banner15

Balkanlarda kriz bitmiyor

Büyük sığınmacı sorunuyla karşı karşıya olan batı Avrupa'dan önce Balkanlardaki etkisi taşları yerinden oynatma riskini taşıyor.

Balkanlarda kriz  bitmiyor

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana tarihinin en büyük sığınmacı sorunuyla karşı karşıya olan Avrupa'da, AB liderleri yaz başından beri bu soruna çözüm bulmaya çalışırken, kıtanın doğusundan batısına birçok ülke, ekonomiden ayrılıkçılığa uzanan yelpazedeki kendi iç sorunlarıyla boğuşuyor. Portekiz ve ispanya ciddi siyasi krizle karşı karşıya. 

Fakat Balkanlar daha derin sorunlarla karşıkarşıya



ROMANYA'DA HÜKÜMET DEVİREN PROTESTOLAR

Romanya’da Başbakan Victor Ponta, başkent Bükreş'teki bir gece kulübünde 30 Ekim'de çıkan ve 48 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan yangının ardından düzenlenen protesto gösterileri üzerine istifa etti. Ponta'nın istifasının ardından eski Eğitim Bakanı Sorin Campeanu, geçici başbakan olarak atandı.

Ancak Romanya Cumhurbaşkanı Klaus Iohannis, Avrupa Komisyonu'nun eski üyesi Dacian Ciolos’a yeni hükümet kurması için görev verdi.

Ciolos'un parlamentodan güvenoyu alamaması durumunda, cumhurbaşkanı hükümeti kurma görevini başkasına verecek. İkinci adayın da güvenoyu alamaması halinde erken seçime gidilecek.

Romanya’da seçim normal koşullarda Aralık 2016'da yapılacak.

KARADAĞ'DA NATO KRİZİ

Balkan ülkesi Karadağ'da muhalefetteki Demokratik Cephe, hükümetin istifa etmesini ve erken seçime gidilmesini talep ediyor.

Demokratik Cephe, 27 Eylül'de meclis binası önünde çadırlı eylem başlatmış, eyleme 17 Ekim'de polisin müdahale etmesi üzerine başkent Podgorica'da olaylar çıkmış, çok sayıda polis ve gösterici yaralanmıştı.

Muhalefet aradığı halk desteğini bulamamış, protestolar ülke geneline yayılmadan son bulmuştu.

Ancak olayların ardından gösterilere liderlik ettikleri gerekçesiyle Demokratik Cephe milletvekilleri Andrija Mandic, Slaven Radunovic ve Milan Knezevic'in dokunulmazlıklarının kaldırılması meclis gündemine alındı.

Bazı siyasi gözlemcilere göre, Karadağ'daki gösteriler, ülkenin NATO üyeliğine karşı Rusya'nın desteğiyle gerçekleştiriliyor.

KOSOVA'DA ANLAŞMA GERGİNLİĞİ

Kosova'da da muhalefetteki "Kendin Karar Al" hareketi, AB arabuluculuğunda devam eden Belgrad-Priştine diyalog sürecinde geçen ağustos ayında imzalanan anlaşmadan vazgeçilmesini talep ediyor.

Brüksel'de imzalanan anlaşma, Kosova'nın kuzeyinde Sırp Belediyeler Birliği kurulmasını ve Kosova-Karadağ sınırının yeniden düzenlenmesini öngörüyor.

Anlaşmadan dolayı Başbakan İsa Mustafa'yı suçlayan muhalefet, anlaşmayla ilgili meclis çalışmalarını da boykot ediyor. 22 Eylül'deki meclis genel kurulunda konuşmak üzere kürsüye çıkan Mustafa'ya yumurta atan muhalefet milletvekilleri, anlaşmadan geri adım atılmadıkça eylemlerine devam edeceklerini açıkladı.

Muhalefet, meclisteki eylemlerine ekim ayı içinde de iktidar ortağı milletvekillerine su ve göz yaşartıcı gaz atarak sürdürdü. Muhalefetin meclis önünde düzenlediği gösterilerde de polislerin yaralandığı ve göstericilerin gözaltına alındığı olaylar çıktı.

HIRVATİSTAN'DA KOALİSYON GÖRÜNÜYOR

Hırvatistan'da 8 Kasım'da yapılan genel seçimde ülkedeki en büyük iki siyasi parti, Hırvat Demokratik Partisi (HDZ) ve Sosyal Demokrat Parti (SDP) hükümet kuracak çoğunluğu elde edemedi.

