banner39

Brexit kurbanı Theresa May veda etti!

İngiltere Başbakanı Theresa May, dün Buckingham Sarayı'na giderek Kraliçe 2. Elizabeth'e istifasını sundu. May, görevinin son gününe Avam Kamarasında yapılan "Başbakan'a Sorular" oturumuna katılarak başladı. Buradaki konuşmasında 21 yılın ardından artık sıradan bir parlamenter olarak görev yapacağını kaydeden Theresa May, Avam Kamarası'nda 4 bin 500'den fazla soruya cevap verdiğini belirterek, "İleride soru sormayı sabırsızlıkla bekliyorum." dedi.

Avrupa 25.07.2019, 08:24 25.07.2019, 16:08
Brexit kurbanı Theresa May veda etti!

Theresa May, açıklamasında, başbakanlık görevinin "en büyük onur" olduğunu belirterek, "Bana inandığınız ve hizmet etme şansı verdiğiniz için teşekkür ederim." dedi.

Halefi Boris Johnson ve ekibine başarılar dileyen May, "Onların başarısı, ülkemizin başarısı olacak." değerlendirmesinde bulundu.

Yaptıklarının yanında halen yapılacaklar olduğunu da kaydeden İngiltere Başbakanı May, acil önceliğin Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılmada (Brexit) olduğunu söyledi.

Ancak Brexit'in tüm ülkenin çıkarına olacak şekilde gerçekleşmesinin önemine dikkati çeken May, "Bu görevdeki başarı, ülkemiz için yeni bir başlangıç, bizi şu anki çıkmazdan Britanya halkının hak ettiği parlak bir geleceğe taşıyabilecek ulusal bir yenilenme olabilir." ifadesini kullandı.

Theresa May, bir kadın olarak başbakanlık görevinde bulunmasının, genç kızlara "yapabileceklerinin sınırının olmadığı" mesajı vermesini umduğunu da kaydetti.

İSTİFASINI SUNDU

May, eşi ile 10 Numara önünde gazetecilere poz verdikten sonra Buckingham Sarayı'na giderek Kraliçe 2. Elizabeth'e istifasını sundu.

Theresa May'in ardından hükümeti kurma görevini almak üzere Muhafazakar Parti liderliğine seçilen Boris Johnson Buckingham Sarayı'na gitti. Johnson'ın saraya gidişi sırasında bir grup protestocunun ise yolu kesmeye çalıştığı görüldü. Protestocular, polisin müdahalesiyle uzaklaştırıldı.

THERESA MAY'İN KARNESİ

İngiltere tarihindeki "ikinci kadın başbakan" May, göreve 23 Haziran 2016'da yapılan Avrupa Birliği (AB) referandumunda, üyeliğin devamı için kampanya yapan dönemin Başbakanı David Cameron'ın istifasını takiben 13 Temmuz 2016'da geldi. May, İçişleri Bakanlığı döneminde sergilediği sert, disiplinli duruşuyla "Demir Leydi" lakaplı İngiltere'nin ilk kadın başbakanı Margaret Thatcher'a benzetildi. Ancak May, 3 yılı biraz aşan başbakanlık görevinden ayrılacağını duyurduğu basın açıklamasını göz yaşlarıyla bitirdi.

40'A YAKIN ÜST DÜZEY İSİM İSTİFA ETTİ

Brexit referandumunda kendisi de AB üyeliğinin sürmesinden yana oy kullanan May, kabinesini dengeli biçimde kurmaya çalıştı.

Boris Johnson ve David Davis gibi katı Brexitçiler de Philip Hammond ve David Gauke gibi ılımlılar da kabinede önemli bakanlıkları aldı. Ancak bu denge arayışı, May'in bakan istifalarıyla dolacak başbakanlığının temelini oluşturdu.

May, kısa süren liderliği ve başbakanlığı sırasında hükümette, Tony Blair'in ve Margaret Thatcher'ın 10'ar yıllık görevlerinde gördüklerinden daha fazla istifa gördü.

