Belçika, Lüksemburg ve Malta'da seçimlere katılım zorunlu olmasına rağmen sadece Belçika'da oy kullanmayanlara müeyyide uygulanıyor. Bu ülkede oy kullanmayanlara para cezası veriliyor.

Pazar gününe kadar devam edecek seçimlerde de katılım oranının düşük olması bekleniyor.

2009 Avrupa Parlamentosu seçimlerine ülkelerdeki katılım oranları şu şekilde:

SAĞ PARTİLERİN YÜKSELİŞİ

Birçok Avrupa ülkesinde son 10 yılda aşırı sağ partiler hızlı bir yükselişe geçti. AB üyelerinin önemli bir kısmında ülke meclisinde temsil edilmeye başlanan aşırı sağ, Avrupa Parlamentosu'na da girmeye başladı.

Aşırı sağın yükselişinin en önemli nedenleri olarak ekonomik krizin yanı sıra ülkelerde elitistlere duyulan güvenin azalması gösteriliyor.

Son Avrupa Parlamentosu seçimlerinde ülkelerdeki aşırı sağ partilerin aldığı oy oranları şöyle:

banner53
Yorumlar (0)
18
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?