Holodomor Trajedisi nedir, nerede gerçekleşti?

Holodomor ya da Ukrayna Kırımı, 1932-1933 arasında, şimdiki Ukrayna ve Rusya’nın Kuban bölgesinde suni olarak yaratılan kıtlık sebebiyle yaklaşık olarak 8 milyon insanın öldüğü olaydır.

Holodomor Trajedisi nedir, nerede gerçekleşti?

Holodomor, Ukraynaca bir kavramdır ve “açlıktan ölmek” demektir. Açlık, Ukraynalıları yok etmek isteyen Komünist rejimin politikası sonucu milyonlarca insanın canını aldı. 1917’deki Ekim Devriminden sonra Komünistler birçok bölgesinde ve özellikle de Ukrayna Halk Cumhuriyetinde iktidarı ele geçirmeyi başardılar. Stalin, ele geçirdiği bölgelerde hızlı bir sanayileşme programına girişti. Otoritesine karşı olabilecek muhalefeti yok etti. O yıllarda Ukrayna’da ulusal bilince sahip ve ekonomik açıdan bağımsız köylüler vardı. Stalin bunu bir tehlike olarak gördü ve bu tehlikenin ortadan kaldırılması için en korkunç yöntemlerden biri olan açlığı seçti. 1928 yılının başlarında Komünistler tahıllara el koymaya başladı. Devlet, çiftçilerin hasatlarının neredeyse tümünü yok pahasına satın aldı. Aynı zamanda rejim, zengin köylü sınıfına karşı başlattığı kampanya ile mülklerin ve toprağın müsaderesini ve köylülerin tahliye edilmesini öngördü. Komünistler, 1929’da kolektivizasyona tamamen başladılar ve bundan sonra da kıtlık yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Yönetim, halkın yiyecek stoklarına ve hayvanlarına el koydu. 1933 yılının haziran ayına gelindiğinde 1 milyondan fazla insan açlıktan ölmüştü. Hükümetin sansürleri, kıtlıkta ölen insanların net sayısını bilinmesini engelledi. Ukrayna Milli Bilim Akademisi Mykhailo Ptukha Demografi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü, Holodomor faciasında 4,5 milyon insanın hayatını kaybettiğini tahmin ediyor.

Sovyetler Birliğinin, tarımda kolektifleştirme girişimleri zengin köylülerin ve onların etkisi altındaki kimi köylülerin sert tepkisiyle karşılaştı ve zengin köylüler, tepki olarak tarımsal üretimi durdurdular. Bunun üzerine ise Ukrayna'da kıtlık ve salgın hastalıklara bağlı ölümler gerçekleşti. Ölümler neticesinde Sovyet hükümeti, köylülerden toplanan tahıl miktarını düşürdü. Sovyet önderi Josef Stalin’in kooperatifleşme çalışmalarına en büyük muhalefeti özel üretimi tercih eden Ukrayna ve Don havzası köylüleri göstermiştir. Devrimciler, şehirlilere göre daha az destek aldıkları köylüleri, bu sistemle kontrollerine daha kolay alabileceklerini düşünüyorlardı. 1929-1930 yıllarında, köylerde kolektivizmin gelişimini sağlamak isteyen hükümet, binlerce resmi görevlisini tarlalara kooperatifleri organize etmeleri için gönderdi. 1932 yılı hasadının iyi olmaması üzerine hükümet, suçu o dönemde nispeten sistem dışında kalan özel çiftliklere attı ve eksiklerin bu çiftliklerden vergi olarak alınmasına karar verildi. Çiftlik sahipleri, büyükbaş hayvanlarını devlete vermemek için kestiler ve bu yüzden tarlada, üretimde kullanılabilecek hayvan sayısı azaldı. Bir sonraki yıl ise Ukrayna için tam bir felaket oldu. En verimli tarım alanları, birer kıtlık alanına dönüştü ve kimse bunu engellemek için hiçbir şey yapmadı, yapamadı. Görgü tanıklarına göre, bölgede açlıktan kaçmak isteyen binlerce çocuk geri gönderilerek ölüme terk edildi. O dönem, Stalin ve Molotov tarafından imzalanan yönergelerle bilgi akışını önlemek amacıyla seyahat sınırlandırılması getirildi. Bölgeden kaçmaya çalışanların aslında Sovyet düşmanlarınca organize edilen kişiler olduğu söylendi. 1933 yılının sonunda, 5-10 milyona yakın insanın öldüğü düşünülmektedir. Köylü nüfusunun %25-50'si hayatını kaybettiği bu dönem, Ukrayna'nın kuruluş temelini teşkil eden köylülük bilincinin aldığı yara, günümüzde hala halkına acısını hissettirmektedir. Yönetimin, uygulamaya çalıştığı ekonomik ve sosyal politikalardan özellikte kooperatif tarım uygulamalarını reddeden Ukrayna köylüsü bu direnişinin bedelini canıyla ödedi.