May hükümetinden aralarında bir dışişleri bakanı, iki Brexit bakanı, bir çalışma bakanı, iki savunma bakanı, bir başbakan yardımcısının da bulunduğu 40'a yakın üst düzey isim istifa etti.

ERKEN SEÇİM FACİASI

İktidardaki Muhafazakar Parti'nin liderliğine ve başbakanlığa tek aday olduğu için otomatik olarak gelen May, önünde duran Brexit görevini gerçekleştirmek için halk desteği almayı denemek zorunda kaldı. 

May, partisinin parlamentoda sadece 10 milletvekili farkla sahip olduğu hükümet çoğunluğunu genişletmek için erken seçim kararı aldı.

Ancak seçim sürecinde sergilediği kötü performans yüzünden partisi elindeki çoğunluğu da kaybedince, Kuzey İrlanda'nın İngiltere ile birlik yanlısı aşırı sağ Demokratik Birlik Partisi'nin (DUP) dışardan desteğiyle May, azınlık hükümeti kurmaya mecbur oldu.

Bu durum May'in AB ile yürüttüğü Brexit müzakerelerinde hareket alanını daraltırken, en sonunda vardığı anlaşmayı da parlamentodan geçirememesine zemin oluşturdu.

KUZEY İRLANDA SONUNU HAZIRLADI

Theresa May'in sonunu hazırlayan faktörlerden biri, Kuzey İrlanda problemi oldu.


AB ile iki yıl boyunca yürüttüğü müzakerelerin sonunda vardığı Brexit anlaşması, Kuzey İrlanda ile ilgili "tedbir maddesi" nedeniyle Avam Kamarası'nı geçemedi.

May'in Brexit anlaşması, İngiliz parlamentosunun alt kanadı Avam Kamarası'nda ilki tarihi farkla olmak üzere toplam 3 kez reddedildi.

Anlaşmada tepki çeken madde, AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti ile İngiltere'ye bağlı Kuzey İrlanda arasına Brexit sonrasında fiziki sınır girmesini önlemeyi amaçlıyordu. Maddeye göre, İngiltere ile AB kapsamlı ticaret anlaşması imzalayana kadar, ülkenin bütünü Gümrük Birliği'nde kalacak ancak Kuzey İrlanda ilave AB kurallarına da tabi olacaktı.


Bu maddenin Kuzey İrlanda'yı zamanla İngiltere'den koparacağını savunan Muhafazakar Partili katı Brexitçiler ile DUP, May'in anlaşmasının Avam Kamarası onayı almasını önleyen en önemli aktörler oldu.

Kuzey İrlanda sorunu, müstakbel başbakanı da bekleyen en kritik sorun olmayı sürdürüyor.

TARİHTEKİ EN BÜYÜK SEÇİM YENİLGİSİ

May'e son darbe ise 22 Mayıs'ta yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde geldi. Muhafazakar Parti tarihinde ilk kez ülke çapında yapılan bir seçimde 5. sıraya düştü. 

Parti içi muhalefetin artan baskısına dayanamayan May, iki gün sonra, 24 Mayıs'ta yaptığı açıklamayla parti liderliğini ve başbakanlığı bırakacağını ilan etti.

TERÖR VE YANGIN

May'in başbakanlığının ilk yılında 4'ü Londra'da, biri Manchester'da olmak üzere peş peşe 5 terör saldırısı yaşandı. 36 kişinin hayatını kaybettiği saldırılar, önceki 6 yılı İçişleri Bakanı olarak geçiren May'in karnesine yazıldı.

Terör saldırılarının arasında Londra'nın en lüks semtinde yoksulların yaşadığı bir sosyal konutta çıkan yangında 80'e yakın kişinin hayatını kaybetmesi de İngiliz Başbakanın gücünü zayıflattı.

"Brexit Brexittir" sadeliğinde bir slogan ve büyük bir öz güvenle kendisinin belirlediği AB'den ayrılık tarihini iki kez ertelemek zorunda kalan May, tarihe "Brexit'e kurban giden ikinci başbakan" olarak geçmiş oldu.

banner53
Yorumlar (0)
10
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?