HDZ öncülüğünde kurulan "Vatansever" ittifakının 59,  SDP öncülüğünde kurulan "Hırvatistan Büyüyor" ittifakının 56 milletvekili çıkarabildiği ülkede, 151 sandalyeli mecliste hükümeti kurabilmek için en az 76 milletvekili gerekiyor.

Koalisyon görüşmeleri öncesinde gözler 19 milletvekili çıkaran "Most" ittifakına çevrildi. Mecliste 8 sandalyesi bulunan azınlık milletvekilleri de hükümet kurma aşamasında önemli rol oynayacağa benziyor.

MAKEDONYA'DA ERKEN SEÇİM

Makedonya da 2010'da hükümet aleyhine yayın yapan bir televizyon kanalının kapatılması ve kanal sahibinin tutuklanmasıyla başlayan çalkantı, 2012 sonunda bütçe görüşmeleriyle derinleşmişti.

Yaklaşık 20 binanın inşa edilmesi ve kırktan fazla anıtın dikilmesini içeren milyonlarca avroluk Üsküp 2014 Projesi'ni desteklemeyen muhalefet, bütçede projeye ayrılan paya karşı çıkmıştı. Muhalefet, bütçe görüşmelerinin ardından meclis oturumlarını boykot etmeye başladı.

Ülke son bir yıldır sınavlardan sağlık hizmetine kadar pek çok konuda protestolara sahne oldu.

Makedonya'daki siyasi çalkantı, ana muhalefet lideri Zoran Zaev'in, aralarında Başbakan Nikola Gruevski'nin de bulunduğu hükümet üyelerinin telefon görüşmelerini kamuoyuyla paylaşmasıyla büyüdü.

Zaev, hükümeti yolsuzluk, görevi kötüye kullanmak ve bazı suçların üzerini kapatmakla suçladı.

Ülkede düzenlenen gösterilerde muhalefet ve iktidar yanlıları karşı karşıya geldi. Siyasi çalkantıya son vermek için AB de arabuluculuğa soyundu.

AB Komiseri Johannes Hahn'ın arabulucuğundaki toplantıda 4 Nisan 2016'da erken seçime gidilmesi üzerinde uzlaşıldı.

AVUSTURYA HÜKÜMETİNDE MÜLTECİ KRİZİ

Avusturya’da koalisyon hükümetini oluşturan Sosyal Demokrat Parti (SPÖ) ile Avusturya Halk Partisi (ÖVP) arasında sığınmacılar konusundaki anlaşmazlık büyüyor. Demokratlar, sığınmacıların ülkeye girişine sıcak bakarken, muhafazakarlar sığınmacıların girişinin sınırlandırılmasını hatta sınırların kaçak geçişlere tamamen kapatılmasını savunuyor.

Sosyal Demokrat Partili Başbakan Werner Faymann, sığınmacıların girişi konusunda daha esnek davranılmasını savunurken, koalisyon ortağı Başbakan Yardımcısı Reinhold Mitterlehner, sığınmacıların geçişlerine göz yumulması halinde hükümetten çekilebileceklerini açıkladı.

ÖVP'li İçişleri Bakanı Johanna Mikl-Leitner de Almanya’nın sınırları kapatması halinde kendilerinin de derhal sınırları kapatacaklarını söyledi.

Sosyal Demokratlar, sığınmacıların geçişine izin verilmesini ve Türkiye ile anlaşma yapılarak sığınmacıların ülkelerine yakın bölgelerde kalmalarının sağlanmasını savunurken, muhafazakarlar Türkiye ile yapılacak işbirliğinin maliyetinin yüksek olacağını ileri sürerek AB sınırlarını kendi imkanlarıyla kontrol altına alması gerektiğini savunuyor.

Öte yandan aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ), sığınmacıların geçişine izin veren hükümet aleyhine "insan kaçakçılığı" suçlamasıyla dava açtı. Ülkedeki sığınmacı korkusu aşırı sağcıların yükselişine neden oluyor. Birçok eyalette yapılan seçimlerde yaklaşık yüzde 10 artışla ikinci parti konumuna yükselen sağcılar, sınırlara tel örgü çekilmesini istiyor.

 

Güncelleme Tarihi: 11 Kasım 2015, 17:21
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35