Açlıktan kaçmak isteyenlerin başka bölgelere gitmesine engel olunduğu gibi insanların bütün yiyecekleri ve hayatta kalabilmelerini sağlayan her şeyi ellerinden aldı. Kimsenin kurtarılmaması, hiçbir yardımın ulaşmaması için Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin bütün sınırları silahlı askerler tarafından kapatıldı ve her gün, binlerce insanın hayatını kaybetti. Yönetimin tüm engellemelerine rağmen o dönemden birçok fotoğraf Avusturyalı bir mühendis olan Alexander Wienerberger sayesinde belgelenmiştir. Alexander Wienerberger, I. Dünya Savaşı sırasında Ruslara tutsak düşerek burada kalmıştı ve SSCB döneminde Ukrayna’nın başkenti Harkov'da yaşıyordu. NKVD tarafından tutuklanma riskine rağmen şehrin sokaklarında dolaşarak tanık olduklarını, gördüğü sahneleri fotoğraflara aktardı. Harkov'da kaldığı süre boyunca Holodomor’u yaklaşık 100 fotoğrafla belgeledi. Wienerberger, çektiği aç insanları, aç çocukları, sokak köşelerinde açlıktan ölen insanları yani açlık tasvir etmiştir. Bu fotoğrafları, muhtemelen yurtdışındaki arkadaşları tarafından kendisine ulaştırılan Alman Leica kamerasını kullanarak çektiği tahmin edilmektedir.

Soykırım Olarak Tanınması

Holodomor, Ukrayna halkını, yok etmeye yönelik eylemler bütünüydü. Ne var ki bugün Ukraynalılar bu baskı ve acı ile dolu tarihi hafızasında diri tutarak var olduklarını gösteriyorlar. Ukrayna bağımsızlığını ilan ettikten sonra Holodomor kurbanlarını gündeme getirme fırsatı buldu. 26 Kasım 1998 tarihinde dönemin Ukrayna Cumhurbaşkanı Leonid Kuçma’nın kararı ile Kasım ayının son cumartesi günü “Holodomor Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan edildi ve 2006 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Viktor Yuşçenko’nun inisiyatifi ile Holodomor’un soykırım olduğunun açık şekilde inkâr edilmesinin cezalandırılmasını öngören yasa kabul edildi. Ukrayna, Holdomor’u tüm dünyaya hatırlatmak için de birçok girişimde bulundu. Ukrayna'nın uluslararası alanda Holodomor'un soykırım olarak tanınması yönündeki taleplerine, Rusya’nın şiddetle karşı çıkarak Ukrayna’daki açlığın 1932-1933 yılında SSCB’de meydana gelen açlığın bir parçası olduğunu ileri sürüyor. Şu an Holodomor'u 26 ülke ve 1 uluslararası kuruluş, soykırım olarak tanımaktadır: Ukrayna, Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Andorra, Arjantin, Avustralya, Azerbaycan, Belçika, Brezilya, Çek Cumhuriyeti, Ekvador, Estonya, Gürcistan, İspanya, İtalya, Kanada, Kolombiya, Letonya, Litvanya, Macaristan, Meksika, Moldova, Paraguay, Peru, Polonya, Slovakya ve Vatikan, aldıkları kararlarla Holodomor'u soykırım olarak kabul etmektedir. Ukrayna'da her yıl kasım ayının son cumartesi günü, Holodomor Kurbanlarını Anma Günü’dür.

Ukrayna’da 1932-1933 yıllarında yaşanan Holodomor, tarihi bir gerçek olarak tüm dünyada bilinmektedir. Bu tanınma neticesinde, Holodomor’un tarihi, sosyolojik, siyasi ve hukuki yönlerinin araştırılasının da önü açılmıştır. 2009'da Ukrayna Güvenlik Servisi’nin, Holodomor trajedisinin sorumlularını tespit etmek amacıyla açtığı soruşturma sonucunda Josef Stalin ve destekçileri Vyaçeslav Molotov, Lazar Kaganoviç, Pavel Postışev, Stanislav Kosior, Vlas Çubar ve Mendel Hatayeviç olayın sorumluları olarak belirlendi fakat bu kişilerin hayatta olmamaları nedeniyle davayı kapattı. Almanya Parlamentosunun (Bundestag) resmî sitesinde, Ukrayna’da 1932-1933 yılları arasında yaşanan ve Holodomor olarak anılan bu suni açlığın, Ukrayna halkına yönelik soykırım olarak tanınması için dilekçe yayımlandı. Dilekçede şu ifadelere yer verildi: “Diğer 23 ülkenin yönetimleri gibi Almanya Federal Meclisi de 1932-1933 yılları arasında gerçekleşmiş suni açlık olayının Stalin’in talimatıyla gerçekleştirilmiş Ukrayna halkının soykırımı olduğunu kabul etmelidir.” Dilekçenin, Alman milletvekillerinin sunulması için 50 bin oy gerekiyor.

banner53
YORUM EKLE

banner39