banner15

AB değerleri Çingene testinden geçemedi

Avrupa Birliği projesinin mimarı Fransa, birliğin tüm değerlerini çiğneyen politikalarıyla AB içindeki bölünmeye yeni bir boyut getirdi

AB değerleri Çingene testinden geçemedi


Çiğdem Aktı-Dünya Bülteni

Sadece ekonomik bir birlik olmaktan çıkıp, sosyal, siyasi ve kültürel bir yapı haline gelmeye karar verdiği günden bu yana, Avrupa Birliği içindeki gerilim, az ya da çok devam etti.

Ortak bir dış politika belirlenememesinden, medya kurallarına, sosyal devlet anlayışından, üye ülkeler arasındaki kültürel çekişmelere, Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun Avrupa Birliği olması hep sancılı oldu..

Projenin mimarı ve Almanya ile birlikte en büyük iki itici gücünden biri olan Fransa'nın Romanlar'a karşı uyguladığı etnik ayrımcılık ve sınırdışı politikası, bu anlamda yaşanan gerginliklerin geldiği son noktaya işaret ediyor.

Şimdiye kadar üye ülkeler içindeki bir çok ayrımcı ve hoşgörüsüz kararları bazen görmezden gelerek, bazen "kılıfına uydurarak" geçiştiren AB üst yapısı, birlik vatandaşı olarak haklarını koruyamadığı Romanlar konusunda, şimdiye kadar savunduğu tüm değerlerle ilgili testi kaybetmek üzere...

Avrupa Parlamentosu'ndan yapılan çok sert açıklamalara ve Fransa'ya yönelik yaptırım girişimlerine rağmen, Sarkozy ve yönetimi, Fransız halkının da büyük desteğini alan ırkçı ve ayrımcı politikalarda geri adım atmıyor.

Aksine, ağzını bozan Sarkozy, "çok istiyorlarsa Çingeneleri kendi ülkelerinde ağırlasınlar" diyerek meydan okumaya kadar vardırıyor işi....

YAPTIRIM İHTİMALİ, HALK DESTEĞİ

Avrupa Adalet Divanı'nın, Avrupa vatandaşı olan Romanlar'a yönelik uygulamaları yüzünden Fransa'yı para cezasına çarptırabileceği belirtiliyor. Ancak bu, birlik içinde yaşanan kırılmayı daha da ileri boyuta taşımaktan öte anlam ifade etmeyebilir.

Bir birlik olduğunu iddia etmesine rağmen, AB'nin üye olmayan ülkeleri bile mahkum edebildiği ayrımcılık ve ırkçılık sorununa kendi sınırları içinde engel olamadığı açık bir şekilde ortada..

Avrupa Komisyonu'nun Adaletten Sorumlu üyesi Viviane Reding'in "Bu duruma, Avrupa'da, 2’nci Dünya Savaşı'ndan sonra bir daha asla tanık olmayacağımızı ummuştum" sözleriyle bir bakıma Nazi yönetimi ile kıyasladığı Sarkozy'nin arkasında ise, "cadı avı"nı sürdürmesine yetecek kadar halk desteği var.

barroso-sarkozy.jpg

"MERKEL DE SINIRDIŞI EDECEK"

AB, kurucu üyelerinden Fransa'da yaşanan bu skandalın tartışmalarıyla sarsılırken, Sarkozy'nin Brüksel'deki AB zirvesinde ortaya attığı bir iddia skandalın daha bir süre gündemde kalacağının işaretlerini veriyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel'in zirve sırasında, kendisine "Almanya'nın da yakında Romanlar’ı sınır dışı edeceğini söylediğini" iddia eden Sarkozy'nin sözleri Almanya tarafından yalanlandı.

Ancak, "insan onuruna saygı AB için kutsal bir değerdir" diyerek Fransa'yı eleştiren Avrupa Komisyonu Başkanı Josea Manuel Barroso'ya, AB aile fotoğrafı çekilirken sırtını dönen Sarkozy, AB'nin savunduğu tüm değerlere de sırtını dönmeye hazır görünüyor.

AB'NİN SAMİMİYET SINAVI SÜRÜYOR

Fransa'daki ırkçılığı eleştiren diğer AB üyesi ülkelerin, kendi sınırları içinde her geçen gün artan İslam düşmanı, ayrımcı ve ırkçı akımlar ile AB'nin geleceği konusunda düşünmek için bu fırsatı kullanıp kullanamayacağı ise projenin başarısı için en önemli soru...

Göçmenleri suça iten faktörleri ortadan kaldıramayan, uzun vadeli ve sağlam politikalar üreterek onları kazanmak yerine her seferinde "farklılıklarını" gündeme taşıyan Avrupa ülkeleri, onları asla "vatandaş" kabul etmediklerini farklı vesilelerle ortaya koyuyor.

Son yıllarda önemli bir oy toplama metodu haline de gelen yabancı düşmanlığı ve ırkçılık, "demokrasi havarisi" geçinen Avrupa'yı sarsıyor. Avrupa'nın birlik olarak kalabilmesi, değerlerin mi korkuların mı galip geleceği sorusuna verilen cevaba bağlı olacak..
 

Güncelleme Tarihi: 17 Eylül 2010, 18:31
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35