banner39

Berlin'de 'Sığınmacılar Konferansı'

Almanya'nın başkenti Berlin'de dün Suriyeli sığınmacıları konu alan bir konferans düzenlendi

Avrupa Birliği 29.10.2014, 09:45 29.10.2014, 09:45
Berlin'de 'Sığınmacılar Konferansı'

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Almanya'nın başkenti Berlin, dün uluslararası bir konferansa ev sahipliği yaptı. Konferansın konusu ise, dünya genelindeki Suriyeli sığınmacılar. Konferansa, Türk dışişleri bakanlığından da katılım gerçekleşti. Konferansa ev sahipliği yapan Almanya adına konuşmayı, Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier yaptı.

Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, Berlin’den dün uluslararası toplumun Suriye’deki sığınmacıları yalnız bırakmadığı ve onları kabul eden ülkelerin yanında olduğu mesajı gönderildiğini söyledi.

Steinmeier, Amanya’nın ev sahipliğinde Dışişleri Bakanlığında düzenlenen, ‘’Bölgede İstikrarı Desteklemek-Suriyeli Sığınmacıların Durumu” konulu konferansın ardından Almanya Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Bakanı Gerd Müller, BM Mülteciler Yüksek Komiseri Antonio Guterres, Lübnan Dışişleri Bakanı Gebran Bassil ve Ürdün Dışişleri Bakanı Nasser Judeh ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Suriye’deki sorunun, dönemin en büyük sığınmacı felaketi halini aldığını ifade eden Steinmeier, 10 milyon Suriyelinin yurtlarını terk ettiğini ve 3 milyon kişinin komşu ülkelere sığındığını belirtti.

"Berlin’den uluslararası toplum tarafından Suriye’deki sığınmacıları yalnız bırakılmadığı ve savaştan dolayı kaçanların sığındığı ülkelerin yanında olduğu mesajı verildi" ifadesini kullanan Steinmeier, "Ürdün, Lübnan ve Türkiye, takdire değer mükemmel bir insanlıkla sığınmacıları kabul etti" dedi.

Ancak krizin birçok yerde olanakları aştığına işaret eden Steinmeier, içecek su, yiyecek ve soğuktan korunmanın kısıtlı olduğu yerlerde bu yükün çok fazla omuzlanamayacağının görüldüğü ve sığınmacıları kabul eden bazı ülkelerde kırılgan olan istikrarı tehdit ettiğini kaydetti.

Sığınmacıların ve bunları kabul eden bölgelerdeki insanların umutların kaybolması ve yaşam perspektifinin olmamasının bu insanların aşırı ideolojilere duyarlı hale gelebileceği uyarısında bulunan Steinmeier, bundan dolayı yardımların sığınmacıları kabul eden ülkelere yönlendirileceğini ve daha planlı ve etkili şekilde kullanmasının sağlanacağını söyledi.

ALMANYA, GELECEK 3 YILDA 500 MİLYON AVRO YARDIM YAPACAK

Almanya'nın Suriyeli sığınmacılar konusunda sorumluluğunu yerine getireceğini belirten Steinmeier, Müller ile birlikte iki bakanlık bütçelerinden 2015-2017 yıllarını kapsayan 3 yıl için 500 milyon avro insani ve işbirliği yardımının yapılacağını bildirdi.

Steinmeier, yapılan bu planlamanın sığınmacı dramının hızlı şekilde sonlanacağının tahmin edilmediğini gösterdiğine işaret etti.

Suriye’deki krizle ilgili siyasi çözümün bulunması gerektiğini yineleyen Steinmeier, gerçek bir çözümün savaş bittiğinde olacağını belirtti.

Dışişleri Bakanı Steinmeier, Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu’nun (BMGK) Suriye konusunda bölünmüş olduğuna işaret ederek, bunun böyle olmasına rağmen New York'ta da siyasi çözüm arayışından vazgeçilmemesini istedi.

Almanya’nın son 3 yılda yaklaşık 70 bin Suriyeli sığınmacı kabul ettiğine işaret eden Steinmeier, ‘’Bu, Lübnan, Ürdün ve Türkiye’ye bakılırsa çok az. Avrupa ülkelerine nispeten ise çok’’ dedi.

Steinmeier, sığınmacıların kaderini kolaylaştırma konusunda yardımcı olmaları için diğer ülkelere de çağrıda bulundu.

KİMSENİN AÇLIKTAN, YOKSULLUKTAN VE SEFALETTEN ÖLMEMESİ LAZIM

Almanya Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Bakanı Müller de cephenin arkasında olan insanları unutmadıklarını belirterek, "Bu kış kimse açlıktan, sefaletten ve yoksulluktan ölmemesi lazım. Bu siyasi bir felaket olur" dedi.

Uluslararası toplumun dayanışmasına ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Müller, bakanlığın bu yıl içinde ayrıca 140 milyon avro daha yardımda bulunacağını, bu yardımın özellikle Ürdün, Lübnan ve Irak’ın kuzeyine yapılacağını belirtti.

Müller bu bağlamda Almanya’nın Irak’ın kuzeyinde 1 mülteci kampının yapılmasını üstleneceğini kaydetti.

BM Mülteciler Yüksek Komiseri Guterres de 3,5 yılan beri devam eden Suriye krizinden dolayı diğer ülkelerin de güvenliğinin tehdit edildiğini belirtti. Guterres, tüm ülkelerin Suriyeli sığınmacılara sınırlarını açma çağrısında bulundu.

