banner39

Davutoğlu: Huzur sağlanana kadar mücadelemiz sürecek

Başbakan Davutoğlu, "Türkiye'de her bir ilde, her bir ilçede, her bir mahallede, köyde kamu düzeni, barış ve huzur sağlanana kadar mücadelemizi devam ettireceğiz" dedi.

Avrupa 22.01.2016, 21:55 22.01.2016, 21:55
Davutoğlu: Huzur sağlanana kadar mücadelemiz sürecek

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Türkiye’de her bir ilde, her bir ilçede, her bir mahallede, her bir köyde kamu düzeni sağlanana kadar, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki işadamlarımız aynen sizin Almanya’da olduğunuz gibi rahatlıkla Türkiye’nin diğer bölgelerinde olduğu gibi işlerini yapar hale gelene kadar ve Türkiye’nin her bir vadisi, dağı, ırmağının kenarında barış ve huzur sağlanana kadar mücadelemizi devam ettireceğiz" dedi. 

Davutoğlu, Almanya’nın başkenti Berlin’deki temasları kapsamında, Türkiye’nin Almanya Büyükelçiliğinde, bu ülkede faaliyet gösteren Türk işadamlarına hitap etti.

Davutoğlu, konuşmasının başında, sinyal bozucuların ses sisteminde neden olduğu sıkıntı nedeniyle mikrofon değiştirdi ve bunun üzerine “Çok güzel binalar yapmak yetmiyor, teknolojik olarak da iyi donatmak lazım. Jammerler nedeniyle hatların karışması olmuş, ama her halükarda böyle bir binaya Avrupa’nın merkezinde sahip olmak dolayısıyla biz de siz de gurur duyuyorsunuz” dedi. 

Başbakan Davutoğlu, Dışişleri bakanı olduğu dönemden bu yana yurtdışı temsilciliklerin temsil kabiliyeti yüksek binalar olması ve vatandaşların “işte benim büyükelçiliğim burası, benim evim burası” diyerek herkese gösterebilecekleri mekanlar olmasının en yakından takip ettiği konular arasında bulunduğunu söyledi. 

Bugün Berlin’de, Türkiye ve Almanya arasında ilk defa hükümetlerarası istişare toplantısı gerçekleştirildiğini ifade eden Davutoğlu, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile iki başbakan yardımcısı ve altı bakanla çok detaylı bir toplantı gerçekleştirdiklerini, Türk-Alman ilişkilerine yeni bir boyut katacak mekanizmayı devreye soktuklarını anlattı. 

"YURTDIŞINDAKİ İŞADAMLARIMIZI TÜRKİYE’YE YATIRIMLAR GETİREN KAYNAK OLARAK GÖRÜYORUZ”

Başbakan Davutoğlu, 1 Kasım seçimlerinin, 7 Haziran seçimleri sonrasında ortaya çıkan belirsizliği tümden ortadan kaldırdığını, 7 Haziran seçimlerinden sonra yüksek oy oranına rağmen hükümetin kurulmadığını, ama hiçbir zaman karamsarlığa kapılmadıklarını, Türkiye’yi hükümetsiz, sahipsiz, vizyonsuz bırakmadıklarını dile getirerek, “Milletimiz de samimiyetimize inandı, hamdolsun 1 Kasım’da çok daha yüksek bir oy oranıyla, Cumhuriyet tarihinin en fazla seçmen desteğini alarak tekrar hükümet bize emanet edildi” dedi. 

Seçimlerin ardından vakit kaybetmeden verdikleri vaatlerini ve reformları gerçekleştirmek için takvim açıkladıklarını anımsatan Davutoğlu, “Yurtdışındaki Türk işadamlarımızı artık Türkiye’ye sadece döviz getiren önemli bir kaynak olarak değil, Türkiye’nin ekonomik vizyonunu paylaşan ve bu ekonomik vizyon çerçevesinde ortaklarıyla birlikte Türkiye’ye yatırımlar getiren bir önemli ekonomik kaynak olarak görüyoruz” diye konuştu. 

