banner27

'Almanya'ya ait yeni bir İslam' için paralel grup hazırlıkları başladı

Almanya'nın Temmuz ayında düzenlediği entegrasyon zirvesinden sonra Almanya’daki Müslümanların temsilcileri de önümüzdeki haftalarda “İslam Konferansı” adı altında bir araya gelecek. Alman basını ülkedeki Müslümanların gündeminde tartışılacak birçok konu olduğunu bildirdi.

'Almanya'ya ait yeni bir İslam' için paralel grup hazırlıkları başladı

Almanya'da önünüzdeki aylarda düzenlenecek olan İslam Konferansı ile Almanya'daki Müslümanların "Almanya'ya ait olan” yeni bir İslam tanımı yapılacağı belirtildi. Bu konferans ile Almanya'nın ülkede yaşayan Müslümanlar üzerinde başta Türkiye olmak üzere diğer ülkelerin etkisinin azaltılması amaçladığı öne sürüldü.

Muhatapları FETÖ

Almanya, Türkiye ile bağı bulunan her türlü derneği, dini kuruluşu ve STK’ları güvenlik tehdidi olarak görüyor. Bu kuruluşları durdurmanın Türkiye’yi durdurmak ile eşdeğer olarak gören Almanya, terör örgütü FETÖ gibi Türkiye düşmanlarını muhatap alıyor. Almanlar, Erdoğan seçmeni ve Türkiye sevdalısı kişi ve kurumları güvenlik tehdidi olarak algılıyor.

Paralel dernekler faal

Almanya’da son dönemde Diyanet İşleri Türk İslam Birliği'ne (DİTİB) ve Türkiye ile bağı bulunan diğer kuruluşlara karşı paralel gençlik, akademisyen, sosyal işler ve manevi rehberlik ile kadın dernekleri kuruldu. Bu dernekler ile Türkiye etkisini kırmayı ve sözde Alman İslam’ını oluşturmayı planlıyorlar.

Al Hambra Gesellschaft (El Hamra Topluluğu) her hafta paralel cuma hutbesi yayınlıyor. Paralel hutbe ile Türkiye’den uzaklaşmayı bilinç altına yerleştiriyorlar. “Sozialdienst muslimischer Frauen SmF e.V." (Müslüman Kadınlar Sosyal Hizmetleri Derneği) kadınlara ve mültecilere yönelik proje gerçekleştiriyor. Muslimisches Jugendwerk e.V.( Müslüman Gençlik Kurumu Derneği) Müslüman geçlere hitap ediyor. Kiliseler, gizliden gizliye bu dernekleri desteklerken, medya organları da bunları parlatan haberler yapıyor. Alman medyası bu paralel dernekleri şirin ve doğru adres olarak lanse ediliyor. Paralel derneklerin bütçeleri devlet tarafından ödeniyor. Alhambra Gesellschaft ve Sozialdienst muslimischer Frauen SmF ile Muslimisches Jugendwerk e.V. dernekleri Federal Aile, Kadın ve Gençlik Bakanlığı tarafından fonlanıyor. 900 camisi bulunan DİTİB'e ise hiçbir destek verilmiyor. DİTİB'in camilerinde görev yapan imamlar Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından atanıyor. Düzenlenecek olan İslam Konferansı'nda da, bu tip paralel derneklerin ön planda olacağı tahmin ediliyor.

Almanya'ya ait bir İslam projesi / Toplum mühendisliği

Alman İslam Konferansı’nın resmi internet sayfasında şu cümle yer alıyor: “Almanya’daki Müslümanlar kendilerini Alman toplumunun bir parçası olarak görmeli ve Alman toplumu da onları böyle görmelidir.” Bu hedef ve temenni bir gün gerçekleşirse, toplumsal uyum ve birliktelik yönünden önemli bir kazanım elde edilmiş olacaktır. Ancak Şubat 2018’de göreve gelen Almanya’nın yeni İçişleri Bakanı Horst Seehofer (CSU) İslam'ın Almanya'ya ait olmadığını söyleyerek yine büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Seehofer: “Hayır. İslam Almanya’ya ait değildir. Almanya Hıristiyan değerlerden oluşuyor. Tabii ki bizde yaşayan Müslümanlar Almanya’ya aittir. Ama bu elbette biz kendi geleneklerimizden ve görgü kurallarımızdan vazgeçeceğiz anlamına gelmez” diye konuştu. Seehofer İslam Konferansı’nı devam ettireceğini ifade etti, ancak İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Markus Kerber, İslam Konferansı’nda yapısal değişikliğe gidileceğini açıkladı.

“Alman Müslümanları korumak için” Türkiye’nin etkisine de karşı olduklarının ve Türkiye’nin Almanya’daki Müslümanlara yönelik bir müdahalesine izin vermeyeceklerinin de altını çizdi. Almanya’da örgütlü olmayan Müslümanların da İslam Konferansı’nda yer almasını istediklerini söyleyen Markus Kerber, Kasım 2018’de yapılması öngörülen İslam Konferansı genel kurul toplantısına İslami teşkilatların yanı sıra Müslümanları temsilen bireylerin de davet edilmesinin planlandıkları açıkladı. Oluşturulmak istenilen yeni bir etnik aidiyete vurgu yapan Kerber’in ‘Almanya’ya ait’ yeni bir İslam tanımı yapılmasının uygun olacağını ve bunun da ancak ‘Alman İslamı’ olarak tanımlanabileceğini söylemesi önümüzdeki dönemde çok tartışılacağa benziyor.

Almanya’daki konferansa çağrılan çatı örgütler Die Tageszeitung’da şöyle tanıtıldı: 

“1-Almanya İslam Konseyi: Almanya’da yaşayan Müslümanların 140 bin üyeyle, en geniş temsil edildiği çatı örgütü. Kısa adı ‘Islamrat’ olan organizasyonda 30 örgüt temsil ediliyor. İslam toplumunun üyelerinden biri olan Milli Görüş (IMGM) Anayasa’yı Koruma teşkilatı raporunda incelenmişti. Kuruluşun özetle, Almanya’da hür demokratik anayasanın temellerine sızma girişiminde bulunduğu öne sürülmüştü. 

2-Almanya Müslümanları Merkez Konseyi: Alman İslam Toplumu (IGD)’nun da çıkarlarını temsil eden bu organizasyona ait 20 bin üye bulunuyor. Baden Württemberg Anayasayı Koruma teşkilatı raporunda şöyle denilmişti: IGD kendisini ulaşılabilir ve ılımlı olarak gösteriyor. Diğer yandan IGD görevlileri görüşlerini açıklarken Almanya’daki yasal temellerin İslam hukuku kavramlarına göre adapte edilmesini savunuyor. Amaç Müslümanlar için ayrı bir hukuk sistemiydi. Aynı zamanda kadın ve erkeğin toplumdaki rollerine ilişkin anlayışı da kısmen batılı. Web sitelerinde belirtildiği gibi erkek evin nafakasını teminden sorumlu, kadın ise, çocuklarını eğitmek, evini güvenli bir kale haline getirmek için çabalamalıdır. 

3-Diyanet İşleri Türk-İslam Birliği (DİTİB): DİTİB yöneticisi her zaman Türkiye’nin Almanya’daki temsilcilerinden biri olmuştur. Kuruluş, Ankara’daki ulusal Diyanet İşleri Başkanlığı ile bağlantılıdır. İmamlar ve din eğitmenleri Türkiye’den gönderilir. Organizasyon 600 yerel yönetim birimiyle ilgilidir kendi açıklamalarına göre 110 bin üyeye sahip. 

4-İslami Kültür Merkezleri Birliği: Birlik, Türk hükümetinden ve ulusal organizasyonlardan bağımsızdır. Ülke çapında 300 cami IKMB’ye aittir. Mayıs 2005’te Frankfurt sosyal idaresi kuruluşun resmi izni olmadan, iki yasadışı yurt işlettiğini saptadı. Birkaç gün sonra da kuruluşun bütün yöneticileri vergi yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle gözaltına alındı. Hukuki süreç ise devam ediyor. 

5-Alevi örgütlenmesi: Ülke çapında 105 şehirde Alevi örgütleri çalışıyor. Aleviler Türkiye’de Sünni Müslümanlardan sonra ikinci en büyük dini grup olarak ortaya çıkıyor. Bu topluluk özellikle liberal olarak biliniyor. Dini bir topluluk olarak kendi haklarına sahip olmadıkları için Türkiye’de ayrımcılıkla karşı karşıya kalmaktadırlar. Anayasa Koruma teşkilatı bu örgütleri barışçı olarak niteliyor. Almanya’da 700 bin Alevi yaşıyor.”

Erdoğan'ın Almanya ziyareti

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bu ayın sonunda Almanya’ya resmi ziyaret gerçekleştirecek. Başkan Erdoğan'ın, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile görüşmesinde de bu konferansı gündeme getireceği belirtiliyor.

Güncelleme Tarihi: 10 Eylül 2018, 09:45
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner26

banner25