LÜBNAN VE ÜRDÜN DIŞİŞLERİ BAKANLARI

Lübnan Dışişleri Bakanı Gebran Bassil de bu krizde elde edilecek çözümün Suriye’yi de kapsaması gerektiğini ve sığınmacıların geri dönüşünü de desteklemesi gerektiğini söyledi.

Ülkelerin sığınmacı sorunun sebebiyle aldıkları siyasi kararların anlayışla karşılanması gerektiğini belirten Bassilde, mali yardıma ihtiyaç duyduklarını da söyledi.

Bassil, "Suriyelilerin ülkelerine geri dönmeleri konusunda cesaretlendirilmeleri ve kendi bölgelerinde desteklenmeleri gerektiğini" de kaydetti.

Ürdün Dışişleri Bakanı Nasser Judeh de sığınmacılar konusunda ülkesinden sorumluluk almasının beklenildiğinde uluslararası toplum tarafından da bu konuda katkı verilmesi ve Ürdün’ün desteklenmesi gerektiğini kaydetti.

Suriyeli sığınmacıların ülkesine geldikten sonra oluşan sıkıntıları anlatan Judeh, bu sorunların uluslararası toplumun odağında olması gerektiğini belirtti.

Sığınmacılardan dolayı Ürdün'ün nüfusunun arttığına işaret eden Judeh, ülkede eğitim ve enerji gibi temel hayat alanlarının etkilendiğini ifade ederek, "Ürdün buna ne kadar daha dayanabilir?" ifadesini kullandı.

Suriye ve Suriye’nin koşu ülkelerindeki insani trajedinin siyasi olarak çözülmesi gerektiğini ifade eden Jadeh, bu siyasi çözümün sığınmacıların ülkelerine geri dönüşünü sağlaması gerektiğini kaydetti.

SONUÇ BİLDİRGESİ

Konferansın sonunda açıklanan sonuç bildirgesinde, Suriyeli sığınmacılara kapılarını açan komşu ülkelere orta ve uzun vadede yardımların yapılması taahhüt edildi.

Batılı ülkelere ve bağışçı devletlere daha fazla mülteci kabul etmeleri ve Suriye’ye komşu ülkeler üzerindeki yükü hafifletmeleri çağrısında bulunulan bildirgede Türkiye, Lübnan, Ürdün, Irak ve Mısır’ın Suriyeli sığınmacıları kabul ederek büyük bir misafirperverlik gösterdiği vurgulandı ve uluslararası toplumun şu ana kadar yaptığı yardımların ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kaldığı, bunların artırılması gerektiği ifade edildi.

Bidirgede, “Bağışçı ülkeler, sığınmacıları kabul eden ülkelere, onların belirlediği ihtiyaç ve öncelikler doğrultusunda kalkınma yardımlarını gelecek yıllar içinde artırmaya çaba göstereceklerdir” ifadeleri kullanıldı.

Sığınmacıları kabul eden ülkelerin insan haklarını koruma konusunda hassasiyet göstermeye devam edecekleri vurgulanırken, sığınmacılar arasında kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engellilere özel önem verileceği, bunların şiddet, ayrımcılık ve sömürüye karşı korunacaklarının altı çizildi.

Sonuç bildirgesinde, “Sığınmacıları kabul eden ülkeler, bağışçı ülkelerin desteğiyle ve ülkelerin olanakları ölçüsünde, sığınmacıların temel sağlık hizmetlerinden, eğitim imkanlarından, su ve kanalizasyon imkanlarından yararlanmasına çaba gösterecektir” ifadesine yer verildi.

Suriyeli sığınmacılar arasında çocukların ve gençlerin sayısının yüksek olduğu, bunların çoğunun okula gidememesi nedeniyle bir “kayıp kuşak” tehlikesinin oluştuğuna dikkati çekilen açıklamada, çocuk ve gençlerin eğitimi için oluşturulan inisiyatiflerin destekleneceği kaydedildi.

Özellikle Lübnan ve Ürdün’ün güvenlik ve istikrar kaygılarına işaret edilen sonuç bildirgesinde, “Bağışçı ülkeler, sığınmacı kabul eden ülkelerin meşru güvenlik kaygılarının giderilmesine katkıda bulunacak, iç güvenlik önlemleri ve sınırların etkili şekilde yönetilmesine yardımcı olacaklardır” denildi.

Bildirgede, “Katılımcı ülkeler, hoşgörü kültürünü teşvik edecek, barış ve istikrarı tehdit edebilecek aşırılık, yabancı düşmanlığı ve köktenciliğin her türlüsüne karşı mücadele edeceklerdir” ifadesi kullanıldı.

Suriye’deki iç göçe maruz kalanların da destekleneceğinin ifade edildiği bildirgede, katılımcı ülkelerin ne kadar yardım yapacağı konusunda veriler yer almadı.

Yaklaşık 40 ülkenin temsilcisi ile uluslararası sivil toplum kuruluşlarının yer aldığı konferansa katılan Türkiye'den Dışişleri Bakanı Yardımcısı Naci Koru'nun bir dizi ikili temasta bulunduğu öğrenildi.

Konferansta Suriye'nin komşu ülkelerinin yanı sıra BM temsilcileri ve yardım kuruluşları da yer aldı.

banner53
Yorumlar (0)
26
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?