Başbakan Davutoğlu, 3 ay içerisinde gerçekleştirmeyi vaat ettikleri reformların yüzde 60’ını bir ay geçmeden yerine getirdiklerini, 3 ayın sonunda ise tümünü yerine getireceklerini anlatarak, asgari ücretten, öğrencilere sağlanan burs artışına, gençlere sağlanan karşılıksız 50 bin liralık krediden, muhtarlara yönelik iyileştirmelere kadar çok geniş bir yelpazede reformların yerine getirildiğini söyledi. 

Davutoğlu, seçimlerden önce Almanya’da verdiği sözü de yerine getirdiğini belirterek, yurtdışındaki vatandaşların askerlik bedeli olarak ödedikleri miktarı 6 bin avrodan bin avroya indirdiklerini kaydetti. Davutoğlu, “AK Parti iktidarları söz verdiği zaman bu sözleri mutlaka yerine getirir. Dünya değişirken, dünya dinamik süreçten geçerken hiçbir ülke statik kalmaz. Nitekim biz de sağlam bir ekonomik altyapının üzerinde, son 13 yıllık başarıların üzerinde yeni bir sıçrama, ikinci bir atılım dönemi başlatmak üzere geniş, kapsamlı bir reform programı ilan ettik” diye konuştu. 

İşadamlarından sektörel dönüşüm adımlarını takip ederek, yaptıkları yatırımların karşılığı olan eylem planlarıyla ilgili kanaatlerini kendilerine bildirmelerini isteyen Başbakan Davutoğlu, Avrupa’da yatırımları bulunan işadamlarından Türkiye’de de yatırım yapmalarını, Alman ya da Avrupalı ortaklarıyla Türkiye’de projelere girmeleri veya diğer ülkedeki yatırımlarıyla Türkiye ekonomisine katkıda bulunmaları istedi.

"TÜRKİYE'NİN HER YERİNDE HUZUR SAĞLANANA KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEK"

Türkiye’de eğitimden kamu yönetimine, Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarından sosyal yardımlar konusuna kadar çok geniş reformlar yapıldığını, yapılmaya devam ettiğini dile getiren Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti: 

“Başta şeffaflık olmak üzere bürokrasinin azaltılması, siyasi etik yasası ve bunları taçlandıracak anayasa reformu için düğmeye basıldı. Önümüzde zorlu süreçler, birçok meydan okumalar var. Ama bilinsin ki bütün bu zorlu süreçleri, meydan okumaları aşacak çok kuvvetli bir siyasi irademiz ve bu siyasi iradenin dayandığı çok güçlü bir millet desteği var. Millet bu desteği verdikçe, bizler 13 yıllık tecrübeyle bu desteğe dayalı olarak güçlü siyasi irademizi devreye soktukça Allah’ın izniyle bütün bu zorlukları aşarız. 

Türkiye’de her bir ilde, her bir ilçede, her bir mahallede, her bir köyde kamu düzeni sağlanana kadar, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki işadamlarımız aynen sizin Almanya’da olduğunuz gibi, rahatlıkla Türkiye’nin diğer bölgelerinde olduğu gibi işlerini yapar hale gelene kadar ve Türkiye’nin her bir vadisi, dağı, ırmağının kenarında barış ve huzur sağlanana kadar mücadelemizi devam ettireceğiz. Sizlerden ricam, özellikle Almanya başta olmak üzere Avrupa’da mücadele sathını Türkiye’deki olayları saptırarak, Türkiye’ye karşı bir algı operasyonu yapmak isteyenlere bırakmamanız. Türk, Kürt, Sunni, Alevi bütün vatandaşlarımız el ele versinler, Türkiye’de Almanya standardı bir demokrasinin varlığına inanarak, bir yıl içinde 2 seçimi Avrupa’daki herhangi seçimden daha fazla katılımla yapmış ülkenin temsilcileri olarak başımız dik bir şekilde... Nasıl Avrupa’da silahlı bir grup şu şehri veya bu köyü mayınlarla, barikatlarla, çukurlarla güvenlik riski oluşturan yerlere dönüştürmüyorsa, dönüştüremezse, nasıl kimse kendisini 'öz yönetim' diye, demokratik hukuk devletinin kuralları dışında Avrupa’da herhangi bir yerde yönetim ilan etmeye kalkamazsa, Türkiye’de kimse bunu yapamaz, yapmayacak, yaptırmayacağız.”

 

